Yazdır

TSKB, kredilerini yüzde 15 büyütecek

Tarih: 11 Şubat 2010 - 14:34

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Halil Eroğlu, 2010 yılında kredilerinin yüzde 15 büyüyeceğini düşündüklerini belirterek, ''2010 yılında 1 milyar dolar seviyesinde yeni kredi vermeyi planlıyoruz'' dedi.

Eroğlu, TSKB'nin 2009 yılı sonuçları ve 2010 yılı hedeflerinin değerlendirildiği basın toplantısında yaptığı konuşmada, sermaye yeterliliğinde bankacılık sektöründen daha iyi konumda bulunduklarını, sorunlu kredilerde de karşılaştırılmayacak kadar düşük seviyede olduklarını ifade etti. Toplam 2,6 milyar dolarlık kredilerinin yüzde 32'sini proje finansmanı, yüzde 23'ünü apex, yüzde 45'ini de kurumsal kredilerin oluşturduğunu ifade eden Eroğlu, kurumsal kredilerin yüzde 57'sinin orta ölçekli KOBİ'lere kullandırıldığını söyledi. Halil Eroğlu, ''Finansman sağlanan enerji projelerinin toplam yatırım tutarı 3,8 milyar dolardır. Bunun 1,4 milyar dolarlık kısmını TSKB finanse etmiştir. Toplam 2 bin 280 megavatlık kurul güce sahip 85 hidro, rüzgar, jeotermal ve biomass projesi finanse edilmiştir. 150'den fazla yenilenebilir enerji projesi inceledik. Doğal gaz dağıtımıyla ilgili 17 bölgede de finansman yaptık. Yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye'de yüzde 15'ini finanse ettiğimizi söyleyebilirim'' dedi. Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası'ndan yeni bir kaynak aldıklarını hatırlatan Eroğlu, o kaynağı da 6 leasing şirketi üzerinden KOBİ'lerin finansmanı için kullandıracaklarını, Mart ayı içinde onun anlaşmalarını yapıp o kuruluşlarla kullandırmaya başlayacaklarını kaydetti. Eroğlu, uzun vadeli fonlamalarının 2 milyar 848 milyon dolar seviyesine geldiğini ve uzun vadeli fonlamalarının 2009'da bir önceki yıla göre yüzde 93 arttığını söyledi. Eroğlu, ''Bu krediler Türkiye Cumhuriyeti'ne ve TSKB'ye olan güvenin bir işareti olarak algılanmalıdır'' dedi. -''GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE ÖNEMLİ BİR OYUNCU OLMA NİYETİNDEYİZ''- 2010 yılında üç adet halka arz gerçekleştirmek istediklerini ifade eden Eroğlu, ''TSKB GYO halka arzını bu yılın ilk 6 ayında yapmayı düşünüyoruz'' dedi. Gayrimenkul sektörü için yatırım bankacılığı anlamında yapılacak işleri Banka'nın içinde, gayrimenkullerin alım satımı işlemleri, kiralanması, değerlenmesi gibi konuları da bankanın dışında kurdukları iştirakleri kanalıyla yapmayı düşündüklerini söyleyen Eroğlu, ''Biz Türkiye'de gayrimenkul sektöründe önemli bir oyuncu olma niyetindeyiz'' diye konuştu. -''HİSSELERİN BU SEVİYELERDE TEDAVÜL ETMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ''- Halil Eroğlu, 2009 yılında öz kaynaklarda yüzde 40 artış sağladıklarını, konsolide karlarının yüzde 124 artışla 261 milyon liraya yükseldiğini, net dönem karının yüzde 47 artış göstererek 174,9 milyon liraya ulaştığını belirtti. Eroğlu, hisse performanslarıyla ilgili de şunları kaydetti: ''Hisse performansına baktığımızda hissemiz bu sene Borsa'daki genel bankacılık sektöründen bir miktar daha az ama genel anlamda borsanın üstünde bir performans gösterdi. Ancak bankacılık sektörüne tek başına baktığımızda hala piyasada değerimizin çok ucuz olduğu söyleniyor. Hissemizin fiyat kazanç oranı, getiri ve defter değeri olarak bakıldığında sektörün en ucuz kağıtlarından biri olduğu görülüyor. Eğer Türk Ticaret Kanunu'nda değişiklik olur ve şirketlerin kendi hisselerini alma şeyi çıkarsa TSKB'nin bu kadar nakit sermayeyle bu hisselerin bu seviyelerde tedavül etmesine müsaade etmeyiz, bu hisseleri alırız. Önümüzdeki dönemde işimizin çok daha artacağına eminiz.'' -2010 BEKLENTİLERİ- 2010 yılı beklentilerine ilişkin olarak da Eroğlu, kredilerinin yüzde 15 büyüyeceğini düşündüklerini, 2010 yılında 1 milyar dolar seviyesinde yeni kredi vermeyi planladıklarını söyledi. Halil Eroğlu şunları belirtti: ''Tematik, şemsiye fonlardan geçen sene 3 tane yaptık bu sene en az 7 tane yapacağımızı düşünüyoruz. Sermeye getirimizin yüzde 17 seviyesinde olacağını düşünüyoruz. Bu sene yüzde 5.5 küçülen ekonominin gelecek yıl aynı miktarda büyüyeceğini düşünüyoruz. Cari açığın 22,5 milyar dolar olacağını, bütçe açığının 50 milyar lira seviyesinde devam edeceğini, Merkez Bankası politika faizinin yıl sonunda yüzde 8 gibi seviyede olacağını, dolar kurunun 1,55 olacağını, avro-dolar paritesinin 1,34'lere inebileceğini, Türk Lirası'nın sepet karşısındaki değerinin, avro ve dolar karşısındaki değerinin ise değerlenerek devam edeceğini, en azından düşmeyeceğini söylemek istiyorum. İMKB de 65 bin seviyesinde olabilir. Burada iki temel sektörde otomotiv ve enerjide hareketlenme ve olumlu yükseliş bekleniyor.'' -''BU SENEYİ ZİKZAKLI BİR SENE OLARAK BEKLİYORUM''- Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Eroğlu, finans sektörünün kişilerin ve patronların yönetimine bırakılmayacak kadar ciddi olduğunu söyledi. Türk bankacılık sektörünün krizden yara almadan çıkmasının en temel nedeninin yüksek sermaye yeterliliği olduğunu ifade eden Eroğlu, Türkiye'de çok yüksek sermaye yeterliliği bulunduğu kanaatinde olmadığını da söyledi. Halil Eroğlu, başka bir soruya karşılık da ''Amerika önce düzelecek, Avrupa daha sonra düzelecek. Tahminimiz o ki avro bayağı zayıflayacak'' dedi. 2010 yılının Türkiye'de şu ana kadar yatırımcıların alıştığı ''ben tek başıma portföylerimi yönetirim ve para kazanırım'' dönemi olmadığını söyleyen Eroğlu, ''Mutlaka ve mutlaka uzmanından danışmanlık alınarak yatırımlar yapılmalıdır. Ben bu seneyi zikzaklı bir sene olarak bekliyorum, yukarı çıkışların ve aşağı inişlerin olacağı sene olarak değerlendiriyorum. Bunu yönetebilmek için bir miktar uzman görüşlerine ihtiyaç olacağını düşünüyorum, aksi takdirde gerek borsada gerek faiz cephesinde sıkıntılarla yatırımcı karşılaşabilir'' diye konuştu. Bu yıl G20 toplantısından sonra yeni kararlar alınacağını düşündüğünü dile getiren Eroğlu, G20'de KOBİ'lerin desteklenmesi ve çevre ile uyumlu büyüme stratejilerinin öne çıkacağını, özellikle enerji ve yenilenebilir enerjide yoğunlaşacağını, 2010'un ikinci yarısından itibaren de dünya ekonomisinde büyümenin yukarı doğru döneceğini belirtti. -''MEVDUATIN SINIRLANMAMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM Mevduata sınırlama getirilmesi tartışmalarıyla ilgili de Eroğlu, ''Bu konu esas itibariyle Batıdaki finans kuruluşlarıyla ilgili. Türkiye'de hiç bir finans kuruluşunun mevduatının sınırlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biz gelişmekte olan bir ülkeyiz, ne kadar çok biz tasarrufları bankacılık sektörünün içine çekebilirsek, o kadar çok büyümeyi finanse edebiliriz sektör olarak. Bizim ana şeyimiz mevduatta sınırlamadan daha çok bankacılık sektörünün dışında olan tasarrufların nasıl bankacılık sektörünün içine çekileceği, yani kayıt dışı ekonominin nasıl yok edileceği konularında çaba harcamamız gerektiğini düşünüyorum'' dedi.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/tskb-kredilerini-yuzde-15-buyutecek/268744