PKK'dan Ramazan ateşkesi
Tarih: 11 Ağustos 2010 - 11:48
Cengiz Çandar, terör örgütünün 'demokratik özerklik' talebinin arka planını anlattı
PKK ateşkesi 12 Eylülün önünü açacak...
Türkiye, hafta sonu YAŞ kararlarıyla demokratik geleceği konusunda çok önemli bir virajı döndü.
Eş zamanlı olarak, en az onun kadar önemli bir gelişme de Diyarbakırda yaşandı. Diyarbakırta iki gün boyu toplanan Demokratik Toplum Kongresinin eş başkanlığına Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk getirildi.
Dikkatleri YAŞa yoğunlaşmış kamuoyunun dikkatlerinin, bu hayati önemdeki gelişmeyi yeterince kavrayamaması ve değerlendirememiş olması mümkün. BDP zaten varken, onlarca hatta yüzlerce mensubu cezaevlerinde bulunan KCKnın ne olduğunu sökmeye çalışırken, Demokratik Toplum Kongresi neyin nesi sorusu akıllara gelebilir. Bazı devlet kurumların nezdinde, Demokratik Toplum Kongresi, PKKnın yasama organı olarak algılanıyor.
Bu, çok doğru bir tespit değil. Ancak, Kürt siyasi hareketi diye genelleyebileceğimiz ve PKKnın kayda değer etkisi altındaki alanın yasal siyaset zeminini seçen kitlesel organı olduğunu söylemek de yanlış olmaz.
DTKnın başına Ahmet Türk ile Aysel Tuğlukun getirilmesinin bir anlamı ve kendiliğinden ifade ettiği bir mesajı var. DTKnın daha önceki eş başkanları şu anda KCKdan tutuklu bulunan Hatip Dicle ile 1999da Abdullah Öcalanın çağrısı üzerine Türkiyeye gelerek teslim olan ve beş yıl hapis yatan PKK dağ kadrolarından Yüksel Genç idi. Şimdi yerlerini Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk aldı.
*** *** ***
Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk, Aralık 2009da Anayasa Mahkemesinin kapattığı ve siyaset yasağı koyduğu DTPnin eş genel başkanlarıydılar. Her ikisinin Kürt siyasi hareketi içindeki konumları ve Türkiye genelindeki algılamalarına gelince, en çarpıcı özellikleri, Kürt siyasi hareketinin makul ve kendileriyle görüşülebilir kişilikler olmaları.
Özellikle Ahmet Türkün Anayasa değişikliği referandumunda evet yanlısı olduğu da bir sır değil.
Dolayısıyla, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk isimlerinin, birarada DTK eş başkanlığına seçilmiş olmaları, Kürt açılımının tıkandığı ve Türkiye gündeminde PKKnın yeniden canlandırdığı silahlı tırmanışta, Kürt siyasi hareketinin yeniden barışçıl ve siyasi bir Türkiye açılımı yapma kararına işaret ediyor.
Nitekim, Demokratik Toplum Kongresinin sonuç bildirgesi, çift taraflı ateşkes çağrısında bulundu. Söz konusu bildirgelerin nasıl ciddi biçimde ve titizle hazırlandığını bilen birisi olarak, çift taraflı ateşkes çağrısında, PKK sözcüğünün daha öne yazıldığı gözümden kaçmadı.
Bunun anlamı, PKKnın çok yakında bir ateşkes ilanına gitmesi demektir. BDP yöneticileri de, bu ayrıntıya girmeden, sonuç bildirgesinin bu bölümünü olumlu katkı yapan, önemli bir çıkış olarak nitelediler.
Aldığımız duyuma göre, 15 Ağustos hatta daha da öncesinde 13 ya da 14 Ağustosta PKKnın ateşkes ilanı ciddi bir ihtimal halinde. Gerçi bu Ramazan boyunca uygulanacak geçici bir ateşkes gibi olacak gözüküyor ama kalıcı olmaya dönüşmesi de yabana atılmaz bir ihtimal.
Şiddet tırmanışının hemen ardından, Diyarbakırda 99 sivil toplum örgütü, son olarak Demokratik Toplum Kongresi ve aynı şekilde BDP, ateşkes çağrılarını yüksek sesle ifade ettiğine göre ve benzer sinyaller Kandilden konuşan Murat Karayılandan da alındığına göre, çok yakında bir ateşkes duymak, sürpriz teşkil etmeyecek.
Elbette, Batmanda insan hakları savunucusu eski Batman Baro Başkanı ile HEPli bir ailenin PKK mayınlarıyla hayatlarını kaybetmesi de, artık yeter duygusunu PKK etkisindeki Kürt kesimlerinde hissettirmiş ve bardağı taşırmış bir durumda.
PKKnın Kürt halkı nezdindeki imajı ve kendi selameti açısından da, ateşkese yönelmesi âkarşılık göreceği beklentisiyle- mantıklı bir gelişme olacak.
Kuşkusuz, bütün bunların 12 Eylül Anayasa Referandumu açısından da önemi ve değeri bulunuyor. 12 Eylül referandumunun, silahların sustuğu bir ortamda gerçekleşmesi, Kürt halkının serbestlik içinde evet kullanmasına imkan verecek.
BDP, boykot kararından resmen dönmese bile, boykot için tüm güçlerini seferber etmediği ve halkın kararına saygılı davranacağını açıkladığı takdirde, Türkiyenin kendi yararına olacak demokratik gelişmesinin önünü açacak.
*** *** ***
Aynı sağduyuyu, İmralının da göstermesi beklenmelidir. Özellikle, son YAŞ kararlarının, İmralıya kendiliğinden ilettiği bir mesaj söz konusu. İmralı, Türkiyedeki güçler dengesinin asker ağırlığını göz önüne alarak, denklemi ona göre kuruyor, kendisinin ve Kürt siyasi hareketinin geleceğini o asker ağırlığını göz önüne alarak oluşturduğu siyasi pozisyonlarla belirlemeyi esas alıyordu.
Gelinen nokta, Türkiyenin ufkunda sivil ve demokratik siyasetin ağır basacağı hükmünü İmralıya verdirirse âki, verdirmesi gerekir- oradan gelecek mesajlar da, gerek kendi bireysel geleceği ve gerekse Kürt siyasi hareketinin genel çıkarları açısından, yeni denge hesaplanarak verilecektir.
YAŞ kararlarıyla, Demokratik Toplum Kongresinin eş başkanlığa Ahmet Türk ve Aysel Tuğlukun birlikte okumak gerekiyor.
12 Eylül referandumununun ve o bağlamda Türkiyenin demokratik geleceğinin önü, geçen haftaya oranla, şu anda çok daha açık.
PKKnın ateşkes ilanı ve İmralıdan gelecek sağduyulu mesajla daha da açılacak.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/pkkdan-ramazan-ateskesi/290055