Yazdır

'Referandum güven oylaması değil'

Tarih: 27 Ağustos 2010 - 23:44

Babacan, Referandumun AKP'ye güven oylamasına dünüştürmeye çalışıldığını, bunun hata olacağını söyledi

ANKARA (A.A) - Devlet Bakanı Ali Babacan, bazı sivil toplum kuruluşlarının, bu referandum, ''Bir parti oylamasıdır. Sanki AK Parti'ye evet ya da hayır demektir noktasına gidecek. Dolayısıyla biz evet ya da hayır dersek sanki bir siyasi tercih ortaya koymuş olacağız. Bu böyle algılanacak diye bir endişesi'' olduğunu düşündüğünü söyledi. Babacan, çok spesifik konularda, belli konularda açıkça taraf olabilen kuruluşların, bu konuda daha önce çok örnek yaşanmasına rağmen, Anayasa değişikliği konusuna gelince ''ne evet ne hayır demeleri, ortada kalmalarının'' insanı düşündürdüğünü kaydetti. Babacan, katıldığı bir televizyon programında, Anayasa değişiklik paketi ve hükümetle TÜSİAD arasındaki gerginlik konusundaki soruları yanıtladı. -''HUKUKİ İTİRAZLARA SÜNGER''- Anayasa değişiklik paketi konusundaki itirazlara ilişkin soru üzerine Babacan, itirazların hukuki ve siyasi yönünü düşünmek gerektiğini ifade ederek, ''Hukuki yönüne bakacak olursak itirazların, anamuhalafet partisi aldı bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. 'Şu şu yüzden iptalini istiyoruz' dedi. Bugünkü Anayasa Mahkemesi inceledi, 'hayır hukuki açıdan sorun yoktur' dedi. Bir iki belki cımbızlama yaptı. Bahsettiğimiz ana değişiklik konularının bir bakıma hepsini onaylamış oldu. Dolayısıyla hukuki itirazların hepsinin üzerine sünger çizildi'' diye konuştu. HSYK üye sayısının ''çok daha geniş bir yapı ve ortak akıl ürünü kararlar çıksın diye'' 22'ye çıkarılacağını belirten Babacan, ''Tabana yaygın, gerçek demokrasiye daha uygun bir seçim sistemi geliyor HSYK'ya'' görüşünü ifade etti. Bu konuda da çeşitli itirazlar olduğunun hatırlatılması üzerine Babacan, itirazlara bakılıp gelişmiş demokrasilerle mukayese edildiğinde hepsinin geçersiz olduğunun görüldüğünü söyledi. Babacan, ''Batının gelişmiş demokrasilerinden bahsediyorum, Afrika ülkelerinden bahsetmiyorum'' dedi. Anayasa değişiklik paketini, Avrupa Konseyi'nin Venedik komisyonunun incelediğini, bunun tamamıyla batı standartlarına, gelişmiş demokrasi standartlarına uygun olduğunu söylediğini aktaran Babacan, ''demokratikleşme adına, hukuk sistemini daha derleyip toplama adına geri gidilmediğini, daha ileri gidildiğini, gelişmiş demokrasilerden bugüne kadar tek bir itiraz gelmediğini'' söyledi. Babacan, Türkiye AB'ye aday katılımcı bir ülke olduğu için Türkiye'deki bütün gelişmelerin evrensel standartlara uygun olup olmadığı açısından takip edildiğini, yapılanın evrensel standartlara uygunluğunun da teyit edildiğini kaydetti. -REFERANDUMUN İÇERİĞİNDEN FARKLI KONULARIN TARTIŞILMASININ NEDENİ- Tartışmaların anayasanın içeriğinden başka alanlara kaydırılmasının asıl sebebinin bu olduğunu dile getiren Babacan, ''Çünkü içeriğine girildiği zaman orada fazla güçlü argüman yok. 'bu şöyle yanlıştır, öyle yanlıştır' diye yok. Bakıyorlar anayasa paketinin içinde fazla güçlü argüman yok, alıyorlar tartışmaları başka yerlere götürüyorlar'' diye konuştu. -''REFERANDUM GÜVEN OYU YOKLAMASI DEĞİL''- Referandumun, ''AK Partiyi güven oylamasına dönüştüğü'' sözleri üzerine Babacan, ''Dönüştürülmeye çalışılıyor ama eğer işte o yapılırsa, o da hata olur. Halkımızı burada bizim doğru yönlendirmemiz lazım. Bu bir güven oyu yoklaması değil, bu parti konusunda halkımızın tercihini gösterecek bir oylama değil. 2011'de onun zamanı gelecek'' dedi. Babacan, referandumda halkın karşısına bir ''evet ve hayır çıkacağını'' belirterek, ''Evet neye evet, AK Parti'ye, iktidara, başka politikalara 'evet' değil. Anayasa değişiklik paketine evet veya anayasa değişiklik paketine hayır'' diye konuştu. Bunu daha çok anlatmak gerektiğini belirten Babacan, ''Aksi halde bu Türkiye meselesi. Bu fırsat Türkiye'nin elinden kayıp giderse, gelecek nesiller bunun hesabını sorar'' uyarısında bulundu. -''1980 DARBESİYLE HESAPLAŞMA KAPISI AÇILIYOR''- ''Niye şimdi değişen vesayet rejimini ortadan kaldırıyor bir öncekiler kaldırmadı deniliyor'' sözleri üzerine Babacan, şunları kaydetti: ''Anayasa değişiklik paketinde 1980 darbesiyle ilgili bir hesaplaşma kapısı açılıyor. Hesaplaşma olur olmaz ayrı mesele. Belki hiç gerek kalmayabilir ama bu kapının açılması demek ilelebet Türkiye'de bu işe niyetlenen, aklından geçiren birileri olursa bunun bir gün gelip hesabını vereceği bir bakıma anayasada tescil edilmiş olur. 1980'le ilgili yargı kapısını açmak, 1980'nin kendisiyle ilgili mesele değil geleceğe ait çok önemli kuvvetli bir mesaj. 30 sene öncesiyle hesaplaşılabiliyorsa herkes ayağını denk alacak demek bu çok önemli. Yargı noktasında sivil mahkemelerin daha ağırlıkta olacağı bir yargı sistemi, askerlerin olur bir hata yaparlarsa bu yargıya intikal ederse sivil mahkemelerde yargılanacağı son derece önemli bir adım.'' -TÜSİAD'LA YAŞANAN GERGİNLİK- ''Bunu iş dünyasına anlatamıyor musunuz?'' sorusuna Babacan, ''iş dünyası ile çok konuştukları, anlattıkları'' yanıtını verdi. ''TÜSİAD'a anlatamıyor musunuz?'' sorusu üzerine Babacan, anayasa değişiklik paketindeki unsurlara bakıldığında, 10-15 yıldır yapılan çalışmalar, TOBB'un, TÜSİAD'ın, muhalefet partilerinin CHP'nin, daha önce yaptığı çalışmalar yan yana konulduğunda bütün bunların daha önce zaten dillendirilen değişiklikler olduğunun görüldüğünü, gündeme getirilen değişikliklerin ''sıfırdan icat edilmiş, tekerleğin yeniden bulunduğu'' değişiklikler olmadığını anlattı. ''TÜSİAD Başkanı bizim önerilerimiz ile hükümetin getirdiği arasında farklılık var diyor'' sözleri üzerine Babacan, ''Ben bunu şöyle okuyorum: Bu referandum, 'bir parti oylamasıdır. Sanki AK Parti'ye evet ya da hayır demektir noktasına gidecek. Dolayısıyla biz evet ya da hayır dersek sanki bir siyasi tercih ortaya koymuş olacağız. Bu böyle algılanacak diye bir endişesi var bazı sivil toplum kuruluşlarımızın. Açıkça çıkıp 'evet' demek sanki bir parti tercihi yapıyor, bir siyasi partiyi açıkça destekliyor görüntüsü oluşacak diye, belki böyle bir korkuları olabilir'' dedi. Babacan, ''İçerideki maddelerden gerçekten yanlış olduğunu düşünüyorlarsa, çıkıp o zaman da hayır demeleri lazım. Yani hayır da demiyorlar dikkat ederseniz. Yani eğer o maddeler yanlışsa biz bunu istemiyoruz şu şu gerekçeyle, onun için kurum olarak duruşumuz hayırdır da diyebilirler'' diye konuştu. ''Endişeli olabilirler mi?'' sorusu üzerine Babacan, Türkiye'de şimdiye kadar hep özgürlüklerin önünü açtıklarını, Türkiye'de vatandaşların, kurumların hür iradesini ortaya koyabilmeleriyle ilgili ortam oluşturmaya çalıştıklarını, 2002 Türkiye'si ile bugünün Türkiye'sinin bu açıdan bakıldığında çok çok farklı olduğunu söyledi. -''BİRAZ ÇELİŞKİ OLUŞTURUYOR''- ''Buradaki problemi şöyle görüyoruz'' diyen Babacan, şöyle devam etti: ''Çok spesifik konularda, belli konularda açıkça taraf olabilen kuruluşlar, daha önce çok örneği yaşandı. Açıkça biz tarafız, biz bunu istiyoruz-istemiyoruz diyebilen kuruluşlar. Anayasa konusuna gelince, değişiklik konusuna gelince, ne evet-ne hayır demeleri, hani ortada kalmaları da biraz tabi düşündürüyor insanı. Ve kaldı ki AB sürecini destekleyen, AB'nin standartlarını baz aldığını hep söyleyen kuruluşlar TÜSİAD, TOBB, başka çoğaltabiliriz. Eğer Venedik Komisyonundan en ufak bir itiraz gelmediyse, AB Komisyonundan en küçük bir eleştiri gelmediyse bu değişiklik paketiyle ilgili. Tam tersine paket açıklandığının hemen ertesinde AB Komisyonu güçlü bir destek vermiştir, 'Türkiye için bunlar doğru adımlar demiştir'. Bu bizi AB'ye daha da yaklaştıracaksa, AB'yi destekleyen kuruluşların bu Anayasa paketi konusunda sessiz kalması, evet ya da hayır dememesi, 'biraz çelişki oluşturuyor' diye de düşünüyorum.'' -''DURUŞUNU, POZİSYONUNU GÖZDEN GEÇİRMESİ LAZIM''- Paket AB'ye yaklaştırıyorsa bunun desteklenmesi gerektiğini düşündüklerini belirten Babacan, ''Hem AB adına adım atacağız, AB'ye ne bizi yaklaştıracak adımlar atacağız, öte yandan da 'biz bunu istemeyiz'. Niye? Çünkü 'şu maddesini ben böyle düşünüyor idim'. Ama eğer o kuruma özel bir bakış açısıysa ve bizim yaptığımız değişiklik Avrupa standartlarıyla tam uyumluysa, o zaman belki o kurumun kendi içinde şöyle bir duruşunu, pozisyonunu bir tekrar gözden geçirmesi lazım'' dedi. Babacan, şahsi kanaati konusunda, ''Bu, o kuruluşlarımız tarafından bir partiye destek vermek ya da o partiye karşı olmak gibi algılanacak, o pozisyona düşmeyelim gibi bir tutum içerisinde olabilirler. Ya da üye tabanına baktığımızda üye tabanında pek çok farklı partiyi destekleyenler olabilir'' görüşünü ifade etti. Pakete farklı açıdan bakanların artılarını ya da eksilerini görebileceklerini kaydeden Babacan, ''Sonuçta bunun bir muhasebesini yapmak lazım. Kaldı ki iş dünyası muhasebe yapma konusunda herhalde en yetkin olması gereken bir camia. Şimdi artıları-eksileri, bilançoyu koyacaklar, aktifte ne var, pasifte ne var, bu Anayasa ne getiriyor, ha kendilerine göre ne götürüyor?'' dedi. İletişim kopukluğu diye bir şeyi kabul etmediğini de belirten Babacan, ''TÜSİAD Yönetim Kurulu, TOBB Yönetim Kurulu, diğer kuruluşlarımız, TİM, MÜSİAD, TUSKON, yani birçok kuruluşumuz var. Bunların her biri ne zaman Sayın Başkanımızdan, bizlerden bir randevu isteseler hemen veririz. En önemli kararlarımızı onlarla mutlaka istişare ederiz'' diye konuştu.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/referandum-guven-oylamasi-degil/291395