Küresel krizin gerçek kazananı Çin oldu
Tarih: 20 Ekim 2009 - 00:46
Bir yıl önce dünyanın önde gelen hükümetlerinin küresel ekonomiyi kurtarmaya çalışırken, Çin yaptıkları ile ekonomik krizi fırsata çevirdi.
Fareed Zakaria tarafından The recessions real winner başlığı ile kaleme alınan yazıda, bir yıl önce dibe sürüklenen dünya ekonomisinin dünya önde gelen ekonomileri tarafından kurtarıldığını dile getirildi.
Newsweekte yayımlanan yazıda Zakaria, Lehman Brothersın battığı, AIGnin sarsıldığı ve dünya üzerindeki bütün bankaların kendi bilançosunun çöktüğünü gördüğü 2008 yılını hatırlattı ve o yıl kredilerin donduğunu ve ticaretin durma noktasına geldiğinin altını çizdi.
Böyle bir dönemden geçen küresel ekonomideki bu dönemi atlatmak için ABD başta olmak üzere birçok ülkede önlemler alındı. Bu önlemler sayesinde olası bir buhran önlenmesine rağmen, dünyadaki bütün ülkeleri etkileyen büyük bir ekonomik durgunluğun ise önünce geçilemedi.
Yazar, 2009 yılında yaşanan en şaşırtıcı gelişmenin, Hindistan, Çin, Endonezya gibi bu süreçte ekonomileri canlı kalan ülkelerin resesyona büyük bir direnç göstermesi olduğunu söyledi. Zakaria, yazısında sadece ayakta kalmakla yetinmeyip, ilerleme gösteren Çine özellikle dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı:
Çin ekonomisi bu yıl yüzde 8,5 gibi bir oranla büyüyecek. İhracat rakamları 2008in başlarında kaydedilen rakamların iki katına çıkacak. Ülkenin döviz rezervleri tarihinin en yüksek seviyesine, 2,3 trilyon dolara yükseldi. Ama en önemlisi, Pekinin canlandırma paketi, ülkenin yeni bir alt yapı oluşturma sürecine adım atmasını sağladı.
KRİZİN KAZANANI PEKİN
Zakaria, bu başarıların büyük bir kısmının etkili hükümet politikaları sayesinde elde edildiğine dikkat çekti. Uzun yıllar boyunca Hong Kongda yaşayan küresel özel girişim sermayesi şirketi Warburg Pincusun CEOsu Charles Kayenin kendisine bundan birkaç ay önce, bütün hükümetlerin krize savunmacı bir tavırla yaklaştıklarını fakat Çinin bu süreci daha agresif adımlar atmak için değerlendirdiğini söylediğini belirterek, küresel ekonomik krizin kazananı Pekin olduğunu söylenebileceğini ifade etti.
Çinin ekonomik krize diğer ülkeler kıyasla tamamen farklı bir pozisyonda girdiğini savunan Zakaria, ülkenin ticari fazlalara sahip olduğunu ve hızlı büyümeyi dengelemek için faiz oranlarını yükselttiğini dile getirdi. Zakaria, ülkenin bankalarının krizden önce tüketici harcamalarını ve yoğun kredi akışlarını dizginlediğini ve krizin gelmesiyle birlikte, Çin hükümetinin yeniden büyümek için klasik politikalara başvurabildiğinin altını çizdi.
FARKLI YAKLAŞIM
Zakaria, Çindeki canlandırma paketinin yapısına dikkat çekti. ABDdeki harcamaların büyük bir kısmının tüketime yönlendirildiğini, yardım, ücret, sağlık olanakları gibi formlarda tüketicilere ulaştığını söyleyen Zakaria, Çindeki canlandırma paketinde harcamaların gelecekteki büyüme, alt yapı ve yeni teknolojiler hedef alınarak gerçekleştirildiğine işaret etti.
Çinin önümüzdeki iki yılda demir yollarına 200 milyar dolar harcayacağını söyleyen Zakaria, ABDnin ise farklı farklı projelere sadece 20 milyar dolar ayırdığını ve bu şekilde projenin başarısızlığını garantilediğini söyledi. Olayın sadece demir yollarından ibaret olmadığını da söyleyen yazar, Çin önümüzdeki on yılda yaklaşık 50 bin km yeni yol ekleyecek ve yüze yakın havayolu inşa edecek dedi.
Yazar, dünyanın en büyük üç limanından ikisi olan Şanghay ve Hong Kongın ülkede bulunduğuna dikkat çekerek Çinin lider konuma yükseleceği alanın nakliyat olacağını da vurguladı.
Çin aynı zamanda ithal petrole olan bağımlılığının da farkında ve şaşırtıcı bir şekilde öngörülü yollarla hareket ediyor. Ülke şu anda güneş, rüzgar ve batarya teknolojilerine ABDden daha fazla para harcıyor. Yatırım bankası Lazard Freres yapılan bir araştırma, bu üç alanda öne çıkan 10 şirketten dördünün Çine ait olduğunu ortaya ortaya koyarken, listede sadece üç ABD şirketin olduğunu da gösterdi.
ÇİNİ ANLAMA ZAMANI
Yazar yazısının son bölümlerinde, Superfusion adında yeni bir kitap .çıkaran yazar Zachary Karabellin şu sözlerine yer verdi: Son on yılda, Çin ekonomisi hiç beklenmedik bir oranda büyümeye devam etti. Birçok Batılı analist bu süreçte ülkenin batacağını tartışıyordu. Şu anda, krizden başı dik bir şekilde çıkan Çine dair sadece ülkenin ne zaman duracağını tartışabilirler. Gerçekleri görüyorlar ama olanları pek anlamıyor gibi görünüyorlar.
Zakaria yazısını Çinin ilginç hükümet müdahaleleri, piyasaları, diktatörlüğü ve etkinliği kafa karıştırıyor ama şimdi artık Çinin ne zaman duracağını beklemekten vazgeçip, ülkenin imza attığı başarıyı algılama ve uygulama zamanı sözleriyle tamamladı.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/kuresel-krizin-gercek-kazanani-cin-oldu/263205