Yüzyılın işi...
Tarih: 04 Nisan 2010 - 23:16
İsviçrede yaşayan Ali Furat, cenaze işine girdi ve bugüne kadar 5 bin cenazeyi ülkelerine ulaştırdı. Furat, Eşime cenaze taşımacısı olacağımı söyleyince Aman eve iş getirme de ne yaparsan yap demişti diye konuştu. Balıkesirde oturan annesinin de, Oğlum aklını mı yitirdin, nereden çıktı bu...
TÜRK işadamı Ali Furat, cenaze taşımacılığıyla İsviçrenin önemli işadamlarından birisi haline geldi. Balıkesir doğumlu Furat, üniversite eğitimi için İngiltereye gitti. Ekonomi eğitiminin ardından da 15 yıl önce İsviçrenin Zürih kentine yerleşti. Burada ne iş yapacağını araştırırken, kentte ölen bir Türkün cenazesinin naklinde yaşanan sorunlar üzerine, önce onun cenazesinin Türkiyeye gönderilmesini sağladı. Sonrasında küçük bir şirket kurarak, cenaze taşımacılığı yapmaya başladı. Ali Furatın şirketi, takip eden yıllarda hızlı büyüme gösterdi ve ülkeler arası cenaze taşımacılığı yapan tanınmış bir firma oldu.
15 yılda 5 bin cenaze
15 yıllık dönemde 5 bin cenazeyi ülkelerine ulaştıran Furatın cenazesini taşıdığı kişiler arasında Suudi Arabistan ve diğer bazı Arap ülkelerinin kraliyet ailesi üyeleri, dünyanın sayılı zenginlerinden Suudi Gusaybi ve Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırımın dayısı işadamı Faruk Yalçın da yer aldı. Ali Furat, Eşime cenaze taşımacısı olacağımı söyleyince aman eve iş getirme de ne yaparsan yap demişti bilgisini aktardı.
Cenaze başına 8 bin dolar
Cenaze taşıma karşılığında ortalama 8 bin dolar ücret alan Furat, bu rakamın, cenazenin bulunduğu ülke ve yerin konumuna bağlı olarak 75-80 bin dolarlara ulaşabildiğini belirtti. Furat, cenaze taşımacılığı işiyle ilgili şu bilgileri verdi: Tanzanyada Klimanjaro dağlarına tırmanırken ölen bir dağcı gencin cenazesinin oradan alınıp, ABDye götürülmesi için epey uğraş verdik. Havadan bölgeye iniyorsun, olay yerine gidiyorsun, cenazeyi alıyorsun. Yine Queen Elisabeth gemisiyle dünya turuna çıkan ve Pasifikin ortasında kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren bir bayan yolcunun cenazesinin oradan alınıp, İsviçreye getirilmesi işini üstlenmiştik. Bu da oldukça zahmetli bir işti. Helikopter ve sürat teknesi gibi araçlara ihtiyaç duymuştuk. Bu tür cenaze nakillerinde organizasyon maliyeti artıyor.
Defin dışı tüm işler
Cenazenin defini dışındaki bütün işlemleri yapabildiklerini ifade eden Ali Furat, şunları anlattı: Ancak bazı durumlarda cenazenin ülkeye götürülmesi işini ölen kişinin yakınları üstleniyor. Örneğin Suudi Arabistan Kraliyet ailesinin kızlarından birinin cenazesini, bizzat Kralın oğlu Boeing 747 uçağı ile gelerek aldı. Biz, cenazeyi uçakta teslim ettik. Dünyanın sayılı zenginlerinden Gusaybinin cenazesini de Airbus A320 ile yakınları aldılar. Dünyanın her yanında faaliyet gösteriyoruz. Rusyadan Hindistana, Çinden Güney Afrikaya kadar her yere cenaze götürdük.
Annem Aklını mı yitirdin, nereden çıktı bu iş dedi
ALİ Furat, Balıkesirde oturan annesinin, Oğlum, sen aklını mı yitirdin? Nereden çıktı bu? Bırak bu işi başkası yapsındiye tepki gösterdiğini ifade etti. Furat, cenaze taşımacılığı yaparken karşılaştığı bir olayı da şöyle anlattı: İş yerindeyim. Bir kadın Oğlum öldü. Cenazesini Amerikaya götürmek istiyoruz diye telefon etti. Oğlunuz nerede, ne zaman öldü diye sordum. Amerikalı kadın, Tam ölmedi, yarın saat 14.00te ölecek deyince şaşırdım. Bu Amerikalılar, ne programlı insanlar, her şeyi organize ediyorlar. Azraille bile randevulu çalışıyorlar diye düşündüm ve telefonda Nasıl yani diye sordum. Meğer, Amerikalı gence Dignitasda ötenazi uygulanacakmış. Ötenazi saati de ertesi gün saat 14.00 olarak belirlenmiş.
Osmanlı torunu öldü malı İsviçreye kaldı
ALİ Furat, yıllar önce Zürihte ölen Enis Ecer adlı Türkün hikayesini şöyle aktardı: 1919 doğumlu Enis Ecer Zürihte öldü. Zürih Belediyesi hiçbir yakınını bulamayınca belki yardımcı olabiliriz diye bizi aradı. İsviçredeki Türkler arasında araştırma yaptık, tanıyan yok. İnterpolden yardım istendi. Ecer, Berlin doğumlu görünüyor. İsviçrede de yüklü bir mal varlığı ve parası var. Yakınları bulunmazsa İsviçreye kalacak. Biz de, belki Türkiyede bir yakını vardır, onu bulalım da para Türkiyeye gitsin diye uğraşıyoruz. Evine gittik. Sağı, solu karıştırdık. 40-50 yıllık mandallı eski bir valiz bulup açtık. Türkiyeye gönderilen para makbuzları çıktı. Ankarada bir isim. Bu isimdeki kişilerin telefonları tespit ettik, başladık aramaya. Telefonun birini aksanlı bir kadın açtı. Öleni tanıyor, Teyzemle beraber yaşıyordu dedi. Ama teyze de ölmüş. Sonuç çıkmayınca, bir gazeteye kişiyi tanıyan olup olmadığına dair küçük ilan verdik. Bir sürü kişi arayıp Biz akrabayız dedi. En ilginç telefon da Muştan geldi. Telefonu açan kişi yöresel şivesiyle akraba olduklarını söyleyip hak istedi. Ne yazık ki yakınlarını bulamadık ve yüklü mal varlığı İsviçreye kaldı.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/yuzyilin-isi/272488