Yazdır

'İstanbul giderek gelişiyor'

Tarih: 30 Eylül 2011 - 14:00

Özince, İstanbul ve yöresinin çok ciddi kabul gören bir konum olduğunu ve bunun giderek geliştiğini belirtti

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, İstanbul ve yöresinin çok ciddi kabul gören bir konum olduğunu ve bunun giderek geliştiğini belirterek, ´´Türkiye´nin AB doğrultusunda reformları sürdürerek, bilhassa eğitim konusuna, ağırlık vererek ve akademik hayatı daha bağımsızlaştırıp araştırma geliştirmeyi, katma değerli üretimi önemseyerek, hukuk reformlarını ve hukuk pratiğini behemehal dünya standartlarında çok iyi konuma getirerek, bu işi önümüzdeki 10 yıl içinde bölgesel bir finans merkezi, önümüzdeki 25 yıl içinde de küresel bir finans merkezi konumuna getirebileceğini, buna da en yakın aday olduğunu düşünüyoruz´´ dedi.
Ersin Özince, Türkiye Personel Yönetimi Derneğinin (PERYÖN) ev sahipliğinde düzenlenen ´´25. Avrupa İnsan Yönetimi Konferansı´´nın ikinci gününün açılış konuşmasını gerçekleştirdi.
Doğu Roma İmparatorluğu´nun Fatih tarafından değil, finans yüzünden yıkıldığını, ülkenin finansallarını toparlayamayıp, ciddi kapitülasyonlar vermek zorunda kaldığını ve borçlandığını anlatan Özince, ´´Dünyanın en büyük devletlerinden biri diyebileceğimiz Doğu Roma İmparatorluğu, finansal nedenlerle bitti. Osmanlı da aynı şekilde borç içinde sona erdi. Dolayısıyla özellikle son yaşadığımız dönemlerde finansal sektörü ve yönetimin, kamu ve özel sektör açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük´´ diye konuştu.
Özince, yaşanan küresel krizin her şeyden önce güven duygusunu çok olumsuz etkilediğini dile getirerek, istikrar, barış, istihdam, üretim gibi unsurlar açısından en önemli unsurun güven olduğunu, güven için de özellikle ekonominin kalbi konumundaki finans sektörünün görevini tereddütsüz yapması gerektiğini söyledi.
İstanbul Finans Merkezi´nin Türkiye´ye ait bir düşünce olmadığı ve olmaması gerektiği görüşünü dile getiren Özince, şu değerlendirmelerde bulundu: ´´İstanbul Finans Merkezi, bir menkul, gayrimenkul şu ya da bu projesi değildir. İstanbul Finans Merkezi kimseye rakip, kimsenin işine, ne Türkiye´de ne dışında, bir düşünce de değildir. Olsa olsa yörenin, bilhassa Avrupa´nın gelişen piyasalara doğru olan liberal yaklaşımını, liberal tavrını daha kolay, daha etkin takdim etmenin, hayata koymanın bir platformu olarak düşünülüyor. İstanbul Finans Merkezi, bir serbest bölgeyi, İstanbul´u ifade etmez. Amaç, en azından
Türkiye´nin ve hatta çevresindeki ticari partnerlerinin bir mevzuat uyumu içinde, iş hayatını en rahatlıkla yürütebilecekleri ve refahı kendi ülkelerine ve yöre ülkelerine yansıtabilecekleri bir araç olsa gerek. Bizim bu işe 2005 yılında niyetlenirken, bankacılık sektörü olarak düşüncemiz bu idi.´´
Özince, İstanbul Finans Merkezi düşüncesini uluslararası bir danışman kuruluşa değerlendirttiklerini aktararak, ´´Şunu gördük ki, İstanbul özellikle nitelikli insan gücü, giderek düzelen imaj, bilhassa ekonomik istikrar -politik istikrar konusunda hala birtakım eksikler var- düzenleyici çerçeve, iş yapma kolaylığı, iş yapma maliyeti ve profesyonel hizmetlerin geliştirilebilirliği gibi konularda benzer ülkelerden daha iyi durumda´´ diye konuştu.
´´TÜRKİYE´NİN EKONOMİK İHTİYACINA CEVAP VERECEK BİR MALİ SEKTÖR LAZIM´´
İş Bankası´nın bankacılık işleri açısından en hızlı büyüdüğü yörenin Güneydoğu olduğunu belirten Özince, ´´Güneydoğu´da ciddi sıkıntılar var. Bankamız personeli açısından da, bankacılar açısından da var. Örneğin Diyarbakır´da bizim İş Bankası´nın bir şubesi, sonra birkaç bankanın şubeleri komple yakıldı. Çalışanlar çok ciddi sıkıntı yaşadı. Ama bunların işimizi yapmaya engel olduğunu düşünmemek durumundayız. Dünyanın her yerinde terör de olabilir, çeşitli sabotajlar da olabilir, kazalar da olabilir. Bu riskleri de yönetmek iş hayatının gereği. Riskler varsa, faydalar da var´´ dedi.
Özince, İstanbul´un dünyanın ve yörenin en büyük kentlerinden, en büyük ekonomilerinden biri olduğunu vurgulayarak, mevcut şartlarda Türkiye´nin önümüzdeki 20-25 yıl içinde G20 içindeki konumunu G10´a doğru zorlayacak göründüğünü ifade ederek, ´´Dolayısıyla, Türkiye´nin bu ekonomik ihtiyacına cevap verecek bir mali sektör lazım. Yalnızca bankacılık değil, sermaye piyasasının da, menkul ve gayrimenkulün açık, en iyi koşullarda ticaret edileceği bir ortamı sağlaması lazım. Bu sadece Türkiye´ye değil coğrafyadaki ülkelerin tümü açısından gerekli´´ şeklinde konuştu.
´´FİNANS MERKEZİ GSMH´NİN EN AZ YÜZDE 4´Ü KAZANÇ SAĞLAYACAK´´
Finans sektöründe 200 binin üzerinde istihdam sağlandığını, İstanbul Finans Merkezi´yle 150 bin ek istihdam oluşmasının beklendiğini kaydeden Özince, merkezin Türkiye açısından GSMH´nin en az yüzde 4´ü seviyesinde bir kazanç sağlayacağını söyledi.
Ersin Özince, sözlerini şöyle tamamladı:
´´İstanbul ve yöresi çok ciddi kabul gören bir konum. Bu giderek de gelişiyor. Türkiye´nin AB doğrultusunda reformları sürdürerek, bilhassa eğitim konusuna, orta öğretim konusuna en fazla ağırlık vererek ve akademik hayatı da daha bağımsızlaştırıp araştırma geliştirmeyi, katma değerli üretimi önemseyerek, hukuk reformlarını ve hukuk pratiğini behemehal dünya standartlarında çok iyi konuma getirerek, bu işi önümüzdeki 10 yıl içinde bölgesel bir finans merkezi, önümüzdeki 25 yıl içinde de küresel bir finans merkezi konumuna getirebileceğini, buna da en yakın aday olduğunu düşünüyoruz.´´

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/istanbul-giderek-gelisiyor/326486