Türkiye ekonomisini kitabına uydurdu
Tarih: 23 Ekim 2010 - 01:48
Economist dergisinin analizine göre Türkiye kuralına göre oynayarak, ekonomisini canlandırdı
İşte dergide "Doing it by the book" başlığıyla yayımlanan makale;
Genel kanının aksine, ülkeler finansal krizlerden çok şey öğrenebilir.
Oldukça sıkıntılı geçen 90lı yılların ardından, Türkiye 2000-2001 yılları arasında ciddi bir ekonomik kriz yaşadı. Gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYİH) yüzde 6 oranında daraldı, lira dibe vurdu, birçok bankasını iflastan kurtarmak zorunda kaldı ve bir kez daha IMFden destek istemek zorunda kaldı.
Bankaları kurtarmanın maliyeti, ülkenin GSYİHsinin üçte birine denk geldiğinden, kamu borcunun ulusal gelire oranı yüzde 34ten yüzde 74e yükseldi.
Türkiye oldukça sancılı bir deneyim yaşadı ancak bu deneyim ülkenin yedi yıl sonra yeniden patlak veren bankacılık krizini yara almadan atlatmasını sağladı.
Türkiyenin kriz sonrasında yaşadığı toparlanmada, Mart 2001de ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevine getirilen Kemal Derviş ve onun çizdiği para politikaları etkili oldu. Ak Parti, Kasım 2002de iktidara geldiğinde, ekonominin düzelmesi için yapılması gerekenlerin büyük bir kısmı tamamlanmıştı. Ancak şu anda Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da Dervişten sonra üzerine düşeni yerine getirdi.
SONUÇ BAŞARILI
Atılan doğru adımların sonuçları oldukça başarılı oldu. 1990lı yıllarda Türkiyenin GSYİHsi yıllık yüzde 4 artarken, 2002-2008 yılları arasında, 2009 krizi patlak vermeden önce ülke ortalama yüzde 6lik büyümeye imza attı.
Yine 2000 öncesi yüzde 75 civarında seyreden enflasyon da bugünlerde yüzde 9a indi. Kamu borcunun GSYİHye oranı yüzde 50lilerin altına geriledi. Bankalar büyük bir dönüşümden geçti.
OECDnin Eylüldeki raporunda, Türkiyenin bu yıl örgütün en hızlı büyüyen ülkesi olacağı ve ülkenin performansının BRIC olarak adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin gibi gelişmekte olan dev ülkelere benzeyeceği belirtildi.
Bu başarı piyasalar tarafından da ödüllendirildi. Son ülke borcu krizinin Avrupayı sarstığı dönemde, Yunanistan, Macaristan, Portekiz ve İspanya gibi ülkelerin piyasadan borçlanmaları zorlaşırken, Türkiye bu durumundan etkilenmedi. Hatta kredi notu yatırım yapılabilir seviyeye çıkarmak üzere.
Ülkeye giren yabancı yatırım, 90lı yıllarda yıllık 1 milyar doların altındayken, 2009 kriziyle biraz azalsa da şu anda 20 milyar dolar seviyesinde.
ANADOLU KAPLANLARI
Türk yatırımcılar da güçlenen ekonominin yarattığı fırsatları değerlendirmesini bildi. Özellikle iş dünyasında, Osmanlı İmparatorluğu zamanında Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler tarafından yapılan işleri, artık başarıyla devraldılar.
Bugünlerde Türk şirketleri, imalat sektörü başta olmak üzere inşaat, mobilya, tekstil ve gıda ve otomobil üretiminde büyük başarılara imza atıyor. Finansın merkezi İstanbul olarak kalsa da Bursa, Kayseri ve Konya gibi diğer şehirler son yıllardaki gelişimleriyle, Anadolu Kaplanları olarak isimlendiriyorlar.
Hollandalı ING Bankın analistlerinden John McCarthy, ülkeye gelen yabancı yatırımın Türk işletmelerini daha rekabetçi hale getirdiğini söyledi.
Türkiye ayrıca şu anda dünyanın en büyük çimento ihracatçısı ve ikinci büyük mücevher ihracatçısı konumunda da bulunuyor.
GÜLÜN DİKENLERİ DE VAR
Son yıllardaki gelişimine rağmen, Türkiye ekonomisinin iki büyük sorunu var. Bunlardan biri enflasyonken diğeri büyük cari açık.
Bunların haricinde Türkiyenin en ciddi ekonomik sorunuysa, kronik işsizlik. Yapılan araştırmalar da Türk halkının işsizlik konusunda endişeli olduğunu gösterdi. Ekim 2009da yapılan bir Eurobarometre anketinde, katılımcıların yüzde 63ünün en büyük sorun olarak işsizliği gösterdi.
hurriyet.com.tr
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/turkiye-ekonomisini-kitabina-uydurdu/294976