Bakan Çağlayan'dan itiraf
Tarih: 11 Haziran 2010 - 14:16
Bakan Çağlayan, Türkiye'nin 2003-2009 yılları arasında 75 milyar dolardan fazla yabancı sermaye çektiğini söyledi
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin 2003-2009 yılları arasında 75 milyar dolardan fazla yabancı sermaye çektiğini söyledi.
Çağlayan, Adana Sanayi Odası (ADASO) Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında, Türkiye'nin sağladığı siyasi ve ekonomik istikrarla yabancı sermaye konusunda da önemli başarı gerçekleştirdiğini ifade etti.
Cari açığın küçümsenmeyecek ve önemsenmeyecek bir şey olmadığını, bunun finansmanının nasıl yapıldığının önemsenmesi gerektiğini belirten Çağlayan, ''Cari açığı hafife aldığım sonucu çıkmasın. Ancak Türkiye burada bir şey gerçekleştirdi. Türkiye, 1973-2002 arasındaki 30 yılda 15 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekerken, 2003-2009 yılları arasındaki kısa sürede 75 milyar dolardan fazla yabancı sermaye çekti. 30 yılda çekilen yabancı sermaye ortalama bir yılda çekildi'' şeklinde konuştu.
Türkiye'ye 2002 yılında sadece 8,5 milyon turist gelirken 2009 yılında rakamın 27,5 milyona ulaştığını ve yaklaşık 22 milyar dolarlık turizm geliri elde edildiğini ifade eden Çağlayan, ''22 milyar dolarlık turizm geliri 2000-2001 yıllarında yapılan toplam ihracat rakamı kadardır'' dedi.
Türkiye'nin geçmişte krizlerden önemli şekilde etkilendiğini, ancak artık finansman yapısının değiştiğini vurgulayan Çağlayan, şöyle devam etti:
''Türkiye çok önemli bir testten geçti. Test edildi ve 'onaylandı' damgasını yedi. Başbakanın her fırsatta 'kriz teğet geçecek' ifadeleri maalesef toplumun bazı kesimleri tarafından farklı şekilde değerlendirildi veya birileri istedi ki Türkiye bu krizden çok ciddi şekilde darbe alsın. İnsanlar sokağa dökülsün. Ekonomi batsın. Siyaseten birileri birilerinin yerine geçsin.
Türkiye 2002 yılından sonra sağlamış olduğu siyasi ve ekonomik istikrarla beraber bu krizi dünyada en başarılı atlatan ülke oldu. 87 ülkenin kredi notunun düşürüldüğü böyle bir ortamda Türkiye dünyada kredi notu yükseltilen 18 ülkeden biri oldu. Türkiye, dünyada böyle bir ortamda kredi notu 2 kademe yükseltilen tek ülke oldu. Bir siyasetçi olarak konuşmuyorum. Eski bir sanayici ve ihracatçı olarak konuşuyorum. Böyle bir ortamda Türkiye OECD ülkeleri arasında finans sektörüne müdahale etmeyen tek ülke oldu.''
-2001 KRİZİ-
Çağlayan, 2001 yılını ve krizin çıktığı dönemi ve yaşanılan sıkıntıları hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''O dönemde Türkiye'nin iç ve dış borçlarının toplamı gayri safi milli hasılasının yüzde 78'i idi. Ama bugün 2009 yılında küresel krizle beraber otomotiv ve mobilya sektörlerinde vermiş olduğumuz desteklere rağmen, Türkiye'nin vergi gelirlerinin küçülmeden dolayı azalmasına rağmen, iç ve dış borç toplamı gayri safı milli hasılasının şu anda sadece yüzde 48'dir. Bugün Yunanistan'da bu oran yüzde 100'ün üzerindedir. Avrupa'nın birçok ülkesinde yüzde 100'ün üzerindedir. Bugün 14 trilyon dolar gayri safi milli hasılası olan ABD'nin toplam iç ve dış borcu yaklaşık 11-12 trilyon dolardır. Ama Türkiye sağlamış olduğu bütçe disiplini, kamu maliyesinde göstermiş olduğu dikkat ve özenden dolayı bunu gerçekleştirmiştir.
Türkiye'nin başının belası olan bir diğer konu da bütçe açıklarıydı. Yüzde 10'nun üzerine çıkmış 12-13'e gelmiş bütçe açıklarıydı. Bugün destekler, vergi gelirlerinin azalması, gayri safi milli hasılanın düşmüş olmasına rağmen, KDV ve ÖTV'de yapılan indirimlere rağmen, Türkiye'nin şu anda bütçe açığı yüzde 5'tir. Bugün Yunanistan, Portekiz, İspanya ve Avrupa'nın birçok ülkesinin bütçe açıklarına baktığınız zaman yüzde 10-12 seviyesine gelmiştir.''
-İHRACATTA AZALMANIN DEĞERLENDİRMESİ-
Bu süreçte istihdam ve ihracatta kayıplar yaşandığını ifade eden Çağlayan, dünya genelinde ihracatın 16 trilyon dolardan 13 trilyon dolara, Türkiye ihracatının da 132 milyar dolardan 102 milyar dolara düştüğünü kaydetti.
Türkiye'nin yeni pazarlar elde ederek sorunlu dönemi atlattığını anlatan Çağlayan, Avrupa ülkelerine ihracatta düşüşün nedeninin rekabet şartlarından değil pazarın daralmasının talepte düşüş yaratmasından kaynaklandığını söyledi.
Çağlayan, ihracatta 2008-2009 arasında 29 milyar dolarlık azalma meydana geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Birleşik Arap Emirlikleri'ne 2008 yılında 8,5 milyar dolar ihracat yaparken. 2009'da 2,5 milyar dolara düşmüştür. Bakın tek bir ülkede ihracat kaybı bir yılda 6 milyar dolar olmuştur.
Rusya ve ABD'de yaptığımız ticarette de yarı yarıya düşüşler olmuştur. Yani bu düşüşler alt alta koyduğumuz zaman yaklaşık 35-40 milyar dolar ihracat kaybı söz konusu olmuştur. Ama değer bazında 29 milyar dolarlık ihracat kaybı yaşanırken, miktar bazına baktığımızda toplam azalma sadece yüzde 7,5 olmuştur.
Bu durumu etkileyen iki neden var. Birincisi avro-dolar paritesi. Bugün tersine dönmüştür. İkincisi de emtia fiyatlarında yapılan düşüşlerdir. Gerek petrolde, gerek demirçelik hammaddesinde yaşanan düşüşlerdir. Türkiye'nin ihracatına baktığımız zaman yüzde 48'i avro, yaklaşık yüzde 48'i dolardır. İthalatına baktığımız zaman ise yüzde 60'ının üzeri dolardır, yüzde 35'i avro ve geri kalanı diğer paralardır.''
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/bakan-caglayandan-itiraf/278276