Borsa şirketlerinde demokratikleşme süreci start aldı. Geçtiğimiz hafta SPK, çıkardığı tebliğle Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin uygulanmasını zorunlu hale getiren ilk adımı attı. Başlangıç ise şimdilik sınırlı olup ilki genel kurulların zamanlaması ve içeriğine ilişkin getirilen yükümlülükler. Diğeri ise yönetim kurulunda bağımsız üye bulundurma zorunluluğu.
Kurul, 11 Ekim 2011 tarihli tebliğ ile İMKB 30 Endeks kapsamındaki şirketlerin yönetiminde bağımsız üye bulundurulmasını zorunlu hale getirdi. Ayrıca bu şirketlerin genel kurul yaparken daha önce iki hafta olan ilan süresini üç haftaya çıkardı. Böylece ortakların genel kurula daha geniş bir zamanda hazırlanma imkanı sağlanmış oldu. Ancak hemen belirtelim ki İMKB 30 kapsamında bulunan bankalar bu uygulamanın dışında kalacak. SPK, bankaları neden bu yükümlülüklerin dışında tuttuğunu açıklamadı.
Rekabet için önemli
Kurul yaptığı duyuruda, Kurumsal Yönetim İlkelerinin sınırlı da olsa bir kısım şirketler için zorunlu hale getirilmesini belli boyuta ulaşmış şirketlerin uluslararası piyasalarda rekabet edebilmelerinin yolunu açması açısından önemli gördüğünü belirtiyor. İlerleyen süreçte kapsama diğer şirketler de alınırken yükümlülüklerin çerçevesinin de genişleyeceği anlaşılıyor.
SPK’nın atmış olduğu bu ilk adımdaki en önemli husus şirketlerin yönetimlerinde bağımsız üye bulundurulması zorunluluğu. Tebliğ kapsamında olan şirketlerin yönetiminde bundan sonra en az iki bağımsız üye bulunması gerekiyor. Toplam üye sayısının fazla olması halinde bağımsız üye, toplam üyenin en az üçte biri oranında olacak. Eğer bu oran küsuratlı olursa rakam yukarıya yuvarlanarak bulunan tam sayı kadar bağımsız üye seçilecek.
Şimdilik temkinliler
Yatırımcılar ise bağımsız üye meselesine şimdilik temkinli yaklaşmayı tercih ediyor. Zira bağımsız kontenjanından seçilen yönetim kurulu üyelerinin gerçek manada bağımsız olmadıkları yönünde yaygın bir kanı var. Bu kanı daha ziyade şirketin büyük ortağının sahip olduğu oy gücü nedeniyle bağımsız üyeleri atama gücüne sahip olacağı kaygısından geliyor. Bu güne kadar yaşanan örneklerde bu şüphenin haklı bir zemini olduğu muhakkak. Ancak artık yeni bir uygulama söz konusu.
Bağımsız üye kimler olabilir?
Zorunlu hale gelen mevzuata göre, şirket sermayesinin yirmide birini temsil eden ortakların bağımsız üye hakkında olumsuz oy kullanmasına rağmen bağımsız üye olarak yönetime girmeleri halinde, bu üyelerin bağımsızlık kriterini sağlayıp sağlamadığına SPK karar verecek. Peki SPK’nın bağımsızlık kriterleri nedir? Bu konu daha önce yayınlanmış olan Kurumsal Yönetim İlkelerinde yer alıyor.
Buna göre, bağımsız üyenin şirketin denetimini ve danışmanlığını yapan firmalar olmak üzere şirketin faaliyet veya belli bir bölümünü yürüten firmalarda çalışmıyor olması ve son 5 yıl içinde yönetici olarak görev almamış olması gerekiyor. Bağımsız üyenin eşi veya 3. dereceye kadar akrabalarının şirkette yönetici veya sermayenin yüzde 5’inden fazlasını elinde bulundurmuyor olması gerekiyor. Şirketin yönetiminde son 6 yıl içinde yönetim kurulu üyeliği yapmamış olması da bir diğer şart.
İlk kira serifikası Kuveyt Türk’ten
Türkiye’de ilk defa kira sertifikası ihracı gerçekleştirildi. Kuveyt Türk’ün sermayesinin yüzde 99.99’una sahip olduğu KT Sukuk Varlık Kiralama tarafından gerçekleştirilen kira sertifikası ihracı, sadece yurtdışı nitelikli yatırımcılara yönelik olacak. 5 yıl vadeli olan kira sertifikalarına esas teşkil eden azami portföy tutarı ise 350 milyon dolar olduğu belirtildi.
Yasal düzenlemesi geçtiğimiz yıl nisan ayında gerçekleştirilen kira sertifikaları ile özel sektörün sermaye piyasalarından fon yaratabilmesinin yolu açılmıştı. Kira sertifikası, özel sektör şirketlerinin, bir varlık kiralama şirketi aracılığı veya kiralamak suretiyle devralacakları varlıkları kullanarak finansman sağlamalarına imkan veren bir enstrüman. Piyasada “faizsiz tahvil” olarak da tanımlanan “sukuk”a benzer bir niteliği bulunuyor.
MB’NİN FAİZ KARARI TAKİP EDİLECEK
Bu hafta perşembe günü açıklanacak olan TCMB’nin faiz kararı piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Yatırım araçlarının haftalık seyrine baktığımızda İMKB’de işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 3.42 değer kazandığını, 24 ayar külçe altının gram satış fiyatının yüzde 1.02 artarken, Amerikan Dolarının yüzde 0.43 gerilediğini ve euronun yüzde 2.45 oranında yükseldiğini görüyoruz. Borsa banka hisseleri ile yükselirken, Denizbank ve Finansbank’taki yüksek getiriler dikkat çekti. Yurtdışı gelişmeler İMKB 100 Endeksi’nde de etkisini gösteriyor. Yılın son çeyreğine girilmiş olmasının etkisi ile de piyasalarda bardağın dolu tarafını görme eğilimi hakim.
ABD ENFLASYON VERİLERİ İZLENECEK
Bu hafta ABD’de enflasyon ve konut verileri takip edilecek. Şirketlerin 3. çeyrek bilançoları izlenecek. Euro bölgesindeki krizin çözüleceğine dair iyimserlikle Avrupa borsaları haftayı yükselişle tamamlarken ABD’de eylülde perakende satışlar beklentilerin üzerinde yüzde 1.1 arttı. Bu artış şubat ayından bu yana en büyük yükseliş. Perakende satışların beklenenden iyi gelmesi tüketici güveninin azaldığına dair endişeleri de yatıştırdı. ABD borsaları, beklenenden iyi gelen veriler ve G20 zirvesinin başlamasıyla yükseldi. S&P 500 Endeksi, Temmuz 2009’dan beri en büyük yükselişi kaydetti. Dow Jones Endeksi 11.644 seviyesine yükseldi.
Zeyep Aktaş/Milliyet
Yazdır