Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında başta Balyoz soruşturması olmak üzere gündemdeki konuları değerlendirdi:
"Son günlerde bazı iddialarla ilgili başlatılan yargı sürecini dikkatle izliyoruz. Bu süreç tamamen yargının tasarrufu altında ilerliyor. Aksi kanıtlanmadığı sürece herkes masumdur. Gözaltına alındığı için hiç kimse suçlu kabul edilemez. Ancak ak ile karanın ortaya çıkması için herkesin bu noktada yargıya ve yargı süreçlerine saygı duyması şart."
"Bu işi hükümetle iliştirenler hezeyan içindedirler. Bizim yürütme olarak görevimiz bellidir. Kimse hükümeti bu tür spekülasyonlara alet etme yanlışına düşmesin."
"Başta anamuhalefet başkanı olmak üzere herkesi sorumlu davranmaya davet ediyorum. CHP Genel Başkan Yardımcısı'nın kullandıkları üslup tahrik edici bir üsluptur. Bu yargı süreci TSK'yı daha da güçlendirecek bütün iddialara net bir şekilde son verecek, soru işaretlerini ortadan kaldıracak bir süreçtir."
"Yargıya güvenmek herkes için tek çıkar yoldur. Başta anamuhalefet partisi olmak üzere herkesi sorumlu davranmaya davet ediyorum. "
"CHP Haziran sonrasına ilişkin tahrik edici açıklamalar yapıyor. CHP bizzat genel başkan düzeyinde başarı sağlayamayacağını kanıksamış durumda. Seçim sonrasına ilişkin kaos senaryoları çizmeye başladılar. CHP'nin artık siyaseti bırakıp falcılık yapmaya başlamış olmasını milletin takdirine bırakıyorum. "
"İktidara gelince yol yapacağım, 500 bin konut yapacağız diyemez bunlar. Çünkü bunların böyle bir vizyonu yok, diyemezler. TOKİ şu ana kadar 480 bin konutun inşasını gerçekleştirdi. Yeni dönem çok daha farklı olacak. Artık biz köprü altında, kenarda vatandaşımızı görmek istemiyoruz. İmkanı olmayan vatandaşlara yönelik 45-50 metrekarelik özel daireler yapacağız. Vatandaş orada oturacak, 20 yıl vadeyle bu ezilmişlikten kurtulacak. Bu ülkenin vatandaşı bu yaşamı hak ediyor. Sİz diyor sadaka dağıtırsınız diyorlar. Bu devlet sosyal devlettir. Sosyal devlet yokluk içinde olan vatandaşına ulaşacak. Yapılan budur. Bu devletin bir görevidir. Bunu sadaka diye nitelendirenler gitsinler sadakanın anlamını öğrensinler. Devletin yaptığı asli görevidir. Bunu sadaka diye nitelendirmenin kimsenin hakkı yoktur. Bunlara nasıl bir kılıf uydururuz bunun derdinde. Abdestinden şüphesi olanın namazından şüphesi olur. Bizde böyle bir şüphe yok, o senin derdin. Aynaya bak karşımıza öyle gel. 3.5 yıl iktidarda kalabildin, niye erken seçime gittiniz? Mecaliniz kalmadı, kaçtınız. Biz birilerine benzemeyiz. Görevlendirdiği zaman görevdeyiz, aldığı zaman da eyvallah deriz. Birileri çirkin benzetmeler yapıyor, onların muhatabı değiliz. "
"2002 sonunda incelenecek bir TOKİ bile bulamadık. Halbuki o dönede TOKİ sayın Bahçeli'ye bağlıydı. 11.00'de işe gelirdik, kafelerden çıkmazdık. Üç dört gibi mesai biter giderdik. O konut bugün 480 bin rakamına ulaştı. Belli ki siyasi tecrübeleri bunlara korkunun ecele faydası olmadığını anlatamamış. "
"212 trilyon liralık eseri Sakarya'ya kazandırdık. Çankaya'daki parkın açılışına CHP tam kadro katıldı. Bizim eserlerimize bunların hayalleri dahi erişemez. Eserlerimizi görmeyenlere tek tavsiyem var. Gözlük numaralarını değiştirsinler"
"Aylardır CHP değişti diyorlar. CHP'nin de değişmediğinin son örneği Anayasa Mahkemesi'nin yolunu tutmalarıdır. Yargının tarafsız hale gelmesi için reformların önünde durup her platformda yargı siyasallaşıyor diye feryat ederler. Bizim reformlarımıza karşı ayak diretiyorlar. Tutarlı, ilkeli ne dediği belli siyaseti belli bir muhalefet demokrasi adına gereklidir. "
'MISIR’IN MESELESİ BİZİM MESELEMİZ’
Biz Mısır karşısında mahçup değil, gururluyuz. Birileri, bazı ülkeler Mısır'ın demokrasiyi hak etmediğini dile getirirken, biz Mısır için demokrasi Mısır için özgürlük demekten çekinmedik. Biz kendimiz için ne istiyorsak komşumuz için de onu isteyen bir milletiz. Mısır için istediğimizi bölgemizdeki tüm kardeş ülkeler için istiyoruz. Bu taleplerimizi tüm liderlere bugüne kadar ilettik. Biz güçlü bir ülkeye yakışan neyse onu yaptık. Mısırda yeni bir süreç başlıyor. Bizim anamuhalefet başkanı devlet başkanının istifasından sonra bile çıkıp ‘Başbakan aceleci davrandı’ diyor. On yıllar boyunca Türkiye'nin doğusuna, güneyine nasıl baktılarsa şimdi de aynı durumdalar. On yıllar boyunca Arapları nasıl küçümsedilerse bugün de aynı yerdeler. Arap kadınlarını tahkir edecek kadar vicdansız ve izansızlar. Böyle bir yaklaşım olabilir mi? Sizin yaradanın yarattığı insanlara bu şekilde yaklaşma hakkınız olamaz.
Mısır'da en kısa zamanda şeffaf bir seçin yapılmasını, çoğulcu bir anlayışla yeni bir döneme girmesini arzuluyoruz. Kardeş bir ülke olarak Mısır'ın kalkınmasına her türlü katkıyı sağlamaya hazırız.
Bölgesel istikrar ve huzur ortamının her ülkeyi olumlu etkilediğini hep vurguladık. Sıfır sorun politikamız Türkiye'nin olduğu kadar bölge ülkelerine de katkı sağladı. Nüfuz peşinde değiliz, son derece samimi bir şekilde kardeşlik diyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarı zedeleyecek her girişimin karşısında cesaretle durduk. Tunus'un derdi bizim derdimizdir. Mısır'ın meselesi bizim meselemizdir.
Öyle zamanlar oldu ki kelimeler gelip boğazımıza düğümlendi. Mısır'da yeni bir dönem başlarken, kardeş bir ülke olarak içimizi kanatan bazı meseleleri burada dile getirmek durumundayım. Sizden empati kurmanızı istiyorum. Düşünün dünyanın en büyük açık hava hapisanesinde Gazze'de bir baba bir annesiniz, beş çocuğunuz evin önünde oynarken havadan yağan fosfor bombalarıyla ölüyorlar. Bir kez daha söylüyorum; Allah kimseye yaşatmasın. Bu bizim ülkemizde de yaşandı. Bahçeye çıkıp beş yavrusunun önünde neye uğradığınızı anlayamaz şekilde sıkılı yumruklarla bakıyorsunuz. İstiyorsunuz ki kardeşiniz gelsin sizi kollarınızdan tutsun. Ama kardeşiniz gelemiyor. O yavruların cansız bedenini alıp siz gitmek istiyorsunuz. Refah Sınır Kapısı’nı geçmek istiyorsunuz. ama geçemiyorsunuz. O millete kavuşamıyor onlarla kucaklaşamiyorsunuz. Mısır'da o tünellerden geçen kardeşleri kucaklarken, onlar on yıllardır size kucak açamıyor. Bugün ise tam aksine Gazze'deki insanlar Mısır'daki kardeşlerine ekmek, yemek, su götürüyor. İşte fark bu. İşte bizi birbirime bağlayan kardeşlik bağı bu. Bazı ülkeleri yanıltan bu. Belki Refah kapısından kuş bile uçurtmazsınız. Biliniz ki insanların yüreklerine hat çizemez, sınır koyamazsınız. Milyonlarca insanların mezarlıkta ölülerle yaşadığı bir düzeni uzun süre ayakta tutamazsınız. Buradan dünyanın vicdanına sesleniyorum. Son yüzyıldır Ortadoğu'da sadece petrol görenler çok büyük bir yanılgı içindedirler. Mısır'ın sevincini sevincimiz coşkusunu coşkumuz olarak görüyoruz.
‘40 ÇÜRÜK YUMURTA SAĞLAM YUMURTA ETMEZ’
Türkiye'yi Mısır'la benzeştirmeye kalkıyorlar. Mısır'da bugüne kadar Türkiye'deki gibi bir seçim bile olmadı. Mısır'da bir panelde Mısırlı gazeteci bir soru sordu. Seçimi Türkiye'de keç haftada yapıyorsunuz dedi. Biz 24 saatte bitiririz dedik. Aynı günün akşamı seçim sonucu yüzde 90-95 belli olur. Hafta içinde de YSK seçim sonucunu açıklar dedik. Gazeteci bizde aylar sürüyor dedi. Orada seçim bu, bizde bu mu? Bizde şu an eylem yapanlar demokratik yoldan iktidar arayışı içinde olmayanlardır. Bu tür gösterileri yapanlar antidemokratik yollarla bir şey olabilir mi? Bunlar seçim öncesi Cumhuriyet yürüyüşlerini düzenleyenlerdi. Milletimiz ne dedi, ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ dedi. AK Parti'yi iktidara taşıdı. onların en fazla aldığı oy yüzde 23'tü. 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta olmaz. Milletin derdiyle dertleneceksin. Gösteri mi yapacaksın, gösteri yapılacak yerler var. Ne diyeceksen orada de. İstediğimiz yerde yaparım dersen halkın özgürlük alanına müdahale ediyorsun.
Yazdır