Yazdır

TÜSİAD daha hassas olsun

Tarih: 03 Temmuz 2010 - 01:51

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün: Doğu ve Güneydoğu’ya yatırım için TÜSİAD daha hassas olsun

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Doğu ve Güneydoğu bölgelerine yatırım konusunda bütün sanayicilerden olduğu gibi TÜSİAD üyelerinden de daha fazla destek ve hassasiyet beklediklerini söyledi. Sivil toplum örgütlerinin her konuda görüş açıklayabilmesinin demokrasinin gereği olduğunu belirten Ergün, “Birbirimizi eleştirmekten ziyade ‘Beraber ne yapabiliriz’e bakalım” dedi. SANAYİ ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) üyelerinin, Doğu ve Güneydoğu bölgelerine yatırım yapıp yapmadıklarıyla ilgili tartışmalara ilişkin olarak, herkesten ‘destek ve hassasiyet’ beklediğini dile getirdi. Ergün, “TÜSİAD üyeleri Türkiye’de üretimin, ihracatın istihdamın önemli bir bölümünü gerçekleştiriyor” derken, “Türkiye’nin diğer bölgelerine yapılacak yatırımlarla ilgili de elbette TÜSİAD üyelerinden de, bütün sanayicilerden de daha fazla destek ve hassasiyet bekliyoruz. Çünkü Türkiye bütün bölgelerini özel sektör eliyle kalkındıracaktır” diye konuştu. Eskişehir’de düzenlenen ‘Seramik Sanayi Buluşması’nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Ergün, özel sektörün Türkiye’nin kalkınmasında çok önemli rolü olduğuna işaret etti ve Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde altyapı, güvenlik ve diğer konular halloldukça o bölgedeki yatırımların da artacağını belirtti. Ergün, teşviklerin tek başına yatırımları arzu ettikleri hızda ve miktarda bazı bölgelere götürmeye yetmediğini ya da teşviklerden bütün illerin aynı oranda yararlanma imkanına sahip olmadığını anlattı. Demokrasi ve sivil toplum Sivil toplum örgütlerinin kendi alanları dışında da zaman zaman fikir beyan edebileceklerini dile getiren Ergün, bu konuda şunları söyledi: “Belirtilen görüşler, sizin düşüncelerinizle bizim düşüncelerimizle mutabık olmak zorunda değil. Demokrasi varsa, özgürlük alanı genişleyecekse, sivil toplum örgütlerinin de belli konulardaki görüş ve düşünceleri olacak. Bu görüş ve düşünceleri ifade etmelerinin başka faaliyetlerle kıyaslanmaması ve kısıtlanmaması gerekir. Eğer başka faaliyetleri konusunda aksaklıklar, eleştirilecek konular varsa onları bağımsız bir şekilde ele almak ve değerlendirmek mümkün. Sivil toplum örgütlerine, ‘Sen kendi faaliyet alanlarındaki şu faaliyetlerini sürdürmüyorsun’ denilebilir ama bu durum, onların öteki konulardaki düşünce açıklamasını kısıtlayacak bir durum olamaz.” Beraber ne yapabiliriz Ergün, “Mesele birbirimizi bu veya şu şekilde eleştirmekten ziyade oturalım ‘beraber ne yapabiliriz’ bunu planlayalım” derken, sözlerine şöyle devam etti: “İster TÜSİAD üyeleri olsun, ister MÜSİAD üyeleri, ister TUSKON, ASKON olsun. Hepsiyle birlikte Türkiye’nin içeride ve dışarıda yapması gereken siyasi ve ekonomik hamleleri müzakere etmek, birlikte adım atmak önemlidir. Yoksa sivil toplum örgütlerine doğrudan doğruya ‘siz şu düşünceleri söylediniz ama siz de şunu yapmadınız’ gibi bir politika izlemenin doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum.” Elektrikte indirim yapıp ardından ‘Pardon’ olmaz ENERJİ Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) elektrik fiyatlarında indirim kararını iptal etmesine ilişkin olarak “Bu tür ileri geri adımlarla piyasada tedirginliğe yol açılmamalı” Nihat Ergün, ‘indirime gittim’ deniliyorsa uygulanması gerektiğini vurguladı. “Üç gün sonra ‘Yanlış yapmışız, pardon indirimi geri aldık’ gibi bir yaklaşım doğru bir yaklaşım değil” diyen Ergün, şunları söyledi: “EPDK bu tür ileri geri adımlarla piyasada tedirginliğe yol açmamalı. Bundan sonraki adımlarını iyi hesaplamalı. Eğer enerji fiyatlarında ben bir indirime gittim diyorsa o indirimi uygulamalı. Üç gün sonra yanlış yapmışız pardon indirimi geri aldık gibi bir yaklaşım doğru bir yaklaşım değil. En azından piyasalar açısından ciddi bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz. EPDK’nın bu yaklaşımı bundan sonrası için en azından daha sağlıklı adımlar atmasına vesile olmalı. EPDK keşke attığı adımı kısa zaman sonra bir geri adım olarak ortaya koymasaydı. Bu tür kararlar alınırken iyi hesaplanarak alınması ve açıklanması gereken kararlardır.” Sorunları çözersek yatırım için farklı mekanizma gerekmez NİHAT Ergün, “İçeride yıllardır yük olarak taşıdığımız politik sorunların çözümüne ihtiyacımız var” derken, şu görüşleri dile getirdi: “Türkiye’de Alevi vatandaşlarımızın dini kimlik sorunları varsa hızlı bir şekilde çözüme kavuşturalım. Kürt vatandaşlarımızın etnik kimlik sorunu varsa bunları, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti içinde çözüme kavuşturalım ve üzerimizde taşımayalım. Çünkü Türkiye’nin hızını yavaşlatan unsurlar haline geliyor. Taşınamaz hale gelmiş terör sorununu çözüme kavuşturalım ve Türkiye’nin üzerindeki bu yükleri de atalım. Güvenlik, bölgesel altyapı sorunlarını, etnik ve dini kimlik sorunlarını aşmış bir Türkiye olduğumuz da bizim Doğu ve Güneydoğuda yerli ve yabancı sermaye yatırımları konusunu bu kadar farklı mekanizmalar geliştirmek şeklinde tartışmayacağız. Diyarbakır’da mermer sektörü çok geliştirilebilir, Türkiye’nin en güzel ve zengin mermer yataklarından biri Diyarbakır’da bulunuyor. 30’a yakın mermer çeşidi var. Ancak bu sektörü burada geliştiremiyoruz. Yatırımcı oraya ‘el yordamı’ ile gidebiliyor.”
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/tusiad-daha-hassas-olsun/280045