HSBC İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erol Sakallıoğlu'nun, araştırma sonuçlarını açıkladığı basın toplantısında verdiği bilgiye göre, HSBC Grubunun 2007 yılından beri uyguladığı ''HSBC KOBİ Güven Endeksi Araştırması'', Asya, Ortadoğu, Avrupa, Kuzey ve Latin Amerika'da toplam 21 ülkede faaliyet gösteren 6.389 KOBİ'nin katılımıyla gerçekleştirildi.
Yılda 2 defa uygulanan araştırmada KOBİ'lerin 6 aylık dönemlerde ekonomik görünümle ilgili beklentileri, sermaye harcaması ve istihdam konusundaki planları ölçümleniyor.
Güven endeksinde 200 en yüksek güveni temsil ederken, ekonomik görünümle ilgili olumlu beklentinin gözlemlendiği Türkiye, 136 endeks değeri ile Avrupa'nın en olumlu tablo çizen pazarını oluşturdu.
Türkiye'deki KOBİ'lerin yüzde 60'ı ekonomik büyümenin artacağına, yüzde 26'sı aynı seviyeyi koruyacağına inanırken, KOBİ'ler 2011'in ilk yarısında sermaye yatırımlarını artırma konusunda kararlı bir tutum sergiledi.
Bu doğrultuda Türkiye, sermaye planlarıyla ilgili Ortadoğu'dan sonra en yüksek artış beklentisinde 2. sırada yer aldı. Araştırmaya katılan KOBİ'lerin yüzde 53'ü sermaye harcamalarını artıracaklarını ifade ederken, yüzde 29'u aynı seviyede kalmayı hedefliyor.
KOBİ'lerin yüzde 63'ü istihdam seviyesini korumayı planlarken, artırmayı düşünen KOBİ'lerin oranının yüzde 34 olduğu dikkat çekti.
Araştırmada, Türkiye'deki KOBİ'lerin uluslararası faaliyetini engelleyen sebepler yüzde 31 ile döviz kuru riski, yüzde 24 ile ülke riski ve yine yüzde 24 ile finansman kaynağına erişebilirlik olarak sıralandı.
-İNGİLİZ GİRİŞİMCİLER TÜRK FİRMALARINI ZİYARET ETTİ-
Erol Sakallıoğlu, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'deki KOBİ'lerin ekonomik büyüme, sermaye harcaması ve istihdam planlarına yönelik cevaplarına bakıldığında iyimser bir havanın dikkat çektiğini söyledi.
Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'deki KOBİ'lerin ihracat odaklı global faaliyetlerini artırma yönünde eğilim gösterdiklerini dile getiren Sakallıoğlu, HSBC olarak firmaların bu yöndeki değişiminde rol almak ve uluslararası gelişimine katkı sağlamak istediklerini vurguladı.
KOBİ'lere yeni açılımlar yaratabilecek, zor şartlar altında sürdürülebilir bir başarı yakalamayı sağlayacak destek ve danışmanlığın önemli olduğunu ifade eden Sakallıoğlu, HSBC Grubu tarafından geçen yıl gerçekleştirilen ''İş Düşünce Girişimci'' organizasyonuna destek olduklarını, organizasyonun aralarında İstanbul'un da yer aldığı 3 şehirde yapıldığını anlattı.
Organizasyona katılan binlerce firma arasından seçilen 30 İngiliz girişimcinin Türkiye'ye gelerek buradaki firmaları ziyaret ettiğini kaydeden Sakallıoğlu, görüşmeler sonucunda firmaların iş bağlantıları kurduklarını ve stratejik ortaklık için görüşmeler yaptıklarını söyledi.
Erol Sakallıoğlu, Aralık 2010'da bazı müşterilerini organizasyonun Hong Kong'da gerçekleştirilen etkinliğine götürerek burada KOBİ'lerle buluşturduklarını bildirdi.
-''HERKES BEKLE, GÖR YAKLAŞIMI İÇİNDE''-
Son yıllarda hem devlet kurumlarının hem de bankacılık sisteminin KOBİ'lere destek konusunda oldukça yapıcı politikalar izlediğini vurgulayan Sakallıoğlu, geçmişte bankacılık sektörü rasyonel tavır içinde reel sektörü bir miktar gözardı etmiş olsa da günümüzde aralarında iyi bir ilişki olduğunu söyledi.
Bankaların krediye bakış açısında 15 yıl öncesiyle bugünkü bakış açısı arasında çok büyük farklar bulunduğunun altını çizen Sakallıoğlu, artık finansal yapısı şeffaf olan, borç ödeme konusunda iyi performans sergileyebilecek KOBİ'lerin finansmana rahat ulaştığını ifade etti.
KOBİ'ler için ''büyük firmalarla rekabet edeyim, kayıt dışı ekonomiyle devam edebileyim, ama finansal desteğe de ulaşayım'' şeklindeki yaklaşımın ciddi bir ikilem olduğuna dikkati çeken Sakallıoğlu, enflasyon ekonomisinin azalmasıyla birlikte KOBİ'lerin daha fazla kayıt içine girmeye başladığını belirtti.
Sakallıoğlu, Merkez Bankasının son kararına ilişkin de ''Karardan sonra bankalar mevduat faizini mi düşürecek, yoksa kredi faizini mi yükseltecek? Bu, henüz belli değil. Şu anda herkes bekle gör yaklaşımı içinde'' dedi.
HSBC Türkiye Başekonomisti Murat Ülgen de Merkez Bankası kararlarından sonra kredi talebinde yumuşak inişin söz konusu olacağına işaret ederek, seçime ilişkin, ''Piyasalar seçimi risk olarak görmüyor. Bence piyasalar açısından siyasi risk şu anda sıfır'' yorumunu yaptı.
Yazdır