Boykot Davos'u sarsacak
Tarih: 16 Ocak 2010 - 13:37
Ekonomide dünyanın en önemli toplantılarından biri olarak gösterilen Davosa siyaset dünyasından katılım yok. Başbakanın ardından bakanlar da gitmiyor. İş dünyası katılacak.
Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) 27-31 Ocak 2010 tarihleri arasında 40ıncısını gerçekleştireceği Davos toplantılarında Türkiye hükümet düzeyinde temsil edilmeyecek. Türk iş dünyasından önemli isimler ise İsviçrenin Davos kasabasındaki toplantılara katılacak.
Geçtiğimiz yıl Davosta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile Filistin konusunda yaşadığı gerginliğin ardından bir daha Davosa gitmeyeceğini söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ocakta Bizim ağzımızdan söz bir kere çıkar. Bitmiştir o iş. Ben bir daha oraya gitmem dedi.
Aynı gün Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Davos toplantılarının uluslararası önemine vurgu yaptıktan sonra toplantılara kendisinin katılacağı yönünde açıklama yaptı.
14 Ocakta bu kez de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacandan Davosa katılmayacağım açıklaması geldi. Dün ise Bakan Şimşek, programındaki bir takım değişikliklerden dolayı Davosa gidemeyeceğini bildirdi.
Başbakana eşlik edeceğim
Şimşek, Aslında normalde ben bu hafta başında Londraya gidecektim arkasından New Yorka gidecek yatırımcılarla bir araya gelecektim ama Başbakanımızın benim KEK Eşbaşkanı olduğum bir iki ülkeye ziyareti var, kendilerine eşlik edeceğim. Bununla ilgili program değişiklikleri yaşanabiliyor. Davosu da bu çerçevede almakta fayda var, dolayısıyla ben de Davosa gitmeyeceğim dedi.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmazın Davosa gidip gitmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı.
Turgut Özalla popüler oldu
Bu yıl 40ıncısı gerçekleştirilecek Davos Toplantıları Scwab Vakfının kurucusu Klaus Scwab tarafından dünya ekonomisinin trendlerini belirlemek amacıyla başlatıldı. O tarihten itibaren dünya ekonomisi ve siyasetine yön veren önemli isimler Davos toplantılarına katıldı. 1988de dönemin Başbakanı Turgut Özal, bu toplantılara giderek Davos platformunun dünya ile etkileşim açısından önemini vurguladı. İlerleyen yıllarda Türkiyeden hükümetin ve önde gelen holdinglerin tepe yöneticileri de her yıl Davosa üst düzeyde katılım gerçekleştirmeye başladı.
Ankara gitmiyor, iş dünyası katılacak
Her yıl ocak ayının sonlarında Davosta yapılan toplantılara geniş katılım gösteren Türk iş dünyası bu yıl da önemli isimlerle zirvede yerini alıyor. Davosa gideceği öğrenilen işadamları şöyle sıralanıyor:
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Borusan Holding CEOsu Ağah Uğur, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar, Garanti Yatırım İcra Kurulu Başkanı Metin Ar, Eczacıbaşı CEOsu Erdal Karamercan, Turkcell CEOsu Süreyya Ciliv, Türk Telekom Genel Müdürü Paul Doany, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Doğuş Holding CEOsu Hüsnü Akhan, Doğan Yayın Holding Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye Gazetesi Sahibi Mücahit Ören, işadamları Cüneyd Zapsu ile Aziz Zapsu.
Davosta ikinci kriz uyarısı tartışılacak
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) zirve öncesi Küresel Risk 2010 raporunu açıkladı. Ekonomik krizle başa çıkmak için bütçe açıklarıyla küresel çapta savaşmaya büyük ihtiyaç olduğunun altı çizilen raporda olası ikinci bir küresel krizle ilgili bir uyarı da yapıldı.
Önümüzdeki dönemde yeni bir mali kriz olasılığının yüzde 20den daha fazla olduğunun belirtildiği risk raporunda, finas sektöründe bilançolarının şiştiği ve bu balonunun patlayabileceği bildirilirken olası bir krizin dünyaya yaklaşık 1.6 trilyon dolara mal olabileceği belirtildi. Varlık fiyatlarının altüst olması, konut fiyatlarının yükselişe geçmemesi, kredi kartı borçlarını ödememe oranının yükselme eğiliminde olması 2010 için endişe verici riskler olarak gösteriliyor.
İşsizlik sürecek
WEFin raporunda öne çıkan noktalar şöyle sıralandı:
- Bazı gelişmiş ekonomilerde iç borç barış zamanlarındaki en yüksek seviyeye yükseldi.
- Yaşlanan nüfus gelişmiş ülkelerde bütçe açığının daha da genişlemesine neden oldu.
- Ekonomiye müdahalelerin maliyetleri, uzun vadeli emeklilik yükümlülükleri ve sağlık harcamalarıyla birleşince büyük ekonomilerin bazıları zayıf mali pozisyona düştü.
- G20 üyesi ülkelerin bütçe açıkları şu an toplam gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 7.9u seviyesinde. Birkaç istisna dışında büyük gelişmiş ülke ekonomiler olası bir mali krizden daha çok etkilenebilir.
- İşsizlik son 18 ayda tüm sektörlerde dramatik bir şekilde arttı. İşsiz sayısı OECD üyesi ülkelerde 25.5 milyon kişiye, tüm dünyada tahmini olarak 50 milyon kişiye ulaştı. Yeni kurulan işyeri sayısı azaldı, işsizlerin iş bulma hızı düştü.
- İşsizlik sorunu 2010da da devam edecek.
- Yüksek bütçe açıkları faiz oranlarının olması gereken seviyesine gelmesini engelleyecek. Bu durum büyümeye engel olacak.
- Bütçe açıkları birçok sektörde yatırımların ertelenmesine neden olacak.
- Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki sağlık maliyetlerindeki yükseliş verimliliği düşürüp ekonomik büyümenin önünde bir engel.
NEVİN DONAT/ Milliyet
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/boykot-davosu-sarsacak/267383