İş için pasaportunuz hazır mı?
Tarih: 29 Mart 2010 - 07:38
Türk işadamlarının yatırım sınırları genişledikçe, Türkler için yurtdışında istihdam olanakları artıyor.
İŞTE İNSAN
Yasemin SALİH
[email protected]
İş gücü ihracatı, 1960lı yıllarda, şimdi Almancı dediğimiz gurbetçileri uğurlamakla başladı. Bugün Almanyada üçüncü jenerasyon iş hayatına katılmış durumda. 80lerde yine böyle bir kitlesel iş gücü hareketi, inşaat şirketleriyle birlikte Libyaya yönelik yaşanmışsa da bu, pek çokları için iyi bir deneyim olmadı. Gerek trendler gerek siyasi nedenler gerekse ekonomik zorlamalar nedeniyle yıllardır her türlü kesimden Türk çalışan yurtdışında şansını deniyor.
Bu anlamda son dalganın, Amerikanın Irakı işgal etmesiyle yaşandığını söylemek yanlış olmaz. Bölgenin eğitim ve ekonomi anlamında avantajlı ülkesi olan Türkiye, nitelikli ya da niteliksiz çok sayıda elemanını dört bir yandaki komşularına çalışmaya gönderdi. Özellikle Rusya ve Türk Cumhuriyetlerde Türk şirketlerinin yatırımları arttıkça, bu ülkelere giden çalışan sayısı da aynı paralelde seyretti. Irakın işgali ardından gelen 11 Eylül saldırısından sonra yaşananlar ise Türk şirketlerinin şansını her zamankinden çok daha fazla Irak ve Körfez ülkelerinde artırdı. On binlerce Türk bu ülkelerde halen istihdam ediliyor. Ancak geçen yıl kriz nedeniyle Rusyadaki yatırımların zora girdiği ve çok sayıda elemanın Türkiyeye geri dönmek zorunda kaldığı da bir gerçek. Ancak Anadolu Grubu gibi çok sayıda şirket hala bu ülkede Türklere istihdam sağlamaya devam ediyor.
Öte yandan yakın zamanda yaşanan Dubai krizini de unutmamak gerek elbette. Özellikle Nurol gibi büyük şirketlerin, Abu Dabi hükümetiyle alacaklarını kurtarmak için dezavantajlı anlaşmalar yapmak zorunda kalması, bölgedeki Türk çalışanların geleceklerini riske attı. Ancak henüz bölgede yatırımlarını tamamen durduran bir Türk şirketi olmadığı bildiriliyor.
Enerji, sağlık, inşaat sektörleri başı çekiyor
Türk şirketlerinin yurtdışındaki yatırımlarına baktığımız zaman özellikle enerji, inşaat, sağlık, turizm, gıda gibi sektörlerin ağırlıkta olduğunu görüyoruz. 10 yıl öncesinde Rusya ve Türk Cumhuriyetlerindeki yatırımlar ağırlıktayken şimdi ibre, Körfez ve Afrika ülkelerine doğru kaymaya başladı. Özellikle kara kıtanın her noktasında yapılan anlaşmalar, Türk şirketlerine bilmedikleri bu denizde yeni ufuklar açıyor.
Örneğin önümüzdeki dönemde Türk şirketleri, Gine ve Kongo hükümetleriyle hastaneler yapmak üzere anlaşmalar imzaladılar. Araya siyasi engeller girse de inşaatlar ağır aksak devam ediyor. Ginenin en büyük hastanesini yine bir Türk şirketi yapıyor ve yüzden fazla eleman götürmeye hazırlanıyor.
Aynı şekilde Kongoyla yapılan anlaşma tam 146 hastaneyi kapsayan dev bir projeyi içeriyor. Creative Mimarlık ile Tekyol İnşaat şirketlerinin ortaklığında yapılacak hastane binaları için de yıllara bölünmüş olarak yüzlerce işçi taşınacak. Bunun yanında Sudan, Nijerya gibi ülkelerde tekstil ve inşaat yatırımları sürüyor. Ancak uzmanlar şöyle uyarıyor: Afrikaya işçi olarak gitmek kolay bir iş değil. Son derece sağlıklı bünye gerekiyor çünkü zor şartlar altında çalışılıyor.
Öte yandan Dünya Bankasıyla anlaşmalı olarak Çinin gelişmemiş bölgelerinde yine hastane projeleri için Türk şirketleri hareket geçmiş durumda. Çin hükümetinin bu bölgelere el atmak istemediğini belirten bir Türk yatırımcı, Dünya Bankası destekli bu projelerde yer alacaklarını söylüyor.
Bir başka büyük fırsat da, Birleşik Arap Emirliklerinin kalbi olan Abu Dabide. İsmini açıklamak istemeyen bir yatırımcı özellikle Dubai gibi inşaat yatırımlarının ve çalışanların yoğun olduğu emirliklerde işçilerinin hayatının çok zor şartlarda sürdüğünü ve Abu Dabi hükümetinin bu çalışanların konut sorunlarına çare bulmak amacıyla düğmeye bastığını anlatıyor. İşte bu hareket yedi emirlikte devasa bir konut projesi tasarlanmasına neden olmuş. Resmi idare, bölgede çalışan ve sayıları daha da artacak orta ve alt kesimden elemanların aileleriyle yaşayabilecekleri ucuz konutlar yapmaya hazırlanıyor. Yatırımcıya göre Türkiyeden en az 30 şirket bu projenin içinde yer almaya çalışıyor ve şansları çok yüksek.
Tekstil ve mobilya taşınıyor
Yurtdışı pazarlarda yürüttükleri iş birliği çalışmalarıyla dikkat çeken Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) özellikle Afrika ülkelerine yoğunlaşmış durumda. Afrikalı politikacı, bürokrat ve işadamlarını Türkiyeye getiren ve karşılıklı iş turları düzenleyen TUSKON Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral, yürüttükleri trafiğin işe yaradığını belirtiyor. Meral, son yıllarda iç piyasada özellikle tekstil ve mobilya sektörlerinin zorlandığı ve fabrikaların kapandığına işaret ederek şunları söylüyor: Tekstil şirketleri özellikle iplik, kumaş ve apre gibi yatırımlarını Afrika ülkelerine taşıyor. Bangladeş, Mısır, Sudan, Etiyopya gibi ülkelerde fabrikalar kuruyorlar. Türkiyeden üst ve orta düzey yöneticileri oraya götürüyorlar ancak birkaç usta dışında işçi götürmüyorlar. Bu önümüzdeki yıllarda devam edecek.
Yurtdışındaki büyük fabrikalarıyla adından söz ettiren Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan da, yurtdışında önemli bir expat hareketi yarattıklarını belirtiyor. Rusya, Kazakistan, Moldova ve Gürcistan gibi ülkelerde çok sayıda yatırımı bulunan Anadolu Grubu, Türkiyeden bu ülkelere ciddi bir eleman transferi gerçekleştiriyor. Özilhan, genel müdür, mali işler müdürü gibi farklı 25 pozisyon için çalışanlar götürdüklerini ifade ediyor.
Fransa modeli gerekiyor
Yatırımcıların en büyük sıkıntısı, bu ülkelere götürecekleri elemanları organize eden devlet destekli ve profesyonel çalışan bir ajansın olmaması. Fransanın bu konuda çok iyi bir örnek olduğunu belirten yatırımcılar; Kalifiye olmayan elemanların yurtdışına götürülmesini organize edecek bir kurum olması gerekiyor. Ekip şefleri, yurt dışı tecrübeleri olan elemanlarımız bu pozisyonlarda götürülecek kişileri seçiyor.
KİM NE KADAR ELEMEN GÖTÜRECEK?
IC Holdingten Azerbaycan çıkartması
Türki Cumhuriyetlerde yaptığı yatırımlarla dikkat çeken İbrahim Çeçen Holding, 2010 yılında Azerbaycana tam anlamıyla bir istihdam çıkartması yapıyor. Holdingin Azerbaycandaki projelerinde altı bin kişi çalışıyor. Bu yıl bu sayıya bin 500 Türk çalışan daha ekleneceğini söyleyen İbrahim Çeçen, projelerin devamının da geleceğini belirtiyor. Şirket, Azerbaycanda içlerinde alışveriş merkezi, otel ve rezidansların bulunduğu sekiz inşaat projesi üstlenmiş durumda.
Azerbaycan için 25 mimar yolda
Grup Vanucci markası için 2010 yılında Katar, Cezayir ve Azerbaycanda bayilikler açmayı planlıyor. Sinpaş Mobilya Grup başkanı Tahir Gürhan, bu plan çerçevesinde her üç ülkede de mimar ve montaj elemanları istihdam edeceklerini söylüyor. Gürhan, Oralarda anlaştığımız bayiler bizden tecrübeli mimar talebinde bulundular. 25 mimarı ilk olarak Azerbaycana götüreceğiz diyor. Bu elemanlar ülkelerdeki yerel mimarların eğitimleri ve sürecin oturtulması konusunda destek olmak üzere birkaç yıl istihdam edilecekler. Vanuccinin diğer ülkelerindeki bayileri için de şu anda üç mimarın yurt dışına götürülmesi planlanıyor.
Rixos 400 kişilik ekip topluyor
Yurt dışı yatırımlarını 2010 yılında da turizm ve inşaat sektörlerinde devam ettirmeyi planlayan Rixos Grupun Türk Cumhuriyetleri, Dubai, Libya, Bahreyndeki projeleri sürüyor. Şirketin İK Direktörü Yasemin Akad, Kazakistan, Libya, BAE ve Hırvatistandaki otellerde şu anda 220 kişi çalıştığını söylüyor. Öte yandan Libyadaki catering hizmetlerinde toplam 2 bin 675 Türk vatandaşının istihdam edildiğini vurguluyor. Akad, Türk çalışanları yurtdışındaki yatırımlarda istihdam etmeye devam edeceklerini ve bu yıl Türkmenistan, BAE ve Libyadaki projeler için 400 kişilik ek iş yaratılacağını söylüyor. Alımlar daha çok üst ve ara kademe yönetici kadroları ağırlıklı olmak üzere yetişmiş, eğitimli kalifiye işgücü ihtiyacı olan tüm pozisyonlar için yapılacak. Rixos Grup şu anda yurtdışında 965 kişi istihdam ediyor. Bu sayı 2010 projeleriyle birlikte dört bin 100e ulaşacak. 2011de ise buna 100 kişi daha eklenecek.
Libya ve Mozambik için elemanlar isteniyor
İnşaat, çatı-cephe ve beton alanlarında faaliyet gösteren Başak İnşaatın özellikle Arap Yarımadası, Kuzey ve Orta Afrikada üstlendiği işler var. Genel Müdür Erkan Pekdemir, Libyada birkaç hastane ve kamu binasının cephe kaplamalarını gerçekleştirdiklerini ve Mozambikte kiremit- çatı işlerini yürüttükleri bir büyük bir proje üstlendiklerini söylüyor. Mozambikteki proje için Eskişehirden elemanlar gönderilmiş. Ancak her iki işin de devamı olduğu için eleman aktarımının süreceğini belirtiyor Pekdemir. Bunların dışında Dubaide 2004ten beri yapımı süren Palm Island projesine kil kiremit ve çatı sistem elemanlarını göndermeye devam ettiklerini anlatıyor. Tüm yurtdışı projeleri için 2010 yılında Türkiyeden 25 uzman göndereceklerini söyleyen Pekdemir, gerektiği durumlarda beyaz ya da mavi yaka fark etmeksizin Türkiyeden elemanların yurtdışı projelerde uzun süre istihdam edildiklerinin altını çiziyor.
BIOTA Laboratuarları 20 kişi istiyor
BOTA, vizyonu doğrultusunda İspanyadan Şiliye, Ukraynadan Hollandaya kadar 33 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Genel Müdür Cihat Dündar, çok yakında Brezilyada üretime başlamayı planlayacaklarını ayrıca İran, Cezayir, Suriye gibi ülkelerde üretim planları olduğunu ifade ediyor. Dündar, Faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ikamet etmek üzere geniş bir ülke müdürü kadrosu oluşturduk ve onları ciddi bir eğitimden geçirdik diyor. Hedefler doğrultusunda Uluslararası Pazarlar Departmanını yeniden yapılandırdıklarını söyleyen Dündar, bu kapsamda önümüzdeki dönemde yurt dışında benzer pozisyonlarda yeni istihdam yapılacağını anlatıyor. Bu plan 20 kişilik yeni istihdamı içeriyor.
E-bebek fiziki mağazalar açıyor
Bebeklerin her türlü ihtiyacının bulunduğu bir e-ticaret sitesi olarak faaliyetlerine başlayan şirket, 90 ülkeden fazla üyeye sahip. Genel Müdür Halil Erdoğmuş, sanal alemdeki başarının ardından click to brick iş modelini benimseyerek fiziki mağazacılığa geçiş yaptıklarını söylüyor. Bir yandan iç piyasada mağazalar açılırken bir yandan da Kuzey Irak ve Suriyede yerel ortaklar bulunmuş. Irakta Süleymaniye ve Erbilde olmak üzere iki mağaza açılacak. 2010un ikinci yarısında ise Halep ve Şam planları var. Bu mağazalarda çalışmak üzere Türkiyeden eleman götürülmesi planlanıyor. Altı aylık eğitimin ardından ilk etapta 10 kişi gönderilecek. Öncelikle mağaza müdürleri ve reyon elemanları istihdam edilecek.
Dedeman Arnavutluka madenci götürüyor
Dedeman Holding, Arnavutlukun Korçe şehrinde bulunan bakır sahasında istihdam edilmek üzere Türkiyeden elemanlar götürmeyi planlıyor. Alımlar daha çok sondaj makinesi operatörü ve jeoloji mühendisi pozisyonlarında gerçekleşecek. Bunun dışında geçici olarak görevlendirilmek üzere harita uzmanları da istihdam edilecek.
Aytaç, Belçikadaki fabrikaya götürüyor
Avrupa et ihracatı yasağını aşmak için Belçikada fabrika kuran Aytaç, yatırımını iki yıllık süreçte genişletmeyi planlıyor. Aytaç yetkilileri, Belçika fabrikasına sistemler konusunda uzman bir Ar-Ge ekibi göndermiş. Yetkililer, 2010da üretime başlayan fabrikanın çok başarılı olduğunu ve Avrupanın her yerinden bayilik talepleri aldığını, bu yüzden de önümüzdeki dönemde yeni istihdam yaratılacağını söylüyor.
Tulip, finansçı ve mühendis istiyor
Yurtdışı yatırımlarıyla dikkat çeken bir başka şirkette Tulip. Tulip Gayrimenkul İcra Kurulu Başkanı Burak Erten, 2010da Rusya ve İngilterede yatırım yapmayı planladıklarını söylüyor. Bu kapsamda ilk olarak Türkiyeden beyaz yakalı elemanlar götürülmesi planlanıyor. Erten, ilk aşamada finans uzmanı ve mühendislik pozisyonlarında elemanlar götüreceklerini anlatıyor. Projelerin geniş istihdam yaratması 2011 yılına kalacağından 2010da yedi kişilik bir ekip ilk etapta gidecek.
Yüzlerce Türk yetenek aranıyor
Dört kıtadaki 60 ülkede faaliyet gösteren Monstera Türkiyeden ve Türkçe bilen yeteneklerin arandığı yüzlerce yurtdışı ilan geliyor. Şirketin Pazarlama Direktörü Seden Gürcü, taleplerin her geçen gün arttığını belirtiyor. Gürcü, bu ilanların www.monster.com.tr sitesinde yurt dışında iş fırsatları başlıklı Facebook sayfasından takip edilebileceğini söylüyor. Gürcü; Yeni açılan bu grup şu anda dokuz bin üyeye sahip. Yeni mezunlar için müşteri destek ve müşteri hizmetleri pozisyonları daha fazla. Deneyimli adaylar içinse iş analisti, iş geliştirme, müşteri yönetimi, IT, satın alma, finans, pazarlama, satış gibi pozisyonlarda arayış söz konusu diyor.
YURTDIŞI PROJELER İÇİN KİMLER UYGUN?
â¢ İşe kendine aitmiş gibi yaklaşan, sorumluluk sahibi, zaman planlaması yapabilenler,
⢠İletişim becerileri yüksek, kişisel gelişime açık, kolay uyum sağlayanlar,
⢠Daha önce yurtdışında bulunmuş, deneyimi olanlar,
⢠Beyaz yakalılar için şirket içi girişimcilik özellikleri olan, yabancı dil bilen, farklı kültürlere uyum sağlayabilen kişiler isteniyor.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/is-icin-pasaportunuz-hazir-mi/271966