2010 dış finansmanda zorlu bir yıl olacak
Tarih: 15 Şubat 2010 - 11:11
Deloitteun, üç ayda bir yayınladığı Ekonomik Görünüm raporunun 2010 Ocak sayısında Türkiyenin 2009 yılını yaklaşık 14 milyar dolarlık cari açıkla kapatmasına karşılık, rakamın bu yıl ikiye katlanmasının beklendiği belirtildi.
15 Şubat 2010, İstanbul â Deloitte, Ekonomik Görünüm 2010 â Ocak raporunu Yeni yıla temkinli girerken... altbaşlığı ile yayınladı. Deloitte Ekonomi Danışmanı Dr.Murat Üçer tarafından hazırlanan raporda 2009 yılını küresel gelişmelere bağlı olarak reel ekonomide ciddi daralma ile kapatan Türkiye ekonomisinin özellikle dış finansman ihtiyacının karşılanması açısından çeşitli risklere açık olduğu ifade ediliyor. 2009da özellikle piyasalar tarafında yaşanan bazı olumlu gelişmelere karşılık 2010da dış ve iç finansmanda sıkışmanın devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, baz etkisi ağırlıklı olarak yeniden büyüme sürecine girecek Türkiye ekonomisinde cari açığın tekrar artacağını tahmin ediyor. Mevcut finansman ihtiyacının ise ekonomiyi zorlayacağı, kalıcı ve güçlü bir iyileşmeyi geciktirebileceği öngörülüyor.
2010 cari açık beklentisi 30 milyar dolar
Türkiye ekonomisi 2009 yılında 14 milyar dolar civarında bir cari açık ve 48 milyar dolara yaklaşan bir borç servisi ile toplam 60 milyar doların üzerinde bir finansman ihtiyacını karşıladı. Buna karşılık, rapora göre cari açığın 2010 yılında 30 milyar dolara yaklaşacağı tahmin ediliyor. 2010 yılında cari açığın yanı sıra 40 milyar doların üzerinde borç servisi için de ayrıca finansman ihtiyacı doğacağını belirten rapora göre bu yıl toplam 70 milyar doların üzerinde bir sermaye girişine ihtiyaç duyulacak. Ayrıca yaklaşık 25 milyar dolarlık kısa vadeli kredi borcunun da bu yıl içinde çevrilmesi gerekiyor.
Deloitte Yönetici Ortağı Hüseyin Gürer, Deloitte Ekonomik Görünüm 2010 - Ocak raporu hakkında şunları söyledi:
2010 yılına girerken hem dünya, hem de Türkiye ekonomisi belli bir istikrar kazanmış gibi görünüyor. Kalıcı bir iyileşmeye yönelik veriler cesaret verici olmakla birlikte, Türk ekonomisini zorlu bir yıl bekliyor. Gelişmiş ülkelerde kamu sektörünün artan borç yükü, kriz esnasında uygulanan aşırı genişleyici para ve mali politikaların bir noktada yavaşlaması gereği, finansal sistemin regülasyonu konusundaki belirsizlikler, korumacılığın artma tehlikesi gibi birçok sorun, önümüzdeki dönem ortaya çıkması olası risklerin kaynağı olabilir. En geniş kabul gören senaryo, global büyümede gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin baskın olduğu, buna karşılık gelişmiş ülkelerde sorunların devam ettiği bir dünya ekonomisi tablosu çiziyor. Bizler de bu senaryoyu makul bulmakla birlikte olgulara Türkiye açısından temkinli yaklaşılması gerektiğini düşünüyoruz.
Doğrudan yabancı yatırımda daralma
Türkiyenin bu yıl için ihtiyaç duyduğu finansmanı, geçmişte çok rahat bularak büyümeyi finanse edebildiği, ancak mevcut konjonktürde koşulların farklı olduğu belirtiliyor.
En önemli finansman kaynaklarından doğrudan yabancı yatırımın (DYY) 2009u 7,5 milyar dolar (net 6,5 milyar dolar) ile bitirmesi, 2010da ise bu kalemin brüt 10 milyar dolara (net 8,5 milyar dolar) yakın bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bu rakam 2006-2007 döneminde net bazda yılda 20 milyar dolar, 2008de ise 16 milyar dolar civarındaydı.
Doğrudan yabancı yatırımlar, geçen yıl, gayrimenkul ve küçük çaplı özel sektör birleşmelerinin yanı sıra bir önceki senenin 3G, İzgaz ve elektrik dağıtım bölgelerinden sağlanan gelirlerden oluştu. 2010da ise DYYnin elektrik dağıtım bölgeleri ve üretim santralleri, Başkentgaz, İDO, otoyollar, ve Milli Piyango ihalesi gibi başlıca özelleştirme varlıklarından 2,5 milyar dolar civarında bir sermaye çekmesi beklenirken, gayrimenkul dahil 7 milyar dolar civarı bir özel sektör katkısı ile yılı 9,5-10 milyar dolar civarında tamamlaması öngörülüyor.
Kamu borçlanması sinyal veriyor
Finansman tarafındaki olası sıkışıklığın ikinci bacağını kamu finansmanı oluşturuyor. 2010 Finansman Programıyla yıl için öngördüğü iç borç çevirme oranını %99,5 olarak açıklayan Hazine, 138,4 milyar TLsi anapara, 44,2 milyar TLsi faiz olmak üzere toplam 182,6 milyar TL iç borç servisi öngörürken, toplam 181,6 milyar TLlik bir iç borçlanma öngörüyor.
2008 sonunda yayınlanan programda %77,8 olarak açıklanan iç borç çevirme oranının, 2009da faiz dışı dengedeki sapmaya bağlı olarak %103,5 olarak gerçekleşeceği tahmini yer alıyordu. 2010da da benzer bir borçlanma kaçınılmaz gibi görünüyor.
Enflasyon hedefi aşılacak
Son aylarda gösterdiği yükselişle geçen yılı %6,5 düzeyinde kapatan enflasyonun önümüzdeki dönemde gerek ağırlıklı olarak enerji fiyatlarından doğan baz etkisi, gerek ekonomideki hafif canlanma ve mali tarafta gelirleri artırmak amacıyla yapılan fiyat ve vergi uyarlamaları yüzünden, %8 - %9 aralığına kadar yükselmesi kaçınılmaz gözüküyor.
Dış finansman açısından sıkıntılı geçmesi beklenen 2010 yılında TLnin reel bazda çok fazla değerlenmeyeceği öngörülüyor. Geçen yıl da benzer bir eğilim izleyen TLde reel bazda ciddi bir değerlenme yaşanmamış olmasına karşılık paritedeki oynamalar liranın dolar ve euro karşısındaki seyrini doğal olarak etkiliyor.
Deloitte Türkiye hakkında
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetlerinde dünyanın en büyük kuruluşlarından biri olan Deloitte, 140tan fazla ülkede, 168 bini aşkın personeli ile faaliyet gösteriyor. Deloitteun dünya çapında cirosu 26,1 milyar dolardır.
İleri teknoloji kullanan, değişik alanlardaki bilgi ve becerilerini bir araya getiren Deloitte, dünya çapındaki tüm müşterilerine aynı yüksek kaliteli hizmeti sunmayı ilke edinmiştir. Dünyanın en büyük şirketlerinin yarıdan fazlasına ve büyük ulusal teşebbüslere, kamu kurumlarına, ulusal devlere ve küresel çapta hızla büyüyen şirketlere hizmet veren Deloitte, birçok gelişmekte olan pazarda da liderliğini sürdürmektedir.
Türkiyede çalışmalarına 1986 yılında başlayan Deloitte faaliyetlerini İstanbul, Ankara ve İzmirde 900ü aşkın çalışanıyla sürdürüyor. Deloitte Türkiyede denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman ve kurumsal risk alanlarında hizmet vermektedir.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/2010-dis-finansmanda-zorlu-bir-yil-olacak/268961