Yahudiler kadar dürüst değiliz
Tarih: 06 Aralık 2009 - 13:03
İşadamı Remzi Gür, Yahudi ile tokalaştığında parmaklarını say, yerindeyse sorun yok. Ancak Türkler, Yahudiler kadar dürüst tüccar değil. Namazdan döner, yalan konuşur. Böyle olmaz ifadelerini kullandı.
Başbakan Erdoğana yakınlığıyla tanınan Gürmen Group Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Gür, İş Hayatı Dayanışma Derneğinin (İŞHAD) toplantısında ilginç açıklamalarda bulundu. Gür, Başarı için üç çok önemli şey vardır. Doğru, doğru, doğru... Doğru insanla, doğru zamanda, doğru yerde karşılaşırsa-nız ve siz de doğruysanız eğer başarısız olmanız mümkün değildir. 1971de tekstil, İngilterede üçüncü sanayi dalıydı. Ben o gün, o şartlarda ve orada tekstilin doğru sektör olduğunu gördüm. Para ve tecrübe de gerekiyordu ama para, o kadar önemli değil. Başkalarının kazandığına üzülmüyorsanız, gözünüz başkasının kasasında değilse, kendinizle yetiniyorsanız ve doğruysanız siz de zamanla kazanı-yorsunuz. Bugün Koç Grubu, Türkiyenin en büyüklerinden biri. Ama ben niye Koç olmuyorum diye anlamsız bir hırsa kapılırsanız, koç değil, kuzu olarak kalırsınız dedi.
Tokalaş sonra parmaklarını say
İngilteredeyken Yahudilerin de tekstil işiyle uğraştığını gördüğünü ve tekstil sektörünü seçmesinde Yahudilere inanmasının da etkili olduğunu, Yahudilerin, yaptıkları işlerde iyi olduklarını dile getiren Gür, Yahudi ile tokalaştığında parmaklarını sayacaksın. Eğer almamışsa, parmakların yerinde duruyorsa sorun yok. Ama alabilir de... Siz, parmaklarınızı iyi tutacaksınız. Ancak, şunu üzülerek söylemeliyim ki; Türkler, Yahudiler kadar dürüst tüccar değil. Namazından döner, yalan konuşur. Böyle olmaz. Doğru olacaksın dedi.
Gür, Türkiyeye geldiğinde ilk olarak İstanbulda çalışmak istediğini, ancak İstanbulun taşının toprağının altın olmadığını gördüğünü ifade ederek, şunları söyledi: Doğru tercihler, her zaman başarıyı getiriyor. Türkiyeye geldiğimde benim için İstanbulun doğru yer olmadığını gördüm ve Karabükü seçtim. İstanbulda olamadık ama Anadoluda muvaffak olduk. İstanbulda çalıştırdığınız personel, daha fazla maaş alacağını gördüğünde sizi bırakıp gidiyor. Anadoluda ise işçiniz, fabrikayı sahipleniyor, kendisinin gibi görüyor. İlk olarak biz de Karabüke gittik ve 1989a kadar Karabükte çalıştık. Doğru yer olarak Karabükü seçtik. Karabükten sonra Kastamonuda birinci fabrikamızı açtık. Almanlar ile ortak çalışıyorduk ve onlarla ikinci fabrikayı Karabükte kurduk. Bugün 1400 çalışanımız var. Dünyanın 18 ülkesinde 41, Türkiyede 23 tane Ramsey mağazamız var. Ayda ürettiğimiz 60 bin takım elbiseyi de dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç ediyoruz. İhracatımızda da şimdiye kadar hiç paramız batmadı. İnşallah bundan sonra da batmaz.
Taraf
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/yahudiler-kadar-durust-degiliz/265408