Yazdır

Bankacılıkta önemli özelleştirmeler olacak

Tarih: 14 Ocak 2010 - 14:31

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2009 yılında gerçekten bankaların karının yüksek olduğunu, bu karları 2010 yılında bulamayacaklarını söyledi. Babacan, Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar ve Halk Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ile birlikte düzenlediği basın...

Kamu bankalarının karlılığı ile ilgili soru üzerine Babacan, Halk Bankası'nın karının yüzde 64'ünü kredilerden, yüzde 36'sını Hazine kağıtlarından, Ziraat Bankası'nın ise yüzde 58'ini Hazine kağıdından, yüzde 40'ından kredilerden oluştuğunu kaydetti. Kar dağıtımı ile ilgili sorular üzerine Babacan, bu konuyu kamu bankaları, BDDK, Hazine Müsteşarı ve Genel Müdürlerin birbirleri ile istişare ederek, teknik alt yapıyı hazırlayacaklarını kaydeden Babacan, şöyle konuştu: ''Tabii burada BDDK'nın duruşu doğru bir duruştur. Bankalarımızın 2010 yılı gibi bir yılda belli miktarda sermayeyi tutuyor olması çok önemlidir. Bu sadece kamu bankaları için değil, özel bankalar için de doğrudur. Sadece 2009 yılında sermaye yeterlilik rasyosunun yüksek olması yetmez. 2010 yılında da bankacılık sektörünün çok çok ihtiyatlı gitmesinde büyük fayda var. 2009 yılında gerçekten bankaların karı yüksektir ama özellikle hazine bonosu ile ilgili karlar ve bir defalık karlardır. Bu karları 2010 yılında bulamayacaklar. Zaten faizler yüzde 8-9 aralığına düşmüş durumda. Yüzde 8'den sonra düşüşler nereye kadar nasıl olacak ve oradan ne kadar ilave bir kar çıkar bu tabi 2010 yılında bunu gösterecek. 2009 yılındaki kara bakarak, 2010 yılında kar projeksiyonu yapmak son derece yanlış.'' Babacan, kredi artışının bankacılık sektöründe yüzde 6 iken, Ziraat Bankası'nda yüzde 9 olduğunu kaydederek, genel giderlerin de 2002-2009 yılları arasında yüzde 101, Ziraat Bankası'nda ise yüzde 5 arttığını söyledi. -MALİYET- 5084 sayılı teşviklere ilişkin kanundaki uzatımın maliyetine yönelik soru üzerine de Babacan, telaffuz edilen 1,5 milyar liralık maliyetin doğru olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: ''Biz zaten yeni kurulan tesislerin 5084 kapsamında bu desteği almaya devam edeceklerini hesap edip, bütçeye bunun karşılığını koyduk. Dolayısı ile bunun tamamı yeni maliyet değil. Sadece sosyal güvenlik priminin uzatılmasının maliyeti ise yıllık 500 milyon dolar civarında. Bu da genel dengeleri etkileyecek değil, biz bunlarla ilgili OVP'da ortaya koyduğumuz bütçe hedefleri ile alakalı herhangi bir sapma söz konusu değildir. Bizim 2010 yılı ile alakalı ne olursa olsun bu hedeflerimizi tutturmayla alakalı kararlılığımız tam. Biz 2009 yılında ne açıkladık 63 milyar civarında bütçe açığı olacak dedik. Maliye Bakanı yarın açıklayacak, bunun çok çok altında. 2009 için dahi aldığımız tedbirler gelirle alakalı tedbirler, Mayıs-Hazirandan itibaren yapılan maliye politikaları ile getirdiğimiz politikalar, Eylülde açıkladığımız bütçe açığı rakamının çok çok altında bir rakam olacak. Bunlar ciddi uygulamalar ve zamanında alınan tedbirlerin sonucu.'' -TAŞINMA- Kamu bankalarının taşınmasına yönelik soru üzerine de Babacan, Halk Bankası'nın, Ziraat Bankası'nın ve Vakıfbank'ın İstanbul'da arsalarını aldığını, Aralık ayının son haftası içinde de SPK ve BDDK'nın arsalarını aldığını söyledi. Fiziksel bir hazırlık bulunduğunu yasal düzenlemenin ise Meclis'in gündemine göre olacağını kaydeden Babacan, ''Önemli olan bunun lojistik hazırlığıdır, kurumlarımızın kendi organizasyon yapısı açısından hazırlanmalarıdır. Bu konudaki niyetimiz kararlılığımız aynen yerinde. Orada bir geri adım, farklı bir bakış açısı yok'' dedi. -ENERJİ KİTLERİ- Başbakan Yardımcısı Babacan, enerji KİT'lerinin borçlarına yönelik soru üzerine de enerji KİT'lerinin Hazine ve Maliye'ye borcu olduğunu kaydederek, şöyle devam etti: ''Hazine ve Maliye'ye borçlarının hiçbir şekilde mahsubu olmaz, bunlar ödenecek. Er ya da geç ödenecek. Onlarda mahsuplaşma olmaz. Ama enerji KİT'lerinin kendi içindeki borç alacak yapısını iç fiyatlandırma sistemiyle ya da kendi aralarındaki hesap kitap farklı metotlarla çözmeye çalışıyorlar. Sadece iç fiyatlandırma ile çözülemeyecek sorunlar olursa da bir defalık stok çözmeye yönelik adımlar atılabilir. Biz enerji bakanlığı ile çalışıyoruz, neticelenince açıklarız.'' Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kamu bankalarının artık ticari prensiplere göre çalıştıklarını belirterek, bankaların karlılıklarının da bankacılık faaliyetlerinden kaynaklandığını söyledi. Babacan, Ziraat Bankası ve Halk Bankası Genel Müdürleri ile birlikte, Yeni Başbakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, Ziraat Bankası ve Halk Bankası ile ilgili gelişmeler konusunda bilgi verdi. Ziraat Bankası'nın, 2002 yılında 37,7 milyar lira olana aktif büyüklüğünün, 2009 yılında 124,5 milyar liraya çıktığını anlatan Babacan, yine 2002 yılında 4,2 milyar lira olan toplam kredi hacminin, bugün 36,5 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Babacan, bankanın 2002 yılında 28,4 milyar lira olan toplam mevduat miktarının da, 2009 yılında 98,5 milyar liraya çıktığını kaydetti. Ziraat Bankasının karlılığının da arttığına dikkati çeken Babacan, bankanın 2002 yılında yüzde 4,2 oranı düzeyindeki karlılığının, Eylül 2009 itibarıyla, yüzde 43,1 oranında artarak, 2,7 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Ali Babacan, bir zamanlar görev zararları bulunan Ziraat Bankası'nın 2009 karlılığının, tarihindeki en yüksek oran olduğunu, belki de bankacılık tarihindeki en yüksek rakam olduğunu vurguladı. Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası'nın, tüketici ve KOBİ kredilerinde birinci sırada yer aldığını kaydetti. Ziraat Bankası'nın tarımsal kredi hacminin, 2002 yılından buyana 34 kat artışla 7,7 milyar liraya çıktığını anlatan Babacan, 564 bin 589 üreticiye kredi kullandırıldığını, her hafta ortalama 155 milyon dolarlık tarımsal kredi verdiklerini söyledi. Ali Babacan, Ziraat Bankası'nın yatırım ve işletme kredilerinin, toplam krediler içindeki payının da yüzde 30'a çıktığına dikkati çekti. Ziraat Bankası'nın takipteki kredi miktarının da ortalamanın altında olduğunun altını çizen Babacan, 2002 yılında her 100 liranın yüzde 62,1'nin takipteki alacaklardan oluşurken, 2009 yılında bu oranın yüzde 2,4'e indiğini, sektörün ortalamasının ise yüzde 5,2 olduğunu söyledi. Bankanın faiz oranlarının indirildiğini vurgulayan Babacan, 2009'da yüzde 15 olan tarımsal kredi faiz oranının, üreticiye, asgari yüzde 6 ile 11,3 oranında yansıdığını anlattı. Babacan, Ziraat Bankası'na, artan kredi hacmi nedeniyle, 2009 yılında 416 milyon liralık bir sübvansiyon sağladıklarını kaydetti. Ziraat Bankasının, 2009 yılında 160 bin çiftçinin 2,4 milyar liralık tarımsal kredi borcunu uzattığını anlatan Babacan, son 6 ayda, 134 bin 175 üreticiye, tarımsal kredi faiz oranlarında yüzde 60 indirim yaparak, 1,9 milyar lira kredi sağladıklarını söyledi. Babacan, son 5 yılda da, 43 bin üreticiye, 1,1 milyar liralık tarımsal makine parkını yenilemeye yönelik kredi sağladıklarını bildirdi. 2004 yılından buyana cari faiz oranlarından yüzde 60 indirim yapılmak suretiyle 4 bin üreticiye 236 milyon liralık kredi kullandırdıklarını anlatan Babacan, 1.939 üreticiye de 106 milyon liralık kredi kullandırdıklarını kaydetti. 2004 yılından buyana yüzde 50 indirimli faiz oranı ile 2 bin 123 üreticiye 124 milyon liralık su ürünü kredi sağladıklarını kaydeden Babacan, aynı dönemde, 29 bin 295 üreticiye de yüzde 40 indirimli faiz oranı üzerinden, 715 milyon liralık kredi kullandırdıklarını, bu kapsamda, 9 bin 930 dekar yeni ve modern seranın kurulumuna destek sağladıklarını söyledi. -HALK BANKASI- Halk Bankası'nın da Ziraat Bankası gibi başarılı olduğunu anlatan Babacan, bankanın 2002 yılında 17,4 milyar lira olan aktif büyüklüğünün, 2009 yılında 57,2 milyar liraya çıktığını belirtti. Bankanın toplam mevduat hacminin, 2002 yılındaki 11,5 milyar lira düzeyinden, 2009 Eylül itibarıyla 40,8 milyar lira düzeyine çıktığını vurgulayan Babacan, kredi hacminin de 29,7 milyar liraya ulaştığını anlattı. Halk Bankası'nın karlılığının yüzde 33,4 oranında arttığını anlatan Babacan, takipteki kredi oranının da yüzde 5 ile sektör ortalamasının altında bulunduğunu söyledi. Halk Bankası'nın, sektörde, toplam kredi içindeki KOBİ kredisi payı en yüksek olan banka olduğuna dikkati çeken Babacan, bankanın, esnafa açtığı kredi miktarının Eylül 2009 itibarıyla, 3,3 milyar liraya, kooperatif kredilerinin de 2,7 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Babacan, Halk Bankası'nın kooperatif kredilerindeki takip oranının da yalnızca yüzde 1,5 oranında bulunduğunu kaydetti. Hazine'nin bankaya 310 milyon lira sübvansiyon sağladığını anlatan Babacan, bankanın esnafa yansıyan kooperatif kredisi faiz oranın da yüzde 8 düzeyinde olduğunu söyledi. 2008 yılının Kasım ayından itibaren, esnafa, odaları vasıtasıyla 500 milyon liralık kaynak sağlandığının altını çizen Babacan, bu kapsamda, banka kaynağından verilenlerle birlikte, 10 bin 467 firmaya 1,5 milyar lira kredi kullandırıldığını anlattı. Babacan, KOBİ'lerin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarının finansmanı için de 2009 yılında, toplam 613 milyon avro, 147 milyon dolar düşük faizli kaynak temin edilerek firmalarının kullanımına sunulduğunu söyledi. Babacan, 2007 yılında başlatılan sıfır faizli damlama ve yağmurlama sulama kredisi uygulamasının da devam edeceğini bildirdi. Ali Babacan, Halk Bankası'nın, yeni tek haneli faiz oranlarının yanı sıra, yeni uygulamayla, besicilik ve tavukçuluk kredilerdeki sübvansiyon oranı ile seracılıktaki sübvansiyon oranının yüzde 50'ye çıkartıldığını kaydetti. Babacan, yeni uygulamayla, Seracılıktaki sübvansiyonlu kredi miktarının 750 bin liradan, 7 milyon 500 liraya, süt hayvancılığında da 1 milyon 500 bin liradan, 7 milyon 500 bin liraya, Organik Tarım, İyi Tarım, Sertifikalı Tohum ve Fidan üretimi, AR-GE, Büyükbaş ve Küçükbaş Besicilik, Tavukçuluk, Su ürünleri Yetiştiriciliği, Tarımsal Sulama ve Tarımsal Mekanizasyon kredi miktarını 1 milyon 500 bin liraya ve bunların dışındaki sübvansiyonlu kredi miktarını da 500 bin liraya çıkarttıklarını söyledi. Yeni uygulamalar çerçevesinde, iyi tarım uygulamalarında, üreticiye yansıyan faiz oranı yüzde 5,2, Sertifikalı Tohum ve Fidan üretimi, kullanımı faiz oranı yüzde 6,5, AR-GE yüzde 7,8, hayvansal üretim için de yüzde 5,2 ile yüzde 6,5 oranları arasında, Su Ürünlerinde yüzde 5,2, hayvan besiciliğinde yüzde 6,5, tavukçulukta yüzde 6,5, tarımsal sulamada yüzde 5,2, tarımsal mekanizasyonda yüzde 6,5, diğer kredi faiz oranları da yüzde 5,2 ile yüzde 9,75 oranları arasında olacak. Esnaf ve Sanatkarlara kullandırılan kredi maliyetleri, 1 yıl vadeli kredilerde yüzde 4,50, 2 vadelerde yüzde 3, 3 yılda yüzde 2,50 ve 4 yıl vadeli kredilerde yüzde 2,25 oranlarında azalacak. -BANKA ŞUBELERİNDEN YILLIK HARÇ ALINACAK- Bu arada, bankaların, daha önce her şube için kuruluşta bir yıl için alınan 27 bin liralık harç miktarı, artık her şube için her yıl alınacak. 2010 yılı emekli zamlarını finanse etmek amacıyla, zammın bir bölümü 31 Aralık'ta yürürlüğe giren alkol, sigara ve akaryakıt zamlarıyla karşılanırken, kalan bölümü için de bir paket hazırlandı. Bu yeni düzenlemeye göre, nüfusu 5 binin altındaki yerleşim yerlerinde şube başına yıllık 24 bin lira harç alınacak. Nüfusu 5 – 25 bin arasında olan yerlerden 36 bin lira ve 25 binin üzerindeki yerlerden ise 48 bin lira harç alınacak. Türkiye genelinde bankaların toplam 9 bin 500 şubesi bulunuyor. Bunlardan 4 bin 924 tanesi taşrada. İstanbul'da 2 bin 817, Ankara'da 929 ve İzmir'de de 680 banka şubesi bulunuyor. Harç gelirlerinin önemli bir kısmı özel bankalar ve büyük şehirlerden gelirken, bir kısmı da kamu bankalarından gelecek. Buna göre, 350 ile 400 milyon lira arasında beklenen gelirin yüzde 80'i özel bankalardan ve yüzde 20'si de kamu bankalarından gelecek. Yetkililer, banka büyüklükleri dikkate alınarak hesaplanan yeni düzenlemenin bankalara çok fazla bir yük getirmeyeceğini vurguluyor. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, hem Ziraat Bankası'nın halka açılması, hem de Halk Bankası ve Vakıflar Bankası'ndaki halka açıklık oranının artırılmasının, bankacılık sektöründe önümüzdeki dönemde önemli özelleştirme adımları olacağını söyledi. Babacan, Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar ve Halk Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kamu bankalarının özelleştirilmesi ile ilgili sorular üzerine Babacan, Ziraat Bankası'nın ilk defa halka arzının gündemde olduğunu ve bunu Orta Vadeli Program'da açıkladıklarını hatırlattı. Babacan, şu anda Halk Bankası'nın yüzde 25'inin, Vakıflar Bankası'nın da yüzde 25'inin halka açık olduğunu kaydederek, hem Halk Bankası'ndaki hem de Vakıflar Bankası'ndaki halka açıklık oranını artırmak, hem de Ziraat Bankası'nda ilk defa halka arz ile ilgili bir strateji çalışması yaptıklarını söyledi. ''Bunları hangi sırayla, nasıl yapmalıyız ki hem bu bankaların günlük çalışmaları problemsiz devam eder, hem de maksimum değeri nasıl yakalarız diye'' çalıştıklarını ifade eden Babacan, bu çalışmaların sonunda özellikle dünya bankacılık sektörünün içinde bulunduğu noktanın iyi değerlendirilmesi ve dünya bankacılık sektörü içindeki bankaların değerleri, banka hisselerinin fiyatları nerelerde bunların iyi takip edilerek, küresel gelişmeleri dikkate alan bir zamanlama ile hareket etmek gerektiğini anlattı. Babacan, bu konudaki kararlılıklarının tam olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ''Hem Ziraat'in halka açılması, hem de Halk Bankası ve Vakıflar Bankası'ndaki halka açıklık oranının artırılması bankacılık sektöründe önümüzdeki dönemde önemli özelleştirme adımlarımız olacak. Mesele zamanlama ve sıralama meselesidir. Bunun hangisini hangi sırayla yapacaksınız ki. Bunu yaparken de biz bu işlemlerin birbirine zarar veren işlemler olmasını arzu etmiyoruz. Diyelim ki bir bankada atacağımız bir adım, eğer öbür bankanın değerini olumsuz etkileyecekse o zaman onun sıralamasını ve zamanlamasını dikkatli düşünmeliyiz diye değerlendiriyoruz. Ancak çok da acelemiz yok açıkçası. Özellikle de biz özelleştirmelerde gerçekten kuruluşlarımızın değerini bulmasını önemsiyoruz.'' -''SORUN YAŞANMADIYSA SEBEBİ, TEDBİR ALMAMIZ''- ''Kamu bankalarının özelleştirilmesine nasıl bakıyoruz, devletin kamu bankası olmalı mı?'' şeklindeki soru üzerine de Babacan, dünya bankacılık sektörünün çok ciddi bir değişim yaşadığını ve büyük özel bankalarda farklı oranlarda devlet hissesi bulunduğunu hatırlatarak, bu durumun bir krizin sonunda oluştuğunu ve operasyonların bankalar batmasın diye yapıldığını söyledi. ''Yani yanlışın sonucunda bana göre bir başka yanlış yapıldı'' diyen Babacan, devletin o kadar çok bankaya ortak olmasının, bu kadar çok kaynak aktarmasının neticesinde ya borçlanıldığını ya da para basıldığını ve gelişmiş ülkelerde yapılanın bu olduğunu, her ikisinin de gelecek nesillere büyük yükü olduğunu ifade etti. Babacan, şöyle konuştu: ''Dolayısı ile başka ülkelerde yapılan yanlışlıklar bizim için örnek değil. Biz hala özel sektörün önde olduğu bir ekonomik sistemi benimsiyoruz, bu duruşumuzda asla bir değişiklik yok. Ancak devletinde çok önemli düzenleme ve denetleme görevi vardır. Devlet yarışın kurallarını, ilkelerini koyacak, kurallara uyanın mükafatını uymayanın cezasını koyacak. Denetlemesini, düzenlemesini yapacak. O çerçeve içinde özel sektör o çerçeve içinde yarışacak, iyi hizmeti, iyi ürünü uygun maliyeti üretecek ve halka sunacak. Bizde eğer bir sorun yaşanmadıysa bunun ağırlıklı sebebi bizim zamanında tedbir almamız, zamanında işi sıkı tutmamızdır. Yoksa bu kendiliğinden olmuyor.'' Babacan, özel bankaların risk yönetimi ile ilgili soru üzerine de bankacılık sektörünün ortalamasının yüzde 5,2 olduğunu ve bu rakamın başka ülkeler tarafından gıpta edilen bir rakam olduğunu söyledi. Kamu bankalarında kuralların, ilkeler işlediğini, özel bankaların kendi kararını verdiğini belirten Babacan, böylece olumlu sonuçlar alındığını kaydetti. Babacan, ''Özel bankalardaki ticari faiz oranları düştü mü?'' şeklindeki bir başka soru üzerine ise bir hafta önce Merkez Bankası'ndan aldığı rakamlara göre, yeni kullandırılan ticari kredilerdeki faiz oranının Türkiye ortalamasının şu anda yüzde 9,5 olduğunu söyledi. Bunun içinde gecelik, kısa vadeler de bulunduğunu kaydeden Babacan, Ziraat ve Halk Bankası'nda ise 1 yıldan 5 yıla kadar vadelerden bahsedildiğini söyledi. Türkiye ortalamasının kısa vadelileri de içine aldığının altını çizen Babacan, ''Yoksa özel bankalarında ticari faiz oranlarında çok ciddi düşüşler meydana geldi'' diye konuştu. ''Balkanlarda banka alma'' ile ilgili soru üzerine de Babacan, bu konuda kamu ve özel bankaların eğer ticari açıdan anlamlı, ticari açıdan gerçekten değecek, kar edecek bir fırsat olursa, bu fırsatlar kuşkusuz değerlendireceğini söyledi. Babacan, kamu bankalarını diğer bütün özel bankaları ezecek şekilde, ön plana çıkarıcı, pazar payını büyütücü, piyasayı domine edici bir konuma getirmek istemediklerine dikkat çekerek, ''Ama ondan sonra sektörün diyelim ki yüzde 60-70'ine, özel bankalar yüzde 30'una sahip bu bizim görmek istediğimiz bir tablo değil. Burada özel sektör ağırlıklı, kamu bankalarının pazar payını koruyarak bu sistem içinde yerini almalarını istiyoruz'' dedi.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/bankacilikta-onemli-ozellestirmeler-olacak/267279