Yazdır

Kanser tedavisinde bitkisel alarm

Tarih: 05 Aralık 2010 - 09:37

Kanser tedavisinde ve sonrasında bitkisel karışım ve vitamin kapsülleri şifa değil dert oluyor

Anti-oksidanlar, kemoterapi ve radyoterapinin etkisini azaltıyor

• Tanı ve tedavi imkanlarının her geçen gün gelişmesine rağmen görülme sıklığı artan kanser tedavisinde, medikal tıbbın yanı sıra kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünler ve vitamin takviyeleri, olası riskleri artırıyor. Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Onkoloji Enstitüsü Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, bitkisel karışımlar ile vitamin takviyelerinin, kanser ve kanser tedavisi üzerine olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Uzmanlar, tüm anti-oksidanların potansiyel olarak kemoterapi ve radyoterapinin etkisini azaltabildiğini, vitamin karışımları içeren minerallerin özellikle kemik metastazı olan hastalarda sakıncalı olabileceği uyarısında bulunuyor.

SİGARACILAR B-KAROTENDEN KAÇININ

Çelik, bu ürünlerin etki veya yan etkisi konusunda bilimsel olarak bir veri elde etmenin mümkün olmadığına dikkati çekerek, kanser tedavisi öncesinde, esnasında ve sonrasında bitkisel karışımlar-vitamin kapsüllerinin kullanımına ‘kesinlikle’ izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

İsmail Çelik “Özellikle aktarlardan elde edilen bitkisel ürünlerin, doğrudan doğadan toplanmış ve işlenmemiş olduğu unutulmamalıdır. Dolayısı ile bunlar ‘steril’ değildir, mantar sporları, çeşitli bakteriler içerebilirler. Kemoterapi altında enfeksiyon riski olan hastalar bu tür ürünleri tükettiklerinde temizlik kurallarına çok dikkat etmeli’’ uyarısında bulunarak şunları söyledi: ‘’Karışımların yan etkileri, kemoterapi yan etkisi zannedilip gereksiz doz azaltımına gidilebilmekte ve tedavinin eksik verilmesine neden olmaktadır. Kanserli hastalarda ciddi kanamalara ve ölüme neden olabilirler. Sigara içenlerin kesinlikle B-karoten almaması gerekiyor. Kalsiyum, magnezyum, potasyum ve çoğu zaman vitamin karışımları da içeren mineraller, özellikle kemik metastazı olan veya kalsiyum yüksekliği bulunan hastalarda sakıncalı olabiliyor. • AA ANKARA

Doktorunuz DNA

Hastalık halini hisseden ve işlevlerini buna göre yeniden düzenleyerek duyarlı hale getiren DNA bazlı aygıt geliştirildi. Stanford Üniversitesi’nden Christina Smolke’nin başkanlığındaki araştırmacılar özelliği nedeniyle ‘algılayıcı-uyarıcı’ olarak adlandırılan cihazı, farklı DNA parçalarını tek ve uzun bir dizi oluşturacak şekilde birleştirerek elde etti. ‘Algılayıcı-uyarıcı’nın her bir parçası farklı bir modülle değiştirilebilecek şekilde tasarlandı. Böylece ihtiyaca yönelik en uygun çözümü sunmak mümkün olabiliyor. Aygıtın yani RNA molekülünün algılayıcı bölümü, hücrenin içinden veya dışından toplanan bilgiyi hücre çekirdeğine taşıyan proteinleri tespit edebiliyor. Smolke ve ekibi aygıtı, besi ortamlarındaki insan hücrelerinin sahip olduğu kanser veya yangı gibi hastalıklı durumlar üzerinde denendi. Deneyde RNA zincirinin hücre içinde iletilen mesajları ‘dinleyerek’ buna göre hareket ettiği saptandı. Zincir, burada bir proteine bağlanıp, taşıdığı genetik bilgiyi değiştirebiliyor.

Neler yapılmamalı?

l Isırgan otu, yapılan gözlemlerde kan pıhtılaşmasını sağlayan hücreler üzerinde olumsuz etki yapabiliyor, bazı alerji yaratan ve toksik proteinler içerebiliyor. Karın ağrısı, ishal, ateşe yol açabiliyor.

l Sarımsak aşırı tüketildiğinde veya yoğunlaştırılmış tabletler şeklinde alındığında kanama problemine yol açabiliyor, bazı antiviral ilaçların etkinliğini azaltabiliyor. ‘Kumadin’ kullanıldığında veya kemoterapi-radyoterapi alındığında sarımsak tüketilmemeli. Kemoterapinin etkinliğini azaltabiliyor.

l Japon eriği olarak bilinen Ginkgo Biloba, içeriği nedeniyle kanamaya eğilimi artırıyor. Özellikle kanı sulandıran ilaçları kullananlarda (Kumadin-Heparin) ölümcül kanamalar görülüyor.

l Köpekbalığı ve sığır kıkırdağı, kalsiyum yüksekliğine yol açabiliyor. Kemik metastazı olan hastalar ya da vit-D, kalsiyum kullanan hastalarda sakıncalı olabiliyor. Bulantı, kusma, mide rahatsızlığı, hipotansiyona ve alerjik reaksiyona yol açabiliyor.

l Akupunktur’un, doğrudan kanser tedavisinde yeri bulunmuyor. Vücuda bir iğne girmesi söz konusu olduğu için, kan ve

pıhtılaşma hücreleri düşükken

uygulamanın

yapılmaması

gerekiyor.

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/kanser-tedavisinde-bitkisel-alarm/309629