Fransa yabancı sermayede 3. oldu
Tarih: 06 Nisan 2010 - 14:33
Fransa Yatırım Ajansı (IFA) değerlendirmelerine göre, Fransanın yabancı sermaye için cazip olmasının 5 temel nedeni var. Büyük ve esnek bir pazar olması, mükemmel altyapısı, çok eğitimli işgücü, inovasyona dayalı büyüme ve yüksek yaşam kalitesi.
Dünyanın beşinci büyük ekonomisi olan Fransa, UNCTAD verilerine göre 2009 yılında 65 milyon dolar ile dünyada en fazla yabancı sermaye çeken ülkeler sıralamasında üçüncü oldu. Fransa Yatırım Ajansı (IFA) verilerine göre ise 2009 yılında yeni istihdam yaratan 639 yeni yatırım gerçekleşti ve bu yatırımlar toplamda 29.889 kişiye ya yeni iş olanakları yarattı ya da var olan işlerini korumalarını sağladı. 2009 yılında Fransadaki yabancı yatırımların % 68I Avrupa kökenli şirketler tarafından gerçekleştirildi, bu rakam 2008 yılında % 65 olmuştu. Fransada 2009un yabancı yatırımlarının % 19u Amerikan şirketleri (2008de % 22) ve % 10u (2008de % 11) Asya kökenli şirketlerce yapıldı.
Fransanın yabancı yatırım çekmedeki bu başarısını değerlendiren Fransa Yatırım Ajansının (IFA) tespitlerine göre, yabancı sermayenin ve çok sayıdaki başarılı yabancı yöneticinin Fransaya gösterdikleri bu ilginin altında, Fransanın güçlü olduğu 5 temel neden yatıyor.
Bunlar, Fransanın büyük ve esnek pazar yapısı, çok gelişmiş altyapısı, iyi yetişmiş insan gücü, inovasyona dayalı büyüme ve sunduğu yüksek yaşam kalitesi.
ABD, Japonya, Çin ve Almanyanın ardından dünyanın 5. büyük ekonomisi olan Fransanın GSYİH SI 2009 yılında 2,634 milyar olarak gerçekleşti. 2008 yılında yaşanan global ekonomik krize rağmen 2009da Fransada GSYİH sadece % 2.3 oranında düştü. Oysa bu düşüş İngiltere ve Almanyada % 4.8 oranında oldu. Fransa ekonomisi 2009 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreğinde yüzde 0.2 ve 0.6lık büyüme oranlarıyla toparlanma göstermeye başladı. Fransayı önemli bir pazar yapan bir başka nokta ise 2008 yılı verilerine göre dünya ihracatının yüzde 3.8ini gerçekleştirerek, DTÖ ülkeleri arasında en fazla ihracat yapan dördüncü ülke sırasına yerleşen, en büyük ihracat merkezlerinden biri olması. Avrupanın en zengin ülkelerinin tam ortasında yer alan stratejik konumunun yanı sıra, 2009 verilerine göre 16.19 trilyon dolarlık 497 milyon tüketicinin bulunduğu AB pazarına da doğrudan giriş noktası olma niteliği taşıyor.
Kaliteli ulaşım ve telekomünikasyon hizmetleriyle bilinen Fransa, 11 bin kilometrelik otoyollarıyla aynı zamanda dünyanın en kaliteli yol ağlarından birinin de sahibi. Ayrıca, Fransayı bir baştan diğerine saran ve yolcularını hızla Avrupanın diğer kentlerine de ulaştıran hızlı tren sistemi de bulunuyor. Bütün ülkeye yayılan 65 havaalanı olan Fransa, Atlantik ve Akdenize açılan 6 uluslararası limanı ile de Hollandadan sonar gemicilik sektöründe Avrupada ikinci en geniş altyapıya sahip ülke konumunda. Fransızların en büyük gurur kaynaklarından birisi de telekomünikasyon sistemlerinin gücü. Sabit ve mobil hatlarla neredeyse tüm nüfusu kapsamında alanı içinde olan Fransada, bu üstünlük iş yaşamını da çok kolaylaştırıyor.
Her yıl eğitime yaklaşık GSMHnın yüzde 6sını ayıran Fransa, gelişmiş ülkeler de dahil dünyanın en iyi eğitimli işgücüne sahip ülkelerin başında geliyor.25-34 yaş arasındaki nüfusun % 41I üniversite mezunu, bu oran aynı yaş aralığında Almanya için % 23, İtalya için ise % 19. Fransadaki işgücünün yüzde 31i bilim ve teknoloji alanında faaliyet gösteriyor. Her 1000 işin 7.7sinin araştırmacı olduğu Fransa, bu AR-GE yoğunluğu rakamıyla, en fazla AR-GE yapılan ülkeler sıralamasında Almanya ve İngilterenin önünde ve dördüncü sırada yer alıyor. Teknoloji alanında çalışanların yüzde 2.4ü ise Fransa dışından gelerek ülkede çalışan yabancılar. Tüm işgücünün ise yüzde 12si yabancılardan oluşuyor.
Fransanın başarısının altındaki temel faktörlerden biri de inovasyona dayalı büyüme gerçekleştirmesi. 2007 yılında Fransada AR-GE harcamaları 43.2 milyar dolara ulaştı ve bu rakamla Fransa, AR-GE harcamaları sıralamasında beşinci sıraya yerleşti. Otomotiv, havacılık, ilaç ve Telekom sanayileri patent alanında en öne çıkan sektörler oldu. Fransa pazarlama alanında da yenilikçiliğin merkezi, yeni marka oluşturma açısından Almanya ve ABDnin önünde yer alıyor.
Fransada ARGE YE önem veren şirketler vergi teşviklerinden ve vergi indiriminden yararlanıyorlar. Bu alanda gerçekleştirilen ilk 100 milyon Avroluk harcamanın yüzde 30u vergiden muaf. İlk kez başvuranlar ilk yıl için yüzde 50 ve ikinci yıl için yüzde 40 oranında vergi iadesi alıyorlar. Araştırma vergi indirimi Fransada kurumlar vergisini yüzde 25.7 oranında düşürüyor. Bu oran karşılaştırmalı olarak İngilterede yüzde -13.8 ve Almanyada ise yüzde +33.5.
Ve son olarak, Fransanın yüksek yaşam kalitesi, yabancı yatırım kararlarının bu ülke lehine olmasının en önemli nedenleri arasında. Fransada yaşayan CEOların % 85i yaşam kalitesinin öneminin altını çiziyorlar. Uluslararası Yaşam endeksine göre, Fransa bu alanda en üst düzeyde ve kendisini izleyen ülkeler için standart oluşturuyor. Japonya ve Hollanda da olduğu gibi Fransada da sağlıkta %80 eğitimde ise % 90 oranında harcamalar devlet tarafından karşılanıyor. Sağlık ve sosyal güvenlik ağları çalışanların mutluluğunu artırırken Fransada çalışanların verimliliğinin ve memnuniyetinin neden dünya ortalamasının en üst sırasında olduğunu da açıklıyor.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/fransa-yabanci-sermayede-3-oldu/272619