Bu serzeniş, Libya'da muhaliflerin kalesi Bingazi'de konsolosluğu ve gelen Türk heyetleri korumakla görevli bir özel tim yetkilisine ait.
Bu yetkiliyle, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ziyareti çerçevesinde 12 saat geçirdiğimiz Bingazi'de sohbet ediyoruz.
Yetkili, serzenişte haklı. Çünkü dağınık ve "toplama" olduğu izlenimi veren muhalif güçler, ne yaptıklarını pek de biliyor gibi değiller.
Hepsi genç... Belki 10'lu yaşlarının sonunda, belki de 20'lerinin ilk yarısında.
Ellerinde Kaleşnikoflar. Kendilerine düzenli bir silahlı güç izlenimi vermeye çalışsalar da pek başarılı olamıyorlar.
Üzerlerinde kamuflaj kıyafetleri. Ancak bazısının kamuflaj pantolonu var, üzerine tişört giymiş, kafalarında kasket.
KÖSELE AYAKKABILI ASKERLER
Bazısı daha az şanslı. Kamuflaj pantolonu bulamamış, altına kot giymiş ama üzerine kamuflaj yeleği almış.
Asker botu bulamayanların ayağında kösele ayakkabı var.
Silah eğitimleri pek yok. İçlerinde ordudan kopanlar, çatışma ve silah eğitimi olanlar şimdi cephede, yani Trablus civarındaki çatışmalarda.
Geride kalan eğitimlilerin görevi ise koruma. Ulusal Geçiş Konseyi'nin üst düzey isimlerini korumakla görevliler.
3-5 kişilik silahlı gençlere ipuçları, taktikler veriyorlar.
Bu nedenle de Türkiye işini şansa bırakmıyor. Gazetecileri Bingazi'ye taşıyan THY uçağında bize 10 kadar özel harekat görevlisi eşlik etti.
Bingazi'ye ulaşınca Konsolosluk'ta görevli diğer özel harekatçılarla bir araya gelip, hem heyeti hem de bizi korudular.
Hepsi deneyimli, hepsi ne yaptığını çok iyi bilen bir ekip.
ÖZEL HAREKATÇILARA BÜYÜK İLGİ
Bu nedenle olsa gerek, Libyalı muhalif güçlerin de bir anda gözdeleri oldular.
Yanlarına gelip hatıra fotoğrafı çektirenler, ellerindeki silahlarla ilgili sohbet edenler, çatışma taktiği öğrenmeye çalışanlar...
Ama Libyalı silahlı gençlerin bu acemilikleri, Türk yetkililerin yazının başındaki gibi serzenişlerine neden oluyor.
Deneyimli Türk yetkili haklı...
İçeride heyetlerin, etrafta Türk, Libyalı ve diğer ülkelerden gazetecilerin olduğu bir ortamda emniyeti açık silahla eli tetikte bekleyen bu acemi gencin bir yanlış hareketi felaket sonuçlar doğurabilir.
Ortam o kadar hassas ki... Herkes tetikte.
SİLAHLARIN HESABINI BİLEN YOK
Bingazi ülkenin en güvenli yerlerinden biri. Yine de bu cümlede geçen "güven" kelimesinin bildiğimiz anlamıyla kullanılamadığını da akılda tutmak gerek.
İsyancıların elindeki silahların ne kadar olduğu bilinmiyor.
Hem Batılı hem de Arap ülkelerinin askeri yardımları var. Dahası, ele geçirilen askeri kışlalar da yağmalanıyor.
Kim ne koparırsa götürüyor. Mermi, tüfek, silah, bazuka...
Özetle bu kaos ortamında, Libya'daki mevcut silahların hesabını bilmek mümkün değil.
Peki Kaddafi düşünce ne olacak?
Farklı grupları çatısı altında barındıran muhalifler "ortak düşman" gidince ne yapacak?
Bu soruları, mücadelenin sonuna doğru ilerlendiği bir zamanda muhalif bazı gruplar da soruyor.
Özellikle Bingazi ve Misrata civarında güçlü olanlar, Kaddafi düşer düşmez kontrol noktaları kurup, silahları toplama niyetindeler.
KADDAFİ SONRASI SİLAH SORUNU
Ama herkesin "kovboyculuk" oynamaktan pek hoşlandığı bu ülkede silahları toplamak ne kadar mümkün?
Kendilerini elindeki silahlarla tanımlayan 19-20 yaşındaki gençler silahlarından bu kadar kolay vazgeçebilecekler mi?
Libya'da şimdilik rafa kaldırılmış sorular bunlar. "Önce bir Kaddafi gitsin, sonra bakarız" deniyor...
Muhalifler bir iç savaş yaşanmasını ve daha fazla kan akmasını istemiyorlarsa Kaddafi sonrasında "çocuk askerlere" en kısa sürede bir çözüm bulmaları gerekiyor.
İrem Köker/ hürriyet.com.tr
Yazdır