Londra cazibesini kaybediyor
Tarih: 10 Mart 2010 - 00:25
İstanbul'un finans merkezi haline getirilmesi sürecinde en önemli rakiplerinden Londra'nın tahtı, getirilen son vergi düzenlemesiyle sallanıyor.
Bu yeni vergi sistemi, Londrayı dünyadaki büyük finans merkezleri arasındaki en pahalı şehir haline getirecek.
Uluslararası danışmanlık şirketi KPMGnin yayınladığı son rapora yönelik bir analiz yayımlayan Wall Street Journal, Londrada üst düzey bankacılar ve hedge fon yöneticilerinin, 6 Nisandan itibaren sekiz büyük finans şehri içindeki en yüksek kişisel vergi ve sosyal güvenlik primlerini ödemeye başlayacağını belirtti.
Londrayı, New York, Paris, Frankfurt, Cenevre, Zürih, Dubai ve Hong Kong ile kıyaslayan çalışmada, İngilteredeki vergi rejiminin diğer finans merkezleriyle kıyaslandığında, yeni yasa yürürlüğe girmeden öncede bir hayli yüksek olduğuna dikkat çekildi.
EN PAHALI FİNANS MERKEZİ
Şu anda Londrada 100 bin sterlin maaş ile 150 bin sterlin ikramiye alan bir bankacı, New York, Frankfurt ya da Cenevrede aynı düzeyde kazanca sahip olan bir meslektaşından daha az vergi ödüyor.
Ancak, net maaşı 250 bin sterlin olan ve 750 bin sterlin ikramiye olan bir Londralı, diğer şehirlerdekinden çok daha fazla vergi ödüyor. Bu kazanca sahip çalışanlar, sekiz büyük finans merkezi arasında sadece Dubai ve Hong Kongda daha az vergi ve sosyal güvenlik primi ödüyor.
KPMG, 6 Nisanda yeni vergi oranlarının yürürlüğe girmesiyle birlikte, Londranın, maaş ile ikramiye olarak toplamda 500 bin sterlinin üzerinde kazanan finans çalışanları için en pahalı finans merkezi olacağına dikkat çekti.
Londra, maaş ve ikramiye olarak toplamda 250 bin sterlin kazanlar için de Frankfurt ve Paristen sonra, sekiz şehir içinde en pahalı üçüncü finans merkezi olacak.
ZATEN PAHALIYDI
KPMG, Londranın son vergi düzenlemelerinden ötesinde, çalışan vergisi ve sosyal güvenlik primleri açısından Paristen sonra dünyanın en pahalı ikinci şehri olduğuna dikkat çekti. Şirket aynı zamanda, hazırladıkları rapora, 25 bin sterlinin üzerinde ikramiye alanlardan, bir kere mahsus olmak üzere alınacak yüzde 50 oranındaki verginin dahil edilmediğini belirtti.
Raporun hazırlanmasına yardımcı olan KPMGnin kamu/hizmet vergisi birimi başkanı Ian Hopkinson, İngiliz Financial News sitesine yaptığı açıklamada, Yapılan hesaplamalar göz önüne alındığında, büyük miktarda ikramiye alan çalışanlar için Londranın oldukça rekabetçi olmaktan dünyanın en pahalı şehrine dönüştüğü ortaya çıkıyor dedi.
İngiliz parlamentosunun mali işlerinden sorumlu üyesi Paul Myners ise, finans merkezlerinin yalnızca gelir vergileri dikkate alınarak seçilmediğine dikkat çekti ve şöyle devam etti:
İngiltere yüzyıllardır bankacılık sektöründe dünya lideri. Rekabetçilik yalnızca vergi artışı ile açıklanamaz. Londra iş yapmayı çekici kılan bütün detayları gözden geçirmeniz gerekiyor.
Finansal altyapı ya da birinci sınıf hizmet sağlayan profesyonel servislerimiz, yüksek öğrenim görmüş iş gücümüz, yaşam kalitesi ve coğrafi avantajlar göz ardı edilmemeli
Myners aynı zamanda, İngilteredeki şirketlerin ödediği yüzde 28lik verginin G7 ülkeleri arasında en düşük kurumsal vergi oranı olduğunu belirtti.
REKABETÇİLİĞE ZARAR VERECEK
Analizde, fon yöneticileri, bankacılar ve düzenleyici kurumlarının yeni vergi sisteminin Londranın bir finans merkezi olarak rekabetçiliğine ciddi şekilde zarar vereceğine inandığı belirtildi. Bankacılar, bu şekilde ülkedeki yetenekli çalışanları yurtdışına kaçacağına ve Londraya kalifiye çalışan çekmenin zorlaşacağını düşünüyor.
İngiltere merkezli fon yönetim şirketi Fidelity Internationalın başkan yardımcısı Barry Bateman da Ocak ayında yayımladığı bir raporda, İngilterenin küresel çapta rekabetçiliğini kaybetmeye başladığına dikkat çekmişti. Bateman, Yüksek kazançlara sahip olanlardan alınacak yüzde 50 oranında vergi, insanları uygun fırsatlar ortaya çıktığında diğer ülkelerde çalışmaya yönlendirecektir demişti.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/londra-cazibesini-kaybediyor/270584