Yazdır

Ölçütümüz hükümete yakın olmak değil

Tarih: 20 Ocak 2011 - 12:02

Koç,'Biz demokrasilerde güç kullanmaya değil, uzlaşmaya inanan bir topluluğuz.Bizim etkili olma ölçütümüz hükümetlere yakın olmak değil' dedi

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç, TÜSİAD'ın 40. Olağan Genel Kurulu'nda açılış konuşmasını, geçirdiği deniz kazası nedeniyle bulunduğu hastaneden, video konferans sistemi ile gerçekleştirdi. Geçen hafta geçirdiği deniz kazası sonrasında kendisine gösterilen büyük ilgiye teşekkür ederek konuşmasına başlayan Koç, durumunun birkaç gün daha hastanede kalmasını gerektirdiğini söyledi. Haiti'de yaşamını yitirenler için de üzüntüsünü dile getiren Koç, "Benzer bir felaketi yakın tarihimizde yaşayan bir ülke olarak bu acıyı çok iyi tanıyor ve Haiti'nin en kısa zamanda toparlanmasını diliyoruz" temennisinde bulundu.
"Sadece TÜSİAD hakkında konuşmak istiyorum"
Genel Kurulların TÜSİAD gibi yapılarda, yalnızca bir önceki dönem için değil, bazen daha geniş planda, amaçların, vizyonun, kurumun önüne koyduğu görevlerin ve hedeflerin tartışıldığı platformlar olduğuna dikkat çeken Koç, "Türkiye gibi gündemi bir türlü durulmayan ya da istikrara kavuşamayan bir ülkede, bizler ne yazık ki bu fırsatı yeterince kullanamıyoruz. Bu yüzden, izin verirseniz bugün yalnızca TÜSİAD hakkında konuşmak istiyorum" dedi.
TÜSİAD'ın bu yıl 39 yılı geride bırakmış olacağına dile getiren Koç, 39 yılın bir ülkenin tarihinde uzun bir süre olmadığını, buna karşılık Türkiye'deki bağımsız, sivil ve gönüllü iş dünyası kuruluşları açısından benzeri olmayan bir sürekliliğin ve kararlığın göstergesi olduğunu belirtti. TÜSİAD'ın ilk kuruluş hedefinin, Ankara'ya, başta sanayi olmak üzere, özel sektörün ülke kalkınmasındaki rolünü ve önemini daha iyi anlatabilmek olduğunu anımsatan Koç, bu hedefin çabuk aşıldığını, TÜSİAD'ın sonraki yıllarda çalışmalarını, karma ekonomiden piyasa ekonomisine geçerek, Türkiye'nin dünya ekonomisi ile entegrasyonu üzerinde odaklandığını kaydetti.
"Zaman zaman şimşekleri üzerimize çektik"
TÜSİAD'ın bu yaklaşımının, Türkiye'nin yeni gelişme modelinin temelini oluşturmaya başladıktan sonra, artık yapılması gerekenin, piyasa ekonomisinin tüm kuralları ve kurumlarıyla yerleşmesini sağlamak olduğunu dile getiren Koç, "Ülkemizde demokrasinin standartlarının yükseltilmesi, siyasetin çağdaş normlara göre yapılması, temel ekonomik, toplumsal ve siyasal alanlardaki reformlarla insanlarımızın yaşam standardının yükseltilmesi de ana konu başlıklarımız olmaya başladı. Türkiye için özlediğimiz yüksek yaşam, yönetim ve piyasa standartlarının kristalleştiği bir model olarak Avrupa Birliği'ni gördük. Enerjimizi AB ile müzakerelerin başlaması üzerinde yoğunlaştırdık. Bütün bu süreçler mücadele ile geçti. Zaman zaman hükümetle ters düştük. Şimşekleri üzerimize çektik. Her zaman spotların altında olduk. Takdir ve eleştiri baş başa bir biçimde çabalarımıza eşlik etti" dedi.
Geriye dönüp bakıldığında TÜSİAD olarak savundukları birçok temel görüşün ülkenin ekonomik, toplumsal gelişiminde etkili olduğunu görebildiklerini dile getiren Koç, ayrıca üyeler arasında, her biri kendine özgü fikirlere sahip üyelerin farklı siyasi görüşlerin ve sesin TÜSİAD'ın zenginliği olduğunu dile getiren Koç, "TÜSİAD'ı 39 yıl ayakta tutan zenginlik işte bu farklılıkların birliğidir" dedi. Her kritik rapordan sonra TÜSİAD'ın çatladığını ileri sürmeye hevesli çevrelerin ortaya çıktığını söyleyen Koç, "Ancak TÜSİAD güçlenerek yoluna devam etmiştir'' diyerek, konuşmasın şu şekilde sürdürdü:
"39 yıldır TÜSİAD'ın partiler üstü kalmasını, ekonomide, siyasette, sosyal konularda taraf olup taraftar olmamasını sağlayan da bu yapıdır. Hemen her hükümet, övgü ve takdirlerimizi memnuniyetle karşılarken, gerektiği zaman yönelttiğimiz eleştirilerimizden ise fazlasıyla rahatsız olmuş, hatta zaman zaman konuşmamızı engellemek için demokrasilerde olmaması gereken tarzda polemikler yaratmış, baskılar uygulamıştır. Ön cephede genellikle derneğin başkanı gözüktüğü için, kimi başkanlarımız kişisel olarak da hedef tahtasına oturtulmuştur."
TÜSİAD'ın gücü tartışma konusu oldıu
TÜSİAD'IN 39 yıllık geçmişinde zaman zaman gücü ve etkililiğinin de tartışma konusu edildiğini dile getiren Koç, "Samimi olarak TÜSİAD'ın güç ve etki kaybettiğini düşünen ve bundan endişe duyan dostlarımıza da şunları söylemek isterim. Birincisi 'güç' bizim tercih ettiğimiz bir kavram değil. Biz demokrasilerde güç kullanmaya değil konsensüse, uzlaşmaya inanan bir topluluğuz. Etkili olmak elbette görüş sahibi olan herkesin arzu ettiği bir şeydir. Bu etki bazen bağırarak, bazen duruşunu bozmadan sabırla tekrar ederek sağlanabilir" dedi.
Ölçütümüz, hükümete yakın olmak değil
TÜSİAD'ın etkili olma ölçütünün, hükümete yakın olmak olmadığını vurgulayan Koç, "Diyalog kanallarının açık olması, ülke çıkarlarını savunduğumuzun anlaşılması yeterli.39 yıllık tarihimiz bize gösterdi ki niyetimiz ve bakış açımız bugün anlaşılmazsa, yarın anlaşılıyor. Bizim etkili olma ölçütümüz, iyi muhalefet yapmak da değil. Bu bizim işim değil. Biz, konumların değil konuların savunucusuyuz. Herkes kendi işini doğru yaparsa bütün bunlara ihtiyaç kalmaz" dedi.
"Bir kısım dostlarımıızın kaygılı oldyğunu görüyorum"
Türkiye'nin AB müzakereleri başladığında, TÜSİAD'ın misyonunu tamamladığı yolunda görüşlerin de ortaya atıldığını hatırlatan Mustafa Koç, şunları dile getirdi:
''AB üyeliği ile ilgili durum ortada. Peki misyon olarak benimsediğimiz diğer gelişme alanları, tüzükteki amaç maddesinin ana bileşenleri ne durumda? İnsan hakları evrensel ilkelerinin egemenliğini sağlamış durumda mıyız? Düşünce, inanç ve girişim özgürlükleri konusunda işimiz artık bitti diyebilir miyiz? Laik hukuk devleti konusunda içimiz rahat mı? Yüksek standartlı katılımcı bir demokrasiye sahip miyiz? Liberal ekonominin, rekabetçi piyasa ekonomisinin kurum ve kurallarını geri dönülmez biçimde yerleştirebildiğimizi söyleyebilir miyiz? Sürdürülebilir bir çevre dengesi bilincini oluşturabildik mi? Bu sorulara gönül rahatlığıyla 'evet' diyemiyorsanız, TÜSİAD'ın ne misyonunun tartışmasına gerek var ne de daha yıllarca yönetim kurullarımız program ve etkinlik sıkıntısı çekecektir. Bir kısım dostlarımız ülkede çok seslilik, alternatif çözümler sunma ve takipçisi olma konusunda kaygı duyduklarını görüyorum. Onlara bu kürsüden şu teminatı vermek istiyorum. TÜSİAD 39 yıldır olduğu gibi önüne koyduğu misyonu tümüyle yerine getirmeye devam edecektir. Bunun için yapılması gereken ne varsa yapılacak, söylenmesi gereken ne varsa söylenecektir. Bu geçmişte de böyle olmuştur. Gelecekte de böyle olacaktır."
Arzuhan Doğan Yalçındağ'a teşekkür ediyorum
Konuşmasını bitirirken, 3 yıldır çok yakın çalıştığı ve TÜSİAD başkanlığı görevini üstün bir başarı ile yürüttüğünü dile getiren Arzuhan Doğan Yalçındağ'a ve ekibine de teşekkür eden Koç, "Çalışkan ve özverili iş anlayışıyla kurumumuza büyük hizmetleri olan sayın Yalçındağ ile çalışmak bizler için bir zevkti, kendisini özleyeceğiz'' dedi. TÜSİAD'a yeni seçilecek yeni Başkan ve Yönetim Kurulu'na da başarı dileklerini dile getiren Koç, ''TÜSİAD içinde yer alan tüm kurullar ve üyelerimiz, her dönem olduğu gibi bu yönetim döneminde de, misyonumuz çerçevesinde yeni başkan ve yönetim kuruluna destek vermeye devam edecek ve ülkemiz için en yüksek katma değeri yaratmaya çalışacaktır'' diye konuştu. 
Koç, TÜSİAD'ın 41. Genel Kurul Toplantısında yaptığı konuşmada, bu genel kurulda 6 yıldır sürdürdüğü YİK Başkanlığını, genel kurulun görev vereceği yeni bir arkadaşına bugün devredeceğini bildirdi.
Bu süreçte 3 yönetim kurulu başkanı ile çalışma fırsatı olduğunu ifade eden Koç, ''Sayın Ömer Sabancı, sayın Arzuhan Doğan Yalçındağ ve sayın Ümit Boyner... Her üçüne de yarattıkları yakın çalışma ortamı için şükranlarımı sunuyorum. Aynı bağlamda TÜSİAD'ın tüm ekibine bu zaman zarfında sağladıkları destek için de teşekkür etmek istiyorum'' dedi.
Hem bir bayrak teslimi noktasında oldukları hem de TÜSİAD'ın kuruluşunun 40. yılını kutladıkları için bugün ağırlıklı TÜSİAD'dan bahsetmek istediğini dile getiren Koç, konuşmasında TÜSİAD'ın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
Mustafa Koç, TÜSİAD'ın ülke kalkınmasına hız kazandıracak, ekonomik kalkınmaya paralel toplumsal gelişimi sağlayacak reformlara öncülük edecek vizyonu oluşturmak ve bu vizyonun gereklerini toplum ve ülke nezdinde savunmak gibi zorlu bir görevi de üzerine aldığını söyledi.
Türkiye'ye stratejik anlamda yön veren yeni kavramları, düşünceleri ülke gündemine sokarak 40 yılda ülkenin önemli bir değişim içine girmesinde de öncü bir rol oynadığını belirten Koç, yalnızca ekonomik hayatı değil, sosyal hayatı da etkileyen TÜSİAD üyelerinin, değişim felsefesini örnek uygulamalarla bizzat hayata geçirdiğini, Avrupa'nın en modern üretim ve hizmet tesislerini inşa ettiğini, eğitime her kademede destek verdiğini anlattı.
Koç, ''Bu süreçte TÜSİAD ortaya attığı yeni düşüncelerle önce tabii tabiatıyla eleştirilere de maruz kaldı. Birçok konuda geleceği önceden kestirip, gündeme erken alan TÜSİAD, konuşulması bile tabu olan bazı konuları tartışmaya açtığında ise her kesimden eleştiriler aldı. Ama zamanın şaşmaz adaleti hükmünü yürüterek bu düşüncelerin pek çoğunun topluma da malolmasını sağladı'' diye konuştu.
''TÜSİAD ÇALIŞMALARI ÜLKEDE ÖNEMLİ DEĞİŞİMLERE KAPI ARALADI''
TÜSİAD'ın Türkiye'nin dünya ekonomisi ile bütünleşmiş bir piyasa ekonomisine ihtiyacı olduğunu, ülkenin gündemine getirdiğinde neredeyse tek başına olduğunu söyleyen Koç, bugün bu kavramın hemen bütün kesimler için vazgeçilmez bir hareket noktası haline geldiğini vurguladı.
TÜSİAD çalışmalarının ülkede önemli değişimlere kapı araladığına dikkati çeken Koç, ''Ancak değişim devamlı bir süreç. Bugün yapılması gereken çok şey var, yarın çok daha şey olacak. Bugün önümüzdeki sürece yoğunlaştığımızda piyasa ekonomisinin özellikle regülasyonlar kısmında daha kat edeceğimiz mesafeler mevcut. Anayasa ve yasalarda önemli ilerlemeler sağladık ama özgürlükler alanında almamız gereken daha mesafeler var. Eğitim reformunu tam olarak tamamlayamadık. Kadının statüsünde özlenen değişimi sağlayamadık. Kısacası yapacak daha çok işimiz var'' şeklinde konuştu.
TÜSİAD'ın 600 üyesinin temsil ettiği 2.500 şirketin kamu dışı kayıtlı istihdamın yarısını bünyesinde barındırdığını, sanayi üretiminin yüzde 65'ini gerçekleştirirken, kamu dışı katma değerin yarısını yarattığını vurgulayan Koç, enerji hariç dış ticaretin yüzde 80'ini TÜSİAD üyelerinin gerçekleştirdiğini, bütün bu faaliyetlerle de kurumlar vergisinin yüzde 85'ini ödediklerini, TÜSİAD üyelerinin kayıtlı ülke ekonomisi ve katma değerine sağladığı bu rakamlarla gurur duyduklarını belirtti.
Mustafa Koç, sadece ekonomiye sağladıkları bu katkı ile yetinmeyip, birçok konuyu erken gündeme aldıklarını, iş dünyası meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının gelişmesinde, örnek, model ve destekçi olarak büyük rol oynadıklarını anlattı.
Koç, ''Her konuda bütün kesimlerle mutabakat içinde olmayabiliriz ama 40 yıldır bizim yapmaya çalıştığımız, Türkiye'yi gelişmiş ülkeler arasına sokacak toplumsal ideallerin sözcüsü olmak, bunun gereği olan ekonomik, sosyal ve siyasal konuları analitik temelde çalışmak ve sonrasında cesaretle savunmaktır. Kurum olarak en önemli gayemizin bu olduğunu üzerine basarak bir kez daha vurgulamak istiyorum'' dedi.
Hiçbir zaman gelişmeyi, kalkınmayı ekonomik büyüme ile özdeşleştirmediklerini ifade eden Koç, ekonomik büyümenin gerekli olduğunu, ama yeterli olmadığını, buna paralel olarak kişi başına milli gelirin artırılmasının, gelir dağılımının düzeltilmesinin, bölgeler arası kalkınmışlık farklarının giderilmesinin, cinsiyetler arası eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasının, eğitim, siyasi hayata katılım, iş hayatına katılım, demokrasi ve insan hakları gibi konuların gelişmişlik açısından önemini her zaman vurguladıklarını, bu çabalarının Türkiye'nin geleceğini inşa etmede hayati bir önem taşıdığına inandıklarını söyledi.
''TÜSİAD'IN ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM ÇALIŞMA PLANI ORTAYA ÇIKMIŞ GÖZÜKÜYOR''
Hedeflerini büyüme kadar kalkınma göstergelerini de dikkate alarak seçen, bu hedeflere ulaşmak için doğru ve kararlı stratejiler uygulayan, eğitim, reformunu, demokratikleşmesini tamamlamış, bölgede barışı ve istikrarı sağlayabilen ülkede huzur anlayışını benimseyen bir Türkiye'nin yalnızca büyümeyi değil, gerçek anlamda kalkınmayı da başarabileceğine yürekten inandıklarını ifade eden Koç, konuşmasını şöyle tamamladı:
''Bence TÜSİAD'ın önümüzdeki dönem çalışma planı büyük ölçüde ortaya çıkmış gibi görünüyor. Geleceğe hepimiz, samimiyetle bu perspektifte bakıyorsak o zaman bilmeliyiz ki TÜSİAD dün ve bugün olduğu gibi yarın da yalnızca ekonomi değil, eğitim, kültür, sosyal gelişme ve siyaset de konuşacak, bütün bu alanlarda derinlemesine çalışacak, görüşlerini şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmaya devam edecektir. Ülkenin önüne hedefler koymakla yetinmeyecek, bu hedeflerin gerçeklemesinde karar alıcılarla işbirliği içinde aktif rol oynayacaktır. 40 yılını başarıyla dolduran TÜSİAD bu ülkenin güçlü geleceğinin şekillendirilmesinde en etkin oyunculardan biri olarak hizmet etmeye devam edecektir.''

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/olcutumuz-hukumete-yakin-olmak-degil/299759