Türk gazetecileri biz öldürdük
Tarih: 18 Temmuz 2010 - 10:01
Kahlili, Devrim Muhafızlarının Türkiyedeki operasyonlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı
Tolga TANIŞ
Nisan ayında çıkan İhanet Zamanı kitabıyla ABDde tartışma yaratan eski CIA Ajanı Reza Kahlili, Hürriyet Pazara konuştu. İran Devrim Muhafızlarına katılıp 10 yılı aşkın CIAye çalışan Kahlili, hem İranlı nükleer fizikçi Şahram Amiri olayını değerlendirdi hem de Devrim Muhafızlarının Türkiyedeki operasyonlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı
Şahram Amiri ve benim durumum farklı. Ben Amirinin CIA için İrandan istihbarat topladığını zannetmiyorum. Yurtdışına yaptığı gezilerden birinde CIAden teklif aldı. Sonra da ABDye iltica etmeye karar verdi. CIAye bence Amerikaya geldikten sonra bilgi verdi. Halbuki ben İranın içinde çalışmıştım.
Amerikaya geldikten sonra çok kritik bir hata yaptı Amiri. Ailesini aradı. İranda bütün telefonlar dinlenir. Oğlunu arayınca İran istihbaratı da durumu anladı. Hayatta olduğunu, Amerikada bulunduğunu belirledi ve ailesi üzerinden Amiriyi tehdit etti. Amiri de dönüş için kendine bir hikaye yarattı. İranda Amiriyi şimdi kahraman gibi karşıladılar. Ancak eminim, bir süre sonra Amiriyi öldürecekler. Ya bir kamyonla trafik kazasına karışacak, ya da başına başka bir şey gelecek ama hiç şüphem yok; İranlılar Amiriyi mutlaka öldürecekler. Çünkü CIAye konuştuğunu biliyorlar.
AİLE EN BÜYÜK ZAAF
Casus olmaya karar veren biri için, işin en riskli kısmı ailedir. Benim ailemin de benim CIAye çalıştığımdan haberi yoktu. 80lerden 90ların ortasına kadar çalıştım. 11 Eylül (2001) sonrasına kadar hiçbirinin haberi olmadı. Anlatınca karım şok geçirdi. Ama bir süre sonra benim korkak olmadığıma, bir hain olmadığıma, ülkemin iyiliği için çalıştığıma ikna oldu. Bu işin en dramatik yanı, ailenizin hayatlarını riske ediyor olmanız ve onlara hiçbir şey söyleyememeniz. Amirinin yaşadığı çelişki de buydu.
TÜRKİYE OPERASYONLARINI ŞUBE 5000 YÜRÜTTÜ
Türkiye, benim çalıştığım dönemde Devrim Muhafızlarının en yoğun faaliyet gösterdiği bölümdü. Hiç Türkiyede bulunmadım. Türkiye operasyonlarına da katılmadım. Ama Devrim Muhafızları içinde suikast ve bombalamalar için kurulan Quds Gücü içinde, Türkiye konusunda çalışan Şube 5000 diye bir bölüm vardı. Türkiyede çok aktiflerdi.
Şube 5000 isminin bir anlamı yok. O dönem öyle bir isim verilmiş. Türkiyede üç ana faaliyet alanı vardı bu bölümün. Birincisi, suikast ve bombalamalar. İkincisi, adam kaçırma. Üçüncüsü, teşkilata yeni isimler kazandırma ve Türkiyeyi diğer ülkelerdeki operasyonlar için bir üs olarak kullanma. Türkiye içinde Şube 5000in kullandığı birçok güvenli ev vardı.
Şube 5000 90ların ortasına kadar Türkiyede onlarca suikast düzenledi. Öncelikle İranlı rejim muhalifleri hedef alınırdı. Ama seküler Türk yazarların da bu operasyonlarda hedef olduklarını biliyorum. Sorduğunuz, Uğur Mumcu ismini daha önce duydum. Ancak Şube 5000in bu olayda bir rolü oldu mu bilmiyorum.
SÜPERMARKET AVANTAJI
Emin olduğum, şimdiki İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttekinin, Türkiyede büyükelçi olarak görev yaptığı dönem (1986-1989) iki İranlı rejim muhalifine düzenlenen suikastte aktif rol oynadığı. Kendisi Devrim Muhafızı kökenlidir. Daha sonra aynı görevi yapan Muhammed Rıza Bagheri (1990-1997) de yine Devrim Muhafızlarının istihbarat kolundandır.
Şube 5000in bağlı olduğu Quds Gücü, zaten yurtdışı operasyonlarında özellikle İran konsolosluklarını kullanırlar. Havayolları, nakliye firmaları, kültür merkezleri ve paravan şirketler gizlenme yerleridir. Süpermarket zincirleri kurarlar. Faaliyeti genişletebileceğiniz bir alan olduğundan süpermarketler avantajlıdır.
Türkiyedeki sekülerlerin İran konusunda duydukları endişeler bir paranoya değil. İran Şii, Türkiye Sünni olabilir. Ama Devrim Muhafızları ve onların Türkiyede kendilerine katılmaya ikna ettikleri radikaller arasında çok güçlü bir ortak nokta var: Amerika ve İsrail düşmanlığı. Bunu sağladıktan sonra Sünni-Şii farklılığı Devrim Muhafızları için önemli değildir.
REJİMİ TEK BAŞIMA DEĞİŞTİRMEK İSTİYORDUM
İhanet Zamanı adlı, 352 sayfalık kitabında casusluk yaptığı dönem başından geçenleri anlatan Reza Kahlili, neden CIAye katıldığını açıklarken, Çünkü İran rejimini tek başıma değiştirebileceğimi düşündüm dedi. Heyecan için değil idealistliğim sebebiyle ajan oldum diye ekledi. Kitabının hikayesini ise şöyle anlatıyor: CIAden 90ların ortasında ayrıldım. O dönemden sonra aktif bir rol üstlenmek istemedim. Ama Ahmedinejad döneminden sonra bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim. Bu kitapla ilgili notları 2006da almaya başladım. Sonra editörümün tavsiyesiyle bir yazım tekniği belirledik. Öykümü nasıl anlatacağıma karar verdik. Bitirince de Amerikan Hükümetinde gönderdik. Notları gözden geçirdiler. Ulusal güvenliği ilgilendiren kısımları çıkardılar. Yayına hazır hale soktuk. Kitabı kontrol edenin hangi birim olduğunu söylemem hukuken mümkün değil. Ancak kitapta anlatılanların hepsi benim hikayem. Başkalarından topladıklarımı bir araya getirmedim. Yaşım 50nin üzerinde. Kronoloji bire bir örtüşüyor.
İhanet Zamanı adlı, 352 sayfalık kitabında casusluk yaptığı dönem başından geçenleri anlatan Reza Kahlili, neden CIAye katıldığını açıklarken, Çünkü İran rejimini tek başıma değiştirebileceğimi düşündüm dedi. Heyecan için değil idealistliğim sebebiyle ajan oldum diye ekledi. Kitabının hikayesini ise şöyle anlatıyor: CIAden 90ların ortasında ayrıldım. O dönemden sonra aktif bir rol üstlenmek istemedim. Ama Ahmedinejad döneminden sonra bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim. Bu kitapla ilgili notları 2006da almaya başladım. Sonra editörümün tavsiyesiyle bir yazım tekniği belirledik. Öykümü nasıl anlatacağıma karar verdik. Bitirince de Amerikan Hükümetinde gönderdik. Notları gözden geçirdiler. Ulusal güvenliği ilgilendiren kısımları çıkardılar. Yayına hazır hale soktuk. Kitabı kontrol edenin hangi birim olduğunu söylemem hukuken mümkün değil. Ancak kitapta anlatılanların hepsi benim hikayem. Başkalarından topladıklarımı bir araya getirmedim. Yaşım 50nin üzerinde. Kronoloji bire bir örtüşüyor.
SES DEĞİŞTİRİCİ ALET KULLANDI
Reza Kahlili, şimdi ABDnin California Eyaletinde yaşıyor. Ancak geçen hafta, kitabının tanıtımı için Washingtonda iki toplantıya katıldı. Beyzbol şapkası, ameliyat maskesi ve güneş gözlüğüyle dolaşan, ses değiştirici bir aletle konuşan Kahlili ile o toplantılarda görüştük. Bir söyleşi için sözleştik. Hafta içi de söz verdiği gibi telefonla aradı. Önceden belirlediği bir saatte, gizli bir numaradan. Konuşurken, yine ses değiştirici alet kullandı.
BİR YILDAN UZUN SÜREDİR KAYIPTI
Şahram Amiri, Mayıs 2009da Hac için gittiği Suudi Arabistanda ortadan kaybolmuştu. İran, nükleer fizikçi Amirinin ABD tarafından kaçırıldığını iddia etmiş, Washington bu iddiaları reddetmişti. Amiri, 16 Temmuzda Katar üzerinden İrana getirildi ve Tahranda sevinç gösteriyle kahraman gibi karşılandı. Hürriyet
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/turk-gazetecileri-biz-oldurduk/281354