İthal et yerken iki kere düşünün
Tarih: 21 Ekim 2010 - 11:10
Bilim adamları AB ülkelerinden gelen ithal etin halk sağlığını tehdit ettiğini öylüyor.
AB ülkelerinden gelen ithal ette daha önce istenen deli dana, brusella, tüberküloz ve IBR testlerinin Tarım Bakanlığı tarafından kaldırılmasının ardından bilim adamları halk sağlığını tehdit altında olduğunu söylüyor.
Bakanlık giderek yükselen et fiyatlarında istikrarı sağlamak amacıyla canlı hayvan ve karkas et ithalatını serbest bırakan ve ardından bir genelge ile Avrupa ülkelerinde gelen ete uygulanan 4'lü testin kaldırmasının hastalık riskini artacağı belirtiliyor.
AB ülkelerinde getirilecek olan ithal ette daha önce istenen deli dana, brusella, tüberküloz ve IBR testlerinin kaldırılmasının halk sağlığını tehdit edeceği söyleniyor.
Ve uzmanlar vatandaşın ithal et tüketirken daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.
İthalatçı firmaların AB'den gelen etlerin gümrükte fazla beklemesi nedeniyşe zor durumda kaldıklarına yönelik baskılara boğun eğerek 4'lü testi kaldırarak elle ve gözle yapılan muayeneyi Bakanlığın uygulaması ithalatçı firmalar tarafından olumlu karşılanırken konunun uzmanları denetimsizliğin yaratacağı risklere dikkat çektiler.
İthalatçı firmalar bu testlerin ithalat yapılan ülkelerde zaten yapıldığını Türkiye'de tekrar yapılmasını anlamsız bulduklarını belirtirken konunun uzmanları Türkiye'nin ithalat kriterlerini değiştirmesini " AB mevzuatını kabul ettiler ve bu durumda bize sunulanı doğru kabuletmek zorundayız. Demek ki Bakanlık bu konuda sorumluluğu üzerine alıyor" şeklinde yorumluyorlar.
"BAKANLIK BU KONUDA DA SINIFTA KALDI"
Veteriner ve Halk Sağlığı Derneği Bilim Komisyonu Başkanı Prof. Dr Tahsin Yeşildere, ithalat yoluyla gelen etin denetimsiz bir şekilde tüketime sunulmasında ciddi risklerin gündeme geleceğini belirterek,ihraç eden ülkenin kriterlerini olduğu gibi kabul edilmesinin yeterli bir denetim olmayacağını söyledi.
Yeşildere, gıda güvenliğinde izlenebilirliğin önemli bir kriter olduğuna değinerek AB ülkelerinin de bu konuda henüz sanıldığı gibi çok iyi olmadığına dikkat çekti.
Yeşildere şöyle konuştu:" Hükümet ve Bakanlık zaten et ve süt ithalatı ile çok tehlikeli bir yola girdi ve Türkiye'^nin tarım ve hayvancılık politikasını iyi yönetemediğini başarısız olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Bu ülkeye giren her gıda ürünün mutlaka Türkiye'nin uyguladığı kriterlere uygunluğu araştırılmalıdır. Bu karar ithal ete olan şüpheyi biraz daha artırır. Öncelikle politika halkın sağlığı olmalıdır. Organoleptik muayene gıdanın kriterlere uygun olduğu konusunda fikir vermez .Sadece dokunma , koklama ve görme duyuları ile bir ürünün sağlıklı olup olmadığına karar verilemez.Ülke içinde et üretim ve tüketimini denetlemeyen bakanlığın ithalat etin denetiminde başarıı olacağını düşünmüyorum"
"ET LOBİLERİNİN DEDİĞİ OLDU
Türkiye Ziraatçiler Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin, ihlataçı firmaların testlerin kadırılmasına yönelik açıklamalarına kesinlikle katılmadığına belirterek açıklamalara şu yorumda bulundu:" Et lobileri ithalat konusunda oduğu gibi bu konuda da kazandılar"
Et ithalatı kararı alınırken zorunlu denetim ve testlerin yapılacağını hükme bağlandığını ve lobilerin baskısı ile bu hükmün genelge ile kaldırıldığına dikkat çeken Yetkin, kararın gıda güvenliğine ve halkın hassisiyetlerine ne kadar uzak olduğunun bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Yetkin, Türkiye'nin ithalatta uyguladığı mevzuatın AB ile aynı olmadığına da değinerek şunları söyledi." Ete ithalat kapısı açılınca AB mevzuatların bizimle örtüşmedi.Riski azaltmak için alınan önlemler de çıkarıldı. AB'de henüz deli dana riski kalkmadı. Bu da gözardı ediliyor".
"TESTLER YAPILMADAN GİREN HER ÜRÜN RİSKLİDİR"
İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojileri Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gürhan Çiftçioğlu ise ülkeye giren her gıda ürününün çok iyi incelenmesi gerektiğini ve ihracatçı firmanın bildimlerinin gıda güvenliği için yeterli sayılamayacağını söyledi.
İthalata yönelik endişeleri "İthalat ölür" düşüncesiyle gözardı etmenin halkın sağlığını hiçe saymak olacağını da kaydeden Çiftçioğlu sözlerini şöyle sürdürdü:" Bu nedenle izlenebilirlik çok önemli bir kriter. Etin kayanağı, ırkı, yetiştirildiği yer, geçirdiği hastalıklar , aldığı ilaçlar vb pek çok kriter izlenebilirlik ölçeğinde bulunur. Bu henüz AB ülkerinde bile çok yeni.Dolayısıyla ithal ürünlerin denetime alınmasına yönelik uygulamaların kaldırılması riski göze almaktır.
TÜRKİYE İZLENEBİLİRLİKTE ÇOK GERİLERDE..
AB henüz yeterli olmadığı izlenebilirlik ölçütünde Türkiye henüz ciddi bir adım atmadığına da işaret eden Çiftçioğlu, büyükbaş hayvanda dataların yüklenme aşamasına geldiğini ancak küçükbaş hayvanda henüz böyle bir adım atılmadığını da söylediÇüftçioğlu, ithal etin hangi koşullarda taşındığı, soğuk zincirin kırılıp kırılmadığının da gıda güvenliği açısından çok önem taşıdığını vurguladı.
TESTLER ÇOK KISA SÜRE DE YAPILABİLİYOR
Çiftçioğlu, ithalatçı firmaların testler nedeniyle teslimatların geciktiği açıklamasına katılmadığını belirterek, " Bugün bazı laboratuarlarda çok kısa hatta 2 saatte bile sonuç alanılabiliyor. Sorunun çözümü denetimi kaldırmak değil testleri makul bir süreye çekmek olmalıydı" dedi.
gazeteport
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/ithal-et-yerken-iki-kere-dusunun/294833