Dünya yüzde 37, Türkiye yüzde 80 daraldı
Tarih: 17 Ekim 2009 - 12:59
Mali piyasalar son dönemde hareketli olsa da, şirket birleşmeleri ve satın alma (M&A) operasyonlarında yılın üçüncü çeyreğinde de durgunluk devam eti. Dünyada yüzde 37lere varan daralma, Türkiyede yüzde 80ler seviyesinde.
Satın almalarda dünya yüzde 37, Türkiye yüzde 80 daraldı
Mali piyasalar son dönemde hareketli olsa da, şirket birleşmeleri ve satın alma (M&A) operasyonlarında yılın üçüncü çeyreğinde de durgunluk devam eti. Dünyada yüzde 37lere varan daralma, Türkiyede yüzde 80ler seviyesinde. Türkiyede gerçekleşen 95 M&A işleminde 2.5-3 milyar dolarlık rakama ulaşıldı. Yıl sonunda rakamın 5 milyar dolar civarında olması bekleniyor.
Talip Yılmaz / Ekonomist
2008in son çeyreğinde Lehman Brothersin batmasıyla riskli mortgage piyasalarında başlayan kredi krizi, sonrasında tüm dünyayı etkisi altına aldı. Bu krizle birlikte dünyada son yıllarda büyük bir artış yakalayan şirket birleşmeleri ve satın alma (M&A) operasyonları da bıçak gibi kesildi. 2009un dokuz ayında dünyada bu tarz işlemlerdeki küçülme yüzde 37yi buldu. Türkiyede ise dünyadaki küçülmeden de sert düşüşler oldu.
Çeyrekler bazında bu tarz işlemleri yakından izleyen Ekonomist, 2009un üçüncü çeyreğini de mercek altına aldı. Yaptığımız çalışmada ikinci çeyrek verilerinin çok da üzerine çıkılamadığı ve yatırımcıların hala M&A işlemlerinde frene basmaya devam ettikleri gözleniyor.
Zaten bu durumu Uluslararası Yatırımcılar Derneğinin (YASED) geçen hafta içinde açıkladığı 2009un ikinci Barometre Araştırmasından çıkan sonuçlarla da açıklamak mümkün. YASEDin çalışmasına göre yatırımcılar hala kötümser ve yeni yatırım için 2010u bekliyor. Bu tarz işlemlerde aracılık eden kuruluşların yetkililerinin de haberimizde okuyacağınız üzere beklentileri 2010 yılına dönük.
Ancak son günlerde uluslararası piyasalardan gelen 5.2 milyar Euroluk Solvay-Abbott ile 6.4 milyar Euroluk Xerox-Affiliated anlaşması haberleri de bu konuda önemli gelişmeler olarak değerlendiriliyor.
Neden düştü?
Global krizin etkisiyle yabancı yatırımların neredeyse tamamen durması, satın almaların finansmanının çok sınırlı olarak yapılabilmesi, alıcı ve satıcı beklentilerinin hala ortak nokta bulamaması, düşüşün temel nedenleri.
Önceki yıllarda toplam işlem hacmi içinde önemli pay tutan özelleştirme işlemleri de büyük sekteye uğradı. Hala ihale aşamasında olan elektrik dağıtım bölgesi özelleştirmeleri, öne çıkan işlemler olarak durmakta ise de bu projelerin 2009 içinde gelirlerinin kamu tarafından tahsil edilmesi olası gözükmüyor. Bu nedenle yılın ilk yarısında devirleri yapılan Başkent ve Sakarya Elektrik Dağıtım özelleştirmesinden elde edilen 1.8 milyar TLlik gelirin, blok satışlar yöntemiyle yükseltilemeyeceği düşünülüyor.
2.5-3 milyar dolar
Piyasada M&A beklentilerine geçmeden önce çıkan sonuçlara bakıldığında yukarı da belirttiğimiz gibi, bu işlemlerde durgunluğun devam ettiğini söylemek mümkün. Genel olarak piyasa uzmanlarının verilerinden topladığımız tabloya bakıldığında 55 yerli ve 40 yabancı olmak üzere 95 işlem gerçekleştiği görülüyor. Değeri açıklanan 26 yerli işleminde 564.8 milyon dolar ve değeri açıklanan 11 yabancı işleminde 524.9 milyon dolar olmak üzere 37 işlemde 1 milyar 90 milyon dolarlık büyüklüğe ulaşıldı. Değeri açıklanmayan 29 yerli ve 29 yabancı işlemi de dikkate alındığında toplam rakamın 2.5-3 milyar dolar seviyelerine ulaştığı tahminleri yapılıyor.
2008 yılında özellikle ikinci yarıda 2007ye göre toplam işlem hacminde önemli düşüş yaşandığını ve toplam hacmin yüzde 40lara varan düşüşle 18 milyar dolara indiğini söyleyen İş Yatırım Şirket Birleşme ve Devralmaları Müdürü Efsane Çam, 2009da işlem hacminde düşüş, daha belirgin hale geldi. 2009 ilk yarıda bizim verilerimize göre 2004 yılından itibaren şirket M&A piyasasında yaşanan en kötü yarı yıl oldu diyor. 2009un son çeyreğinde de ilk yarının üzerine eklenen işlem hacminin oldukça sınırlı olduğunu belirten Çam, 2009 üçüncü çeyreğin sonunda İş Yatırım verilerine göre sadece 1.8 milyar dolarlık işlem hacmi ve 96 adet işlem açıklandığını ifade ediyor. Çam, 2008in dokuz aylık döneminde ise işlem hacminin 15.7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini anımsatıyor.
Bu yılın dokuz ayındaki işlem hacminin 3 milyar doların altında kaldığını söyleyen Deloitte Türkiye Yönetici Ortağı Başak Vardar, bunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80 oranında bir azalmaya işaret ettiğini söylüyor.
Yabancılar durdu
Bu yıl dikkat çeken bir noktanın da yabancı yatırımcıların işlem hacmi payında azalma olduğunu kaydeden Vardar, Bu oran, son beş yıldaki ortalama yüzde 80-85 seviyelerinden, bu yıl yüzde 50lere geriledi diyor.
Yabancı yatırımcıların işlem hacmi bazında payı 2009 üçüncü çeyrekte yüzde 40 ve adet bazında payı da yüzde 41 oldu ve önceki yıllara göre ciddi düşüş kaydetti diyen Efsane Çam, 96 adet işlemin 40ının ve 1.8 milyar dolarlık hacmin 730 milyon dolarlık kısmının yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirildiğini belirtiyor. Çam, kendi verilerine göre 2008 yılında rekor kıran özel sermaye yatırımlarının da 2009da 13 adet işlem ve 76 milyon dolarlık hacimle oldukça gerilediğini anlatıyor.
Hareketli sektörler
Ayrıca açıklanan işlemler içinde sadece 255 milyon dolarlık işlem tutarı ile iki adet --özelleştirme projesinin bulunduğunu kaydeden Çam, ocak-temmuz döneminde Hazine tarafından açıklanan uluslararası doğrudan sermaye girişinin ise net olarak 3.6 milyar dolara ulaştığını anımsatıyor.
Son dönemlerde en hareketli sektörün enerji olduğunu ifade eden Raiffeisen Investment AG Yönetim Direktörü Gökçe Kabatepe ise yine perakende, ilaç ve yavaş yavaş da olsa gayrimenkul sektörlerinde hareketlilik olduğunu belirtiyor.
2009 sonunda ne olur?
Özelleştirmeler ve finansal yatırımcı işlemleri açısından da son derece durgun bir dönemin geride kaldığını kaydeden Başak Vardar, bu alanlarda işlem sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceğini söylüyor. Yılın son çeyreğinde, bazı muhtemel elektrik dağıtım bölgesi satışları haricinde, 2009/9 aylık dönemdeki 3 milyar dolarlık rakamı önemli ölçüde etkileyecek işlemler olmasını beklemeyen Vardar, yılın geneline yönelik tabloya bakıldığında işlem hacminin 4-4.5 milyar dolar seviyesinde olmasını bekliyor. 2009 yılında önceki yıla göre ciddi bir düşüş ile 4-5 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşılmasını bekleyen Çam ise yabancı payının da yüzde 40-50 arasında olabileceği kanısında.
2009 yılında M&A piyasasında özellikle üretim ve tüketici ürünleri sektörlerinin aktif rol oynaması bekleniyor. Tüketici ürünleri sektörü kriz döneminde en defansif olan sektörler arasında olduğu için M&Alarda ön plana çıkarken, bu alandaki şirketlerin de yaşadıkları zorlukları aşmada ortaklıklara daha sıcak bakabilecekleri düşünülüyor. Ayrıca enerji sektöründe de birçok greenfield yatırım projesi ortaklık arayışında.
Yapılması beklenen işlemler
Hala özelleştirme ihalesi açılmış olan Çoruh, Yeşilırmak, Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞler için bağlayıcı tekliflerin alınması ve satın alanların belli olması bekleniyor. Ayrıca 2008 yılında ihalesi yapılan Meram Elektrik Dağıtım ve Bandırma Limanı ihalelerinin devir işlemlerinin de 2009 içerisinde tamamlanmasının beklendiğini söyleyen Çam, 2009 ilk çeyrekte ihalesi yapılan ancak hedeflenen fiyatlamaya ulaşılamadığı için iptal edilen Milli Piyango ihalesi de yeniden açılabilecek diyor.
Özel sektör işlemlerinden hastane sektöründeki uzun süredir devam eden bazı işlemlerin sonuçlanmasının beklendiğini söyleyen Çam, eğitim sektöründe faaliyet gösteren bazı özel sektör şirketlerinde ise ortaklık işlemlerinin gerçekleşmesini bekliyor. Ayrıca çimento sektöründe yaşanan konsolidasyonun uzantısı olabilecek bazı özel sektör işlemlerinin de olabileceğini anlatan Çam, Enerji sektöründe özellikle yenilebilir enerji konusunda lisans sahibi olan şirketlerin oluşturdukları paketlere ortak almaları veya tamamının satışına olumlu bakmaları beklenebilir diyor.
Heyecan var
M&A açısından hibernasyondan (kış uykusu) çıkıldığını söyleyen Standard Ünlü Kurumsal Finansman Direktörü N. Kerim Kotan, üzerinde çalıştıkları, imza aşamasına gelen ve 210 başında kapanacak işlerin olduğunu belirtiyor. Yine Kotan, hiç olmadığı kadar çok sayıda yeni başlayan projelerin varlığından bahsediyor. Bugün gayet düzgün finansallarla ve ileriye dönük projelerde büyümek için sermaye bulmasına yardımcı oldukları şirketlerin varlığından söz eden Kotan, Yine bilançosunda çok ciddi nakit pozisyonu olan ve ortamdan yararlanmaktan ziyade adil fiyatla düzgün şirket satın alarak Türkiyede pozisyonunu güçlendirmeye çalışan şirketler de var diyor.
2010 umudu
Türkiyenin finansal krizin yatırımcılar ve satın almalar üzerindeki olumsuz etkisine rağmen, bazı temel özellikleri ile yabancı sermayenin ilgisini çekmeye devam ettiğini belirten Başak Vardar ise 2010un ikinci yarısından sonra, satın almalarda yukarı yönlü bir hareket bekliyor. Ayrıca, 2010 gündeminde birçok büyük ölçekli özelleştirme projesinin de mevcut olduğunu anımsatıyor.
Yıl sonuna kadar, büyük işlem olarak Tüvtürk işleminin tamamlanması bekleyen Gökçe Kabatepe ise sözlerine şöyle devam ediyor:
2010 yılında hem özelleştirme tarafında, Başkentgaz, Elektrik Dağıtım ve Üretim, Karayolları, belki tekrar Milli Piyango ihalelerinden bazıları tamamlanabilirse M&A piyasasında ciddi bir hareketlenme olmasını bekliyoruz. Enerji sektörüne ilginin önümüzdeki yıl da ciddi anlamda sürmesini bekliyoruz.
KUTU
Düzelme 2010da olur
N. Kerim Kotan/ Standard Ünlü Kurumsal Finansman Direktörü
Global finansal krizin ve 2008 yılının dramatik olaylarının tusunami etkisini 2009da da yaşamaya devam ediyoruz. Türkiyede M&A bu krizden payını fazlasıyla aldı. Bizim hesabımıza göre yılın dokuz ayında toplam işlem, değeri irili ufaklı 80 işlemle 2.5 milyar dolarda kaldı. Önceden bazı çevrelerin iddia ettiği üzere iflas ve distressed yani zordaki şirket durumlarına bağlantılı M&A işlemleri, açığı kapamaya hiç mi hiç yetmedi. 2009un 3 milyar dolar gibi bir hakim rakamıyla kapanmasını bekliyoruz.
2010un, 2009a göre daha iyi bir yıl olacağını düşünüyorum. Geçmişe göre ortalama işlem büyüklüğü olarak Başkent Gaz, EÜAŞ, elektrik dağıtım bölgeleri gibi özelleştirme projeleri haricinde daha küçük olacak. Borçtan çok daha fazla sermayenin kullanıldığı projeler göreceğiz. Enerji, hastaneler, ilaç, gıda ve genel olarak hizmet sektörleri bu aralar en çok yabancı yatırımcı çeken sektörler olmaya 2010da da devam edecek.
KUTU
YASEDin Barometresi hala sıcak
Uluslararası Yatırımcılar Derneğinin (YASED) 2009un ikinci Barometre Araştırmasından öne çıkan 4 önemli sonuç:
* Türkiyede uluslararası yatırımlar için ekonomik ortam yüzde 40 daha kötü gidecek, yüzde 35 değişmeyecek, yüzde 25 daha iyi olacak.
* Ekonomik göstergeler ışığında yeni yatırım yapılacak mı? Hayır (yüzde 43), henüz karar verilmedi (yüzde 40), evet yüzde 17.
* Uluslararası doğrudan yatırımları en çok etkileyecek 5 faktör; Yerel ekonomik kriz, uluslararası piyasalarda yaşanacak yeni bir dalga, yerel siyasi kriz, AB müzakerelerinde tıkanıklık ve bölgedeki siyasi askeri gerginlik.
* Türkiyede uluslararası doğrudan sermaye yatırımının önündeki engeller; Yasal çerçeve ve uygulaması (yüzde 56), ekonomik istikrarsızlık (yüzde 48), kayıt dışı ekonomi (yüzde 47), bürokratik engeller (yüzde 41), vergi ve teşvikler (yüzde 38).
KUTU
Dünyada da daralma var
Finansal veri şirketi Dealogicin verilerine göre son günlerde yapılan 5.2 milyar Euroluk Solvay-Abbott ile 6.4 milyar Euroluk Xerox-Affiliated anlaşmaları hariç dünyada dokuz aylık dönemde 1 trilyon 620 milyar dolarlık işlem oldu. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 37 düşüşü işaret ediyor.
Yılın üçüncü çeyreğinde gerçekleşen rakam ise geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 34 azalma ile 412.4 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/dunya-yuzde-37-turkiye-yuzde-80-daraldi/263112