Erdoğan'a yanıt verdi
Tarih: 31 Ağustos 2010 - 07:57
Referandumda görüş açıkla-madıkları için Erdoğan'ın çıkışına hedef olan TÜSİAD'ın başkanı konuştu
Vesayet altında karar vermeyiz
Anayasa paketi konusunda görüş açıkladıklarını ama üyelerine oy telkin etmelerinin söz konusu olmadığını vurgulayan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Biz gönüllü bir sivil toplum kuruluşuyuz ve hiçbir vesayet altında karar vermeyiz dedi
MİLLİYET
Anayasa referandumu konusunda evet ya da hayır şeklinde bir görüş açıklamayan, bu tavrı nedeniyle de Başbakan Tayyip Erdoğanın Bitaraf olan bertaraf olur sözüyle karşı karşıya kalan TÜSİAD, tartışmayı bu kez vesayet eksenine taşıdı. Dün akşam NTVde konuyla ilgili soruları yanıtlayan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, TÜSİADın gönüllü bir sivil toplum kuruluşu (STK) olduğunu vurgulayarak, Hiçbir vesayet altında karar vermeyiz. Üyelerimize de böyle birşeyi telkin etmeyiz dedi.
Erdoğanın bertaraf ifadesini sonradan düzelttiğini, Ben yok olurlar demek istemedim, kenarda kalırlar demek istedim dediğini hatırlatan Boyner şöyle konuştu:
Her halükarda talihsiz bir nitelemeydi diye düşünüyorum. Akla çok hoş olmayan şeyler getirdi. Ben bunu bir tehdit olarak algılamadım. O çok ileri gitmek olur. Ama sivil toplumu ve çok sesliliğin çoğulculuğun artık yeşermesi gereken bir toplumda bu tip ifadeler artık biraz ümit kırıcı olabiliyor. Demokrasinin en önemli bileşkesi çoğulculuktur. Çoğunluğun hükmetmesi değildir. Herkesin bir şekilde temsil edilebilmesidir, temsil adaletinin yüksek olmasıdır. Biz farklı seslere, farklı görüşlere farklı yapılara, farklı kurumlara tahammül edemezsek çoğulcuğu sağlayamayız ve o da elimizde çok güdük bir demokrasi bırakır ve buna demokrasi bile diyemeyiz. Bu konuda bizim tavrımız çok net.
Birey odaklı anayasa
Ümit Boyner, iş dünyasını ya da çalışanları temsil eden bazı STKların referandumda verecekleri oyu açıkladıklarının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:
Önümüzdeki sene 40ıncı yaşımızı kutlayacağız. Biz tabii ki bir görüş açıkladık. Bu görüş TÜSİADın kendi tabanıyla istişare ederek oluşturulmuş görüşlerdir. Ama bu noktadan sonra halk oylamasında tüm üyeler gidip istediği oyu vermekte serbesttir. Biz de yönetim kurullarının veya başkanın bir oy telkin etmesi kesinlikle alışılmış bir durum değildir. Belki de bu yüzden biz 40 senedir var olan bir kurumuz. Diğer kurumları eleştiriyorum gibi anlamayın her kurumun kendi geleneği olabilir. Ama biz bir gönüllü STKyız. Ve hiçbir vesayet altında karar vermeyiz. Üyelerimize de böyle birşeyi telkin etmeyiz. O noktada çok tutarlı olduğumuzu düşünüyorum.
TÜSİADın bireyin söz hakkına dikkat çekmek istediğinin altını çizen Boyner, Birey üzerine odaklı bir anayasa yapalım. Türkiye uzun seneler askeri vesayet altında yaşadı. Bunun yerine koyacağımız şey vatandaşın temel haklarıyla ilgili olmalı. Buna odaklanmazsak resmi kaçırırız. Yasama üzerinde etkiyi devam ettirmek hangi vesayeti çözecek? Vatandaşı devletten koruyan bir anayasa yapmalıyız dedi.
Sakıncalı iki madde
Son dönemde TÜSİAD anayasa paketiyle ilgili görüş vermedi şeklinde bir kanaat oluşturulmaya çalışıldığını, oysa derneğin 1992den bu yana yeni anayasa ihtiyacını dile getirdiğini, kendilerine getirilen paketi de bu çerçevede incelediklerini anlatan Boyner şöyle konuştu:
Pakette temel hak ve özgürlüklerde yapılan birtakım düzenlemeler konusunda eksiklikler olabilir ama olumlu gelişmeler var. Ombudsmanlığa veya geçici 15inci maddenin kaldırılmasına kim hayır diyebilir. Bu maddelerde olumlu görüş verdik. Fakat iki madde konusunda sakınca var dedik. 82 anayasası askerin yaptığı anayasaydı. Emir komuta zinciriyle yargıyı vesayet altında tutan bir anasayaydı. Bizim de görüdüğümüz, gelen pakette aslından burada bir değişiklik yapılmıyor.
Tam tersine Anayasa Mahkemesinde Cumhurbaşkanının yetkilerini artırarak, Cumhurbaşkanının atayacağı üye sayısını artırarak erklerin denge kurmaları açısından bir sıkıntı yaratıyordu. Diğer taraftan HSYK açısından bizim yine 92den beri eleştirdiğimiz HSYKda ciddi şekilde Adalet Bakanının yetkisi vardır, onun kontrolü altındadır söylemi devam ediyordu. Çünkü gelen pakette HSYK içinde taban genişliyor, üye sayısı artıyor, bunlar olumlu ama Adalet Bakanının hala kurumun temsilinden ve aslında bir yerde kurumun alacağı kararlardan sorumlu olması bizim geliştirdiğimiz maddelerle uyuşmuyordu.
Motivasyon sürmeli
Bu noktada söz konusu iki maddenin ayrılarak paketin parçalı oylanması görüşünü dile getirdiklerini belirten Boyner, Yeni bir anayasa yapmanın Türkiyede motivasyonunun devam etmesi gerekiyor. Bu diğer HSYK ve Anayasa Mahkemesinin yapısıyla ilgili getirilen değişiklikler belli ki toplumda kutuplaşmaya neden olacaktı, oldu. Bunun yeni anayasa motivasyonunu kırmasından da açıkçası çok çekiniyoruz dedi.
Boyner, Bu iki maddeyi ayırıyoruz, ne oy vereceksiniz? deselerdi TÜSİAD yine hayır ya da evet demeyecekti. Bir STKnın oy rengi söylemesi en azından TÜSİAD geleneklerinde pek rastlanmış birşey değil diye konuştu.
Ayrımı reddediyoruz
Ümit Boyner, Anadolu-İstanbul sermayesi tartışmasıyla ilgili olarak şöyle dedi: TÜSADın ayrımcılık yapması ekonomik gerçeklere uymadığı gibi bizim programızla da uyuşmuyor. TÜRKKONFEDin kurucularındanız, yerel örgütlere çok değer veriyoruz. Türkiyenin sürdürülebilir büyümeye geçişi ve verimlilik tabanlı büyümesi ve küçük işletmelerin konumuyla ilgili çalışmalarımız var. Bu işletmelerin etkin olması için çok çalışıyoruz. Bu çalışmaları bu hükümet gayet iyi biliyor. İlgili bakanla çok yakın çalışıyoruz. Onun için söylenenlerin gerçekle alakası yok. Bu ayırımı reddediyoruz.
Akçeli işler için isteğimiz olamaz
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Milliyet yazarı Güngör Urasın Allah politikaya bulaşan işadamına kuvvet versin... Siyasete bulaşanlar, şu veya bu nedenle ve şekilde siyasetçilerle kol kola girenler, siyasilerin bekleyişlerini cevaplamaya mecbur kalıyorlar ifadelerini yer aldığı yazısının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
Gidip de birşey istemek... TÜSİADın kurum olarak böyle bir duruşu olamaz. TÜSİAD yatırımla ilgili Türkiyenin önünün açılması konusunda görüş verir. Bu görüşler de istek olarak algılanabilir. Biz bugün Yatırım Ortamını İyileştirme Kurulunda da çalışıyoruz. Değişik bakanlıklarla politika bazında istişareler yapıyoruz. Bu, katılımcı demokrasinin şartı. Avrupada da STKlar görüş verirler. TÜSİADın akçeli işler için gidip birşey istemesi söz konusu olamaz.
Ümit Boyner bir başka soruyu yanıtlarken de, Hiçbir sivil toplum kuruluşu hükümetle diyaloğunun kopmasını istemez. Çünkü bu, bizim açımızdan bakıldığında yatırım ortamında istihdam sağlanmasında yapacağımız katkıların eksik kalması demektir. Aynı şekilde bu hükümetlerin de işine gelmemelidir diye düşünüyorum. Özellikle çoğulculuktan ve demokrasiden bahsediyorlarsa dedi.
Avcının kitabı tüyler ürpertici
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Hanefi Avcının kitabıyla ilgili olarak şöyle dedi:
Kitabı okuyorum, henüz bitirmedim. Kitabın içindekilerin doğru olup olmadığını zaman içinde anlayacağız. Zannediyorum bir soruşturma başlatıldı. Bence bu önemli. Okuduğumuz bir takım şeyler tüyler ürpertici. Kişisel hak ve özgürlükler konusunda, fikir hürriyeti konusunda bu tip yapılanmalar varsa hükümetlerin bunların üzerinde durması gerekir. Bence bunların tartışılmasında Hanefi Bey belki başlangıcın sebebi oldu. Vatandaşa hizmet veren bütün devlet kurumlarında şeffaflığın önemli olduğunu düşünüyoruz.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/erdogana-yanit-verdi/291585