Yazdır

Arınç'tan gazetecilere gözaltı yorumu

Tarih: 04 Mart 2011 - 15:17

Devlet Bakanı Bülent Arınç, Ergenekon soruşturması kapsamında gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili açıklama yaptı

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetecilere yönelik operasyona ilişkin olarak, ''Basın mensupları suçlanıyorlar, gözaltına alınıyorlar. Bu elbette hoş bir manzara değil. Basın mensuplarının herhangi bir şekilde gözaltına alınmaları, haklarında takibat yapması elbette bizleri üzer'' dedi.
Arınç, onarımı tamamlanan 19. yüzyıla ait bir vakıf eseri olan Pertevniyal Valide Sultan Camisi'nin yeniden ibadete açılması dolayısıyla düzenlenen tören sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin ''Dün İstanbul ve Ankara'da gazetecilere yönelik gözaltılarla ilgili ne düşünüyorsunuz?'' şeklindeki sorusu üzerine Arınç, basın mensuplarının, gazetecilerin herhangi bir şekilde gözaltına alınmaları, tahkikata uğramaları, haklarında dava açılması ve hatta mahkumiyet kararı verilmesinin kendilerini de üzeceğini belirtti.
Bunu basın kuruluşlarıyla ilgili bir bakan olarak söylemediğini ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yıllardan beri siyaset yapan ve basının önemine inanan, Anayasa'da yer aldığı şekliyle basın özgürlüğünü savunan bir insan olarak söylüyorum. Özellikle son yıllarda bazı suçlamalar nedeniyle basın mensubu gazeteciler suçlanmakta, iş yerleri, evleri aranmakta ve haklarında soruşturma yapılmaktadır. Şüphesiz her meslek mensubu, gazeteci de olsa, avukat da olsa, doktor da olsa, siyasetçi de olsa, suç işleme hakkına sahip değildir. Adi suçlarla, siyasi suçlarla ilgili iddialar yapılabilir. Bununla ilgili bir soruşturma süreci başlar. Yeterli belgeler ve deliller bulunursa, haklarında dava açılır. Dava sonucu ya mahkumiyetle ya beraatla sonuçlanır.''
Bunları, yargı sürecinde olağan karşılamak gerektiğini vurgulayan Arınç, arama kararını verenin de gözaltına alma kararını verenin de tutuklayanın da iddianameyi hazırlayanın da hakim sınıfından insanlar olduğunu belirtti.
Yargının bağımsız olduğunu kaydeden Arınç, yürütmenin bu konuda herhangi bir talimatının, etkisinin bulunmadığını dile getirdi.
Kolluk kuvvetlerinin sadece yargı makamlarının talimatlarını yerine getirdiğini söyleyen Arınç, ''Dün ve bugün meydana gelen olaylarla ilgili üzüntülerimi ve endişelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Basın mensupları suçlanıyorlar, gözaltına alınıyorlar. Bu elbette hoş bir manzara değil'' dedi.
Gözaltına alınan gazeteciler arasında sadece Nedim Şener'i tanıdığını ve kendisini başarılı bir gazeteci olarak bildiğini belirten Arınç, geçen yıl aldığı uluslararası bir başarı ödülü dolayısıyla da arayıp tebrik ettiğini aktardı.
Şener'in araştırmacı gazetecilik konusunda, yetkin bir insan olduğunu ifade eden Bülent Arınç, şunları söyledi:
''Ama bu söylediklerim bir gazeteci olan Şener hakkındaki kanaatlerimdir. Eğer başka suçlarla ilgili ve ilintili olarak haklarında bir soruşturma yapılıyorsa, ben de herkes gibi soruşturmanın bir an önce sonuçlanmasını ve nihayetinde bu arkadaşlarımızın serbest kalmasını, hatta dava açılacaksa beraat etmelerini arzu ederim. Haklarındaki deliller eğer aleyhlerinde güçlü bir şekilde mevcutsa, bunun da yargı süreci sonunda ortaya konulacağından emin oluruz. Basın mensuplarının gazetecilik fiilinden dolayı, ifade özgürlüğü içerisinde sonuna kadar hak sahibi olduklarına inanırım. Yani gazeteciler, yazdıklarından, çizdiklerinden, haberlerinden dolayı suçlanmamalılar, haklarında dava açılmamalı, mahkum olmamalılar. Çünkü basının özgürlüğü aynı zamanda demokrasinin gücü, halkımızın gücüdür. Ama basın kartı sahibi olup da meslek olarak gazetecilik yaptığını bildiğimiz insanlar, eğer Türk Ceza Kanunu'nda suç sayılan fiillerden birini işlemişlerse o takdirde hiçbirimizin zırhı yoktur. Herkes yargılanabilir, hakkındaki ithamlar bir soruşturma sürecine bağlanabilir.''
Arınç, şu anda haklarında dava açılan pek çok basın mensubunun olduğunu ve cezaevinde de birkaç basın mensubunun bulunduğunu belirtti.
''YAZDIKLARINDAN DOLAYI CEZA ALMAYACAKLAR''
Adalet Bakanlığı ile birlikte bir tasarı hazırladıklarını, tasarının bugünlerde meclise geleceğini kaydeden Bülent Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Seçim kararı alınmış olmasına rağmen, Meclisin açık bulunduğu bu süreç içerisinde Türk Ceza Kanunu'nun 4 maddesinde iyileştirme yapan bir tasarıyı bugünlerde Meclise sevk etmek üzereyiz. İnanıyorum ki bu yasa değişikliği yapıldıktan sonra, gazeteci arkadaşlarımız, sadece gazetecilikten dolayı, basın mensubu olmaktan dolayı, kolaylıkla suçlanmayacak ve yazdıklarından dolayı ceza almayacaklar. Ama adi suçlar, siyasi suçlar, terörlü bağlantılı suçlar her zaman soruşturmalı. Haklarındaki delillere göre de karar verilmelidir. Arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyorum, bir an evvel yargı sürecinin süratle sonuçlanmasını bekliyoruz.''
''YARGILANMALARI DA ANAYASAMIZIN GEREĞİDİR''
''Aralarında uluslararası ödül alan bir gazetecinin de bulunduğu bir süreç var. Bu operasyonlar, muhalif basına karşı algılanıyor. Dünyada da tepkiler artıyor. Siz de bunu basın özgürlüğüne bir tehdit olarak görüyor musunuz?'' şeklindeki soruya da Arınç, şu karşılığı verdi:
''Uluslararası başarı ödülü almak, kimseye suç işleme imtiyazı vermez. Bugün Türkiye'nin yargılama yaptığı kişiler arasında geçmişte kuvvet komutanlığı da yapanlar var. Yani hepimiz, eski başbakanlar, bakanlar, siyasetçiler bunlar da belli ithamlarla elbette yargılanabilirler ve yargılanıyorlar. Yani arkadaşlarımızın, gazetecilik yaparken, aldıkları başarı ödülü ne kadar alkışa değerse, bunun dışındaki fiillerinden dolayı suçlanmaları, yargılanmaları da Anayasa'mızın gereğidir. Dolayısıyla bu olaylara bakarak, 'Türkiye'de basın özgürlüğü kalmamış' demek çok insafsız bir yargı olur. Buna katılmıyorum'' karşılığını verdi.
ÇİÇEK'TEN AÇIKLAMA
Çağlayan’daki Adalet Sarayı'nın Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'ndan Adalet Bakanlığı'na teslim töreni öncesi programa gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek gazetecilerin Ergenekon soruşturması kapsamında gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili sorularını yanıtladı.
"ADALETİN GECİKMESİNİ KİMSE TEMENNİ ETMEZ"
Çiçek, “ Yargı reformu özü itibariyle bir insan reformudur. İnsan reformunu gerçekleştirebilsek zaten bu kadar büyük adliyelere de gerek kalmaz “ dedi. Çiçek, “ Ben bu konularda hiç konuşmam. Çünkü yargıya intikal etti. Çünkü burada belki soruşturmayı yürütenler vardır.Bu beklenti herkesin genel beklentisidir. Adaletin gecikmesini kimse arzu etmez doğru da olmaz. O bizim temennimizdir ama özel olarak, falanca filanca dosyayla bağlantılı olacaksa ben onu bilmiyorum" dedi.
"NE OLACAKSA BİR AN EVVEL ORTAYA ÇIKSIN İSTERİZ"
Çiçek bir kez daha aynı sorunun sorulması üzerine ise "Bunların muhatabı biz değiliz. Eğer ille de soru soracaksanız, muhtemeldir ki bu soruşturmaları yürüten arkadaşlarımız da buradadır.Bu cevabı verecek olanlar da onlardır. Ben bilmediğim bir konuda bir şey söylemem söyleyemem de. Ancak beklentimiz bu soruşturmanın bir an önce sonuçlanması. Çünkü tutukluluk bir mahkumiyet değildir; tahliye bir beraat değildir. Ne olacaksa bir an evvel ortaya çıksın isteriz “ şeklinde konuştu. Gazetecilere destek için yapılan yürüyüş ile ilgili ise Çiçek, “ Ben onunla ilgili bir şey demem. Ben buraya gelirken ne sorulacağını biliyorum. Vereceğim cevabı da biliyorum ve verdim “ diye konuştu.

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/arinctan-gazetecilere-gozalti-yorumu/303581