Bir finansçının terörizme yolculuğu
Tarih: 08 Mayıs 2010 - 10:25
New York'un göbeğine bırakılmış bomba yüklü bir araç, Amerikalılar için yeni bir 11 Eylül' tedirginliği yarattı
Her gün yeni bir çatışmanın yaşandığı, terörün neredeyse gündelik hayatın bir parçası haline geldiği bizim gibi ülkelerde bu tedirginliğin pek anlamı yok.
Ama söz konusu Amerika olunca, her şey farklı. Oradaki algılamalar, küresel imajlar için belirleyici olabiliyor.
New York'un ünlü Times Meydanı'nda terk edilmiş bir cipin içinde tesadüfen patlamadan bulunan bombaların sanığı ortada yokken, hemen teoriler geliştirilmeye başlanmıştı.
11 Eylül sonrasının yükselen değeri İslami terör' bu teoriler açısından birinci sırayı alıyordu. Aracın muhtemel hedefiyse Hz. Muhammed'e hakaret ettiği gerekçesiyle eleştirilen South Park çizgi dizisinin yayıncısı Viacom'un binasıydı.
Şaşırtan terörist
Nitekim acemi işi yapılmış bombaları Times Meydanı'na bırakan kişinin Pakistan asıllı Faisal Shahzad olduğu ortaya çıkınca, bu teorinin haklılığı da kanıtlanmış oluyordu.
11 Eylül sonrası yine İslami terör' hortlamış, bu kez New York'un en hareketli meydanı seçilmişti. Ama sanık Faisal Shahzad'ın hayat hikayesi aralanmaya başlandığında kafalar yine karıştı.
Pakistan'da politik ya da dini bir özelliği olmayan orta sınıf bir aileden gelen Faisal, üniversite eğitimi için gittiği ABD'de yazılım mühendisi olmuş, mastırını da tamamladıktan sonra ülkeye yerleşmişti.
ABD'deyken tanıştığı Pakistan asıllı bir Amerikalıyla evlenmiş, Wall Street'te mali analist olarak çalışırken çoğu üst orta-sınıf Amerikalı gibi havuzlu bir eve taşınmıştı.
Amerikan medyası bugünlerde, sıradan bir Amerikalının nasıl İslamcı bir teröriste dönüştüğünü sorguluyor. Faisal Shahzad'ın ismi biraz da şaşkınlıkla Taliban'la birlikte anılıyor.
Üstünde pek durulmayan noktaysa Faisal'ın bu terörist girişimi cihatçı bir ruh halinden ziyade ekonomik sorunları nedeniyle yapmış olma olasılığı.
2008'de patlak veren küresel kriz, mali sektörde çalışan pek çok Amerikalı gibi Faisal'ı da doğrudan etkilemiş. Önce işinden, sonra mortgage ile aldığı evinden olmuş. İki çocuğuyla birlikte Wall Street'te işsiz kalan insanların kaderini paylaşmış.
Faisal'ın bu yaşadıkları dikkate alınırsa, orta sınıf bir Amerikalının cihatçı olma hikayesi, kriz yüzünden psikopatlaşıp Times Meydanı'nı bombalamaya kalkan bir Wall Street çalışanının hikayesine dönüşebilir. Tabii bu, bakış açısına göre değişir.
Oklahoma bombacısı
Amerikalılar, 1995 yılında Oklahoma'da bir kamu binasını havaya uçurarak o tarihe kadar görülen en kanlı terör saldırısına imza atan Timothy McVeigh'in neden böyle bir olay gerçekleştirdiğine anlam verememişti.
Sıradan bir Amerikalı, bir kamu binasını hiçbir neden olmaksızın bombalayarak 168 kişinin ölümüne neden olmuştu.
Amin Maalouf, Ölümcül Kimlikler' isimli kitabında bu şaşkınlığı son derece güzel tasvir eder. Maalouf, dünyanın en güçlü devletinin vatandaşı konumunda, Hıristiyanlığın en muktedir mezhebinden (Protestan) olan, beyaz ırka mensup bir insanın nasıl olur da bir terörist olabildiğini sorar? Cevabı ise terörizmin kimliğe indirgenemeyeceğidir. Terörizm herhangi bir ırka ya da dine ait olmadığı gibi sosyal konum açısından en üst sınıfa dahil olmak da terörizm için bir masumiyet karinesi oluşturmaz.
Bugün Oklahoma bombacısıyla, New York bombacısı arasında yegane farkın birisinin sakallı ve daha acemi olduğu söylenebilir. Onların hikayelerinden, nedenleri farklı da olsa benzer eylemlere imza atan iki sorunlu insan portresi çıkıyor.
Ama bir başka gerçek daha var. Küresel krizin tetiklemesiyle ölümcül kimlikler' daha da derinleşiyor.REFERANS
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/bir-finanscinin-terorizme-yolculugu/275255