Bağımsız Denetim ve Danışmanlık kuruluşlarından Deloitte Türkiye tarafından hazırlanan “2011 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu” yabancı yatırımcıların artan ilgisi ile birlikte 2011 yılının, birleşme ve satın almalar açısından tarihsel olarak en fazla işlem gerçekleşen dönem olduğunu gösterdi.
Türkiye’de birleşme ve satın almaların 2011’deki genel görünümünü kapsamlı bir şekilde ortaya koyan rapora göre, 2011 yılı 241 adet işlemle birleşme ve satın almalar açısından tarihsel olarak en hareketli dönem olurken, toplam işlem hacmi 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve yabancı yatırımcılar yüzde 74’lük pay ile iki yıl aradan sonra yeniden öne çıktı.
Rapora göre küçük ve orta ölçekli işlemler piyasası yıla damgasını vurdu. İlk 10 işlem, toplam işlem hacminin yüzde 56’sını oluştururken, işlem sayısının yüzde 83’ünü oluşturan 50 milyon doların altında işlem büyüklüğüne sahip 201 işlem, toplam işlem hacminin sadece yüzde 22’siyle sınırlı kaldı. Raporda 2010’daki işlem hacminin yarısını oluşturan özelleştirmelerin, hareketli geçen uzun bir dönemin ardından 2011’in son derece sessiz kapamasına neden olduğu belirtilerek, 2010’da gerçekleştirilen elektrik ve doğal gaz dağıtım ihalelerinin tamamlanamaması ve 2011 için planlanan büyük ölçekli özelleştirme projelerinin takvimlerindeki sarkmaların, özelleştirme sürecini olumsuz etkilediği vurgulandı.
“2012 İÇİN HER ŞEYE RAĞMEN İYİMSERİZ”
Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar, ticari ve siyasi ilişkilerinin yoğun olduğu bölgelerdeki sorunlara rağmen Türkiye’nin 2011’de çarpıcı bir şekilde büyüdüğünü ve yatırımcılar nezdindeki çekiciliğini pekiştirdiğini vurgulayarak raporla ilgili şu görüşleri açıkladı:
“Tarihsel olarak en fazla sayıda satın alma işleminin gerçekleştiği 2011 yılında, küçük ve orta ölçekli işlemler pazarı öne çıktı. Ayrıca, Türkiye geçtiğimiz yıl daha önce görülmemiş bir şekilde dünyanın hemen her bölgesinden yatırımcı çekti,40 kadar farklı ülkeden yatırımcılar satın almalar yaptı. 2012’de ise piyasaları zorlu bir dönem bekliyor. Avrupa’daki finansal sıkıntıların ve global ekonomik konjonktürdeki yavaşlamanın Türkiye’yi etkilemesi kaçınılmaz. İç piyasada cari açık, enflasyon gibi riskler var. Ancak, canlı orta ölçekli işlemler pazarı, ikincil satışlar, özelleştirme takvimi ile yabancıların ve fonların ilgisi, birleşme ve satın almalar açısından 2012 için her şeye rağmen iyimser düşünmemize yol açıyor.”
YABANCILARIN İLGİSİ
Rapora göre, dünyanın hemen her bölgesinden yatırımcıların ilgisinin Türk şirketlerine yöneldiği 2011 yılında birleşme ve satın alma işlemlerinde yabancı yatırımcıların ağırlığı hissedildi. Büyük ölçekli özelleştirme işlemlerinde öne çıkan Türk gruplarının işlem hacmine katkısının bu yıl azalmasının da etkisiyle, krizin gölgesinde geçen son iki yılın aksine, yabancı yatırımcıların 11,1 milyar dolarlık işlem hacmiyle toplam işlem hacminin yüzde 74’ünü oluşturduğu belirtilen raporda, yabancı yatırımcılar en fazla sağlık, finansal hizmetler, üretim, gıda-içecek, e-ticaret ve enerji sektörlerine ilgi gösterdiği hatırlatıldı.
ÖZEL SERMAYE FONLARI
2011’in, özel sermaye fonu işlemleri açısından tarihsel olarak en hareketli yıl olduğu belirtilen raporda, yıl içinde gerçekleşen 241 işlemin 46’sına imza atan özel sermaye fonlarının özellikle sağlık, gıda-içecek ve e-ticaret sektörlerine ilgi gösterdiğine dikkat çekildi. Ayrıca, finansal yatırımcıların portföylerinin belli ölçüde olgunluğa erişmesiyle, bazı özel sermaye fonlarının yatırımlarından çıkış işlemlerinin de görüldüğü hatırlatılan raporda. TPG’nin Mey İçki satışı ile Abraaj’ın Acıbadem Sağlık satışı özel sermaye fonlarının bugüne kadar Türkiye piyasasında gerçekleştirdiği en büyük ölçekli çıkış işlemleri olduğu kaydedildi.
KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLEMLER
Öte yandan raporda 2011 yılının küçük ve orta ölçekli işlemlerin satın alma ortamına yön verdiği bir yıl olduğu ifade edilerek, bu kategoride ortalama işlem değerinin 2010’da 150 milyon dolar iken, 2011’de 62 milyon dolar olarak gerçekleştiği belirtildi. Raporda şirket değerlemeleri kriz öncesi seviyelere dönmekle birlikte, azalan ortalama işlem büyüklüğünün, küçük ve orta ölçekli işlemlerdeki hareketliliğin göstergesi olduğuna dikkat çekilerek, işlem sayısının yüzde 83’ünü oluşturan 50 milyon doların altında işlem büyüklüğüne sahip 201 işlemin, toplam işlem hacminin sadece yüzde 22’sini oluşturduğu kaydedildi. Rapora göre, geçmiş yıllarda işlem hacmi üzerinde belirleyici olan özelleştirmeler, önceki yılların aksine, 2011 yılında son derece sınırlı sayıda ve hacimde kaldı ve 2010 yılında işlem hacminin yüzde 50’sini oluşturan özelleştirmelerin bu yılki işlem hacmindeki payı yüzde 7 oldu.
2012 ÖNGÖRÜLERİ
Sağlık, e-ticaret ve eğitimin 2011’in öne çıkan sektörler olduğu ve enerji, gıda-içecek,finansal hizmetler ve üretim kategorilerinde de hareketlilik yaşandığı belirtilen raporda, gelecek dönemde perakende,enerji, e-ticaret, gıda-içecek ve finans sektörlerinin en aktif sektörler olacağı ve orta ölçekli işlemler pazarındaki canlılığın süreceği öngörüldü. Özelleştirme takviminde çok sayıda özelleştirme projesi olmakla birlikte özelleştirme ortamının belirsizliğini koruduğuna vurgu yapılan raporda, global ekonomik konjonktürdeki olumsuz havaya rağmen, yabancı yatırımcıların ve özel sermaye fonlarının Türk şirketlerine ilgisinin süreceği ve 2012 yılında da birleşme ve satın almaların devam edeceği belirtildi
Yazdır