CHP’nin yüzde 25.91’lik oy oranı, partideki muhalif seslerin yükselmesine neden oldu. Seçimlerden sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na en sert eleştiriler, Deniz Baykal’ın ekibinden İzmir eski Milletvekili Canan Arıtman, CHP PM üyesi Mesut Değer ile eski il başkanları Ekrem Bulgun ve Kemal Karataş’tan geldi.
Arıtman, Kılıçdaroğlu’nun istifa etmesi gerektiğini savunarak, şöyle konuştu:
“Sayın Kılıçdaroğlu, faturayı ödemek durumundadır. Ödemeyene ödetirler. Yeni CHP, Baykal’ın genel başkanlık yaptığı dönemde bıraktığı rakamları bile tutturamadı. Sayın Baykal, son MYK toplantısında bize bir kamuoyu anketi açıklamıştı. Buna göre partinin oy oranı yüzde 28,7’ydi. Şimdiki sonuç, eskiye oranla düşük kaldı. Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına geldiğinde, esen rüzgarın da etkisiyle yüzde 32-33 oy oranına ulaşmıştık. Kendisi, hedefinin yüzde 40 olduğunu söylemişti. Kendisi ‘Oy oranı yüzde 30’u geçemezse istifa ederim’ demişti. Hatta bir ara yüzde 40 çıtası koyup bu oranı yakalayamaması halinde ekibiyle birlikte bırakacağını söylemişti. Manzara ortada, sözlerini tutsun ve partideki görevinden istifa etsin.”
Arıtman, Bulgun ve Karataş, kurultay için imza kampanyası başlayabileceğini vurgulayarak, kurultayın toplanıp, yeni bir örgüt yapısının ortaya çıkarılması gerektiğini savundular.
“Her şey olabilir...”
CHP eski Manisa Milletvekili Şahin Mengü ise VATAN’a yaptığı değerlendirmede, CHP’nin seçimlerde başarısız olduğunu ifade ederek, kurultay beklentileriyle ilgili, “Bundan sonra CHP’de her şey olabilir. Parti tabanımız çok sağlıklı karar verecektir” dedi. Seçimin iki galibinin, AKP ve BDP olduğunu söyleyen Mengü, şöyle konuştu:
“CHP başarılı değil. Bu seçimin iki galibi var; AKP ile Barış ve Demokrasi Partisi. Büyük bir yıpranma içerisinde olan iktidar partisi oylarını artırarak birinci parti olmuştur. BDP de vekil sayısını artırmış ve bağımsız aday seçtirmiştir. CHP özerklik söylemi ile Atatürk ve laikliği hiç ağzına almayarak ve İnönü’ye yapılan AKP saldırılarına sessiz kalarak, tabanda tepki yarattı. Sayın Genel Başkan ‘oy aldım’ derken, Türkiye’deki seçmen artışını dikkate almıyor. CHP’nin kendi tabanından da kaçma oldu. Tasviye ettikleri ulusalcılar görev başındayken yükselme vardı. Sonuçlar başarısız. Artık CHP’de her şey olabilir. İnsanların çok büyük tepkisi var. Parti tabanı çok sağlıklı kararlar verecektir.” CHP Konya Milletvekili Atilla Kart da Kılıçdaroğlu’nun halka ulaşmak noktasında çok önemli projeler geliştirdiğini, ancak örgütün bu politikaları halka ulaştıramadığını vurguladı. Kart, şöyle konuştu:
“Genel başkanımız halka ulaşmak noktasında çok önemli projeler, politikalar geliştirdi. Ama örgüt olarak onları halka ulaştıramadık. İçini dolduramadık. Daha çok söylem düzeyinde kaldı. Genel başkanının üstün gayretine rağmen içi doldurulmadı. Genel merkez bünyesinde söylem birliği olmadı söylem birliğini zedeleyen vatandaşta açıklamalar yapıldı. Ayrıca açılım yapılırken partinin çekidek tabanında parazit yaratıldı. Bunları değerlendirmek gerekiyor. Bu anlamda kurultay arayışlarına kesinlikle itibar emiyorum doğru da bulmuyorum.”
‘Genel Başkan gereğini yerine getirsin’
CHP eski Diyarbakır Milletvekili ve PM üyesi Mesut Değer, partisinin Diyarbakır il başkanlığında yaptığı basın toplansıtında seçim sonuçlarını değerlendirdi. Değer, 2002 yılında Diyarbakır’da yüzde 2 oy, 2011’de yüzde 1.8 oranında oy aldıklarını hatırlattı. CHP’nin Diyarbakır oylarında bir gerileme olduğunu söyleyen Değer, “Bir gerileme bir başarısızlık olmuştur. Adaylarımızın getirdiği herhangi bir getiri yoktur” diyerek Sezgin Tanrıkulu’nu da eleştirdi. Değer, sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP tarihinde 135 milletvekili çıkardı’ sözü de doğru değildir. 2002’de 178 milletvekili ile CHP parlamentoya girdi. 12 Haziran’da CHP seçimlerde başarı değil başarısızlık olmuştur. Bu nedenle genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu kendi söz verdiği, kendisinin medyada söylem olarak ortaya koyduğu başarısız olursam giderim bu sözünün gereğini yapmasını bekliyoruz. Topluma verdiği sözü inanırcılığı açısından kendisinin gereğini yapmasına davet ediyoruz.”
Yazdır