Yazdır

Takıntılı aşıklar...

Tarih: 25 Ekim 2009 - 01:11

Sevgi, karşımızdaki insanı serbest bırakmaktır. Eğer bizi gerçekten seviyorsa gitmez. Peki sevmiyorsa? O zaman ona umutsuzca tutunmamız, her iki tarafı da üzer. Bu bir bağımlılıktır

Ya benim olursun ya da kara toprağın... Bu cümle size de tanıdık geldi mi? Geçtiğimiz hafta bir kadın geldi ve koltuğuma oturdu. Son derece akıllıydı, iyi bir eğitim almıştı. Güzeldi. Başarılıydı. Hem de güçlüydü. Arkasında kendisini çok seven, koruyucu bir ailesi de vardı. Günlerden bir gün bu genç kadının karşısına yakışıklı bir delikanlı çıktı. Adam, başarılı bir kariyer sahibiydi. Akıllıydı. Çok geçmeden birbirlerinden hoşlandılar. Ve aralarında bir ilişki başladı. Aradan aylar geçti. Genç adam kıskançlık yapmaya başlamış, kadının hayatını kontrol etmeye çabalıyordu. Kadın nihayet ayrılmaya karar verdiğinde kıyamet kopmuştu. Adam kadını bırakmıyordu. Daha da fenası, sessiz telefonlar açıyor, gece yarıları evine baskın yapıyor, konuşmaya başladıklarında öfkesini göstermek için cam eşyaları sağa sola fırlatıyordu. Adam ne yazık ki obsesif, yani takıntılıydı... Bir başka başarılı ve çekici kadın, benzer bir hikaye anlatıyordu. Hayatının ikinci baharını yaşıyordu. Çok güzel bir birliktelik yaşamaya başlamıştı. Ayakları yere basmıyordu. Fakat kısa bir süre sonra adamın anormal kıskançlıkları başlamıştı. Ne etek giydiriyor ne de arkadaşlarıyla görüşmesine izin veriyordu. Genç kadın çok bunalmaya başlamıştı. Adamın eski ilgisi de azalmıştı sanki. Kadın artık bu ilişkiyi bitirmeliydi. ÇÜNKÜ ONU SEVİYORUM Ne yazık ki, adam bu haberi duyar duymaz, sevdiğini iddia etiği kadının hayatını zindan etmeye başladı. Kadının telefonuna günde 50 mesaj atıyor, peş peşe arıyor, tacizkar sözler söylüyordu. Kadın çaresizce kapısının kilidini değiştirmişti. Ve adam daha da öfkelenerek kadının tüm komşularına, arkadaşlarına telefon açmaya, onun hakkında terbiyesizce yalanlar yazdığı yazıları dağıtmaya başlamıştı. Gerçekte gönülden sevmediği bir kadını kendisine mahkûm etmeye çalışıyordu. Aslında mahkemeler bu tip davalarla dolu. Şantaj yapan erkekler, adamlara hırsla tutunmaya çalışan kadınlar birbirleriyle savaşıyor. Hakim "Bunu neden yaptın?"diye sorduğunda hep aynı anlamsız cevabı veriyorlar: "Çünkü onu çok seviyorum." İLGİYİ HAK ETMİYOR Oysa ki sevgi, karşımızdaki insanı serbest bırakmaktır. Eğer bizi gerçekten seviyorsa gitmez. Ya bir de sevmiyorsa? O zaman ona umutsuzca tutunmamız, her iki tarafı da üzer. Bu bir bağımlılıktır. Tıpkı sigara gibi... Derinlerde bir yerde doyurmaya çalıştığımız bir açlık vardır. Ve bunu tek bir kişiye yönlendiririz. Eğer bizi bırakırsa öfkeleniriz. Bunu kadınlar da yapıyor. Pek çok kadın koltuğuma oturduğunda kafasını taktığı tek bir erkeği nasıl kendisine bağlayacağını düşünüyor. İçindeki hırs öyle kuvvetli oluyor ki, bir başka erkeğin onu daha mutlu edebileceği ihtimalini düşünmek bile istemiyor. Çoğu zaman peşinde koşup durduğu adam bu ilgiyi hak etmiyor bile. Bunların hepsi tamam... Eğer hayatımıza giren kişileri bilinçaltımızdaki duygu ve inançlarla çekiyorsak, takıntılı insanları hayatımıza nasıl çekeriz? KONTROLDEN ÇIKARIZ Genelde kontrolcü kişiler, kendi amaçlarını elde etmek için başkalarını manipüle etmekten çekinmeyenler, hayata karşı güvenleri olmadığı halde kendi güçlerini bu kontrolcü özelliklerinden alanlar... Sadece başarıya odaklı yaşayanlar. Mutlu olabilmek için hep bir hedefe ihtiyaç duyanlar... Bu kişiliktekiler hayatlarına takıntılı insanları çeker. Çünkü bilinçaltlarında güvensizlik, yetersizlik korkusu vardır. O yüzden kontrol etme ihtiyaçları vardır. Ve benzer korkular benzer korkuları olan insanları çeker. Çok derinlerden, bilinçaltı düzeyinden birbirlerine yakınlık hissederler. Özdeşleşirler. Hep söylüyorum... Eğer hayatınızda bir kısır döngü varsa, muhakkak korku da vardır. Korkularınızla yaşamayın. Birbirimizin hayatına ve seçimlerine saygı duyabilmek için yalnızlık ya da güvensizlik korkularımızı yenmeliyiz. Yoksa takıntılarımız ve kontrol etme içgüdümüz, mantığımızı aşar. Sonunda kendimiz kontrolden çıkarız. Başkalarının seçimlerine saygı duyabildiğimizde, bizim hayatımıza da bize saygı duyan kişiler girecektir. SEDA DiKER / SABAH CUMARTESİ
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/takintili-asiklar/263447