Yazdır

Amerikan Rüyası nasıl kurtulur?

Tarih: 22 Ekim 2010 - 08:16

ABD, bugün iyimser değil ancak geleceğinden endişelenen insanların yaşadığı bir ülke oldu

Time Bir zamanlar dünyanın ışıltılı ülkesi olan ABD, bugün iyimser değil ancak geleceğinden endişelenen insanların yaşadığı bir ülke oldu. Ancak geçmişte ABD'nin tüm engellerini aşmasını sağlayan rüyanın sonu gelmedi. Benim gibi 1970’lerin Hindistan’ında büyümüş birisi için Amerikan rüyası “Dallas” dizisinin jeneriği gibiydi. Hindistan’ın o günkü durgun ortamıyla kıyaslandığında göz kamaştırıcı ve efsanevi görünen ABD, tanıdığım herkesi ister istemez büyülüyordu. ABD’yi kınayan politikacılar bile akşam evlerine gider ve çocuklarını ABD’de okutmanın planlarını yapardı. Yüksek enflasyon, Vietnam Savaşı ve Watergate skandalı nedeniyle 1970’ler ABD için zor günleri çağrıştırıyordu ama dünyanın geri kalanı için durum daha da beterdi. 1975-77 yıllarında olağanüstü halin geçerli olduğu Hindistan’a çaresizlik hakimdi. ABD ise tüm dünyanın geri kalanının aksine tepenin üzerinde parlayan bir şehirden farksızdı. Birkaç yıl sonra ABD’ye eğitime gittiğimde, gerçek Amerikan Dünyası’nın Dallas’tan daha farklı olduğunu gördüm. Arkadaşlarımın evine gider ve sıradan işlere sahip ailelerinin parıltılı dekorlara sahip büyük evlerini görünce şaşkınlığıa uğrardım. Benim için gerçek Amerikan Rüyası, ortalama vatandaşların bile sahip olduğu bu zenginlik ve refahtı. Avrupa medeniyeti dünyanın en büyük katedrallerini inşa etti. ABD ise iki arabanın bulunduğu garajları. Ve bu orta sınıf memnuniyeti iyimserlerle dolu bir ülke yarattı. Hindistan’da o günlerde geçerli olan kadercilik ve sosyalist uyuşukluğun aksine, ABD hayata karşı ışıltılı bir yaklaşıma sahipti. Ancak o günlerde bugün de olduğu gibi ne zaman ABD’den Hindistan’a gitsem, bana dünya tersine çevrilmiş gibi gelirdi. Hindistanlılar umut içinde yaşayan ve gelecek için ümitleri olan insanlar ve geleceğe inançları var. Asırlar süren yüksek enflasyonun ardından ekonomi harekete geçti. İnsanların ruhları canlandı ve hırslandı. Bugün tüm ülke üzerindeki kilidin açıldığını hissediyor. Diğer yandan, ABD’deki ruh hali oldukça hırçın. Amerikalılar hüzünlü, öfkeli ve ruhlarını yitirmiş durumda. Özellikle orta sınıf bir saldırı altında olduğunu hissediyor. Newsweek dergisinin Eylül ayında yaptığı ankete göre, ABD’lilerin yüzde 63’ü mevcut yaşam standartlarını koruyamacaklarını düşündüğünü belirtti. Belki de en sıkıntı verici şey, ABD’lilerin geleceğe dair beklentileri konusunda son derece kederci olmaları. “Yapabiliriz” ülkesi, “yapamadığı” konusunda ikna olmuş durumda. ABD’LİLER NEDEN KÖTÜMSER ABD’lilerin endişelenmeleri için iyi sebepleri var. Büyük Buhran’dan bu yana yaşanan en büyük ekonomik krizi henüz atlattık. Tünelin sonundaki ışık için en iyi haliyle hafif bir pırıltı denebilir. Toparlanma sürecinin 16’ncı ayında, işsizlik oranı savaş sonraki dönemlerin sadece bir tanesi dışındaki zamanlardan bile kötü. Dahası hükümet harcamalarını azalttıkça ekonomi zayıflama yönünde yeni sinyaller veriyor. Bazı analistler her gerileme döneminde ABD’lilerin umutsuzlaştığını, ardından ekonominin toparlanmasıyla birlikte morallerin de yerine geldiğini söylüyor. Talep yeniden yükseldiği zaman, işlerin de geri geleceğini ve iyimserliğin artacağını söylüyorlar. Ancak ABD halkı, son dönemde alışılmışın dışına bir endişe dalgasının etkisi altında. Bu endişenin teşvikler üzerindeki etkisi ise kısa dönem tartışmaların ötesine geçiyor. ABD'liler dönem dönem ortaya çıkan bir düşüşte değil yapısal bir değişiklik içinde olduklarına inanıyor. Bu değişiklik sıradan vatandaşların istihdamı ve ücretleri üzerinde baskı kuruyor ve Amerikan Rüyası’nı tehlikeye atıyor. Birçok ABD’li, orta sınıfın çukurunun kazıldığını düşünüyor. Bence haklılar. YAPILMASI GEREKENLER ABD’nin bu durumdan çıkması için yapılması gerekenler hiç kolay değil. Çünkü sağ ve solun bir araya gelmesi, harcamaların kısılması, eğitimli işgücü için göçmenliğe izin verilmesi, vergi hukukunun mantık çerçevesine sokulması ve ardından, eğitim, Ar-Ge, yenilik ve altyapıda büyük yatırımlar yapılması gerekiyor. Ancak zaman oldukça acımasız. İnsanlar ABD’nin siyasi sisteminin çöktüğüne inanıyor. Sistemi 18’inci yüzyıldan miras kalan ABD radikal bir değişime ihtiyaç duyuyor. Bu sistem, hızlı ve büyük ölçekli hamleler tek umut olarak ortaya çıktığında tıkanıklık yaratıyor. Bugün, Singapur’da iş kurmak için yeşil kartlarından vazgeçen insanlar biliyorum. Benim geldiğim nesilde böyle bir şey düşünülemezdi bile. Ancak iyimser olmak için de sebepler var. ABD büyük sorunlarla karşı karşıya olduğu gibi büyük avantajlara da sahip. Dünyanın en büyük ve zengin ülkesi: Sadece Kuzey Amerika’nın en saniyeleşmiş ülkesi değil aynı zamanda insan gücü de artıyor. Amerikan Rüyası, Büyük Buhran döneminde ortaya çıktı. O gün bu başlıkla kitap yayınlamak isteyen tarihçi James Truslow’a yayımcısı karşı çıktı. Truslow'un kitabında bahsettiği “her ABD’li için daha iyi, zengin, mutlu yaşam" anlayışı, ABD’nin tüm dünyanın refahına sağladığı en büyük katkı oldu. Bu rüya veya ümit başlangıcından beri vardı. Bu ümidin karşısında duran engeller geçmişte yıkıldı, aynısı bugün de yapılabilir. Time yazarı Ferid Zekeriya'nın "Restoring the American Dream" başlıklı makalesinden derlenmiştir.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/amerikan-ruyasi-nasil-kurtulur/294883