BAŞBAKANDAN FIRÇA, YARDIMCISINDAN ÖVGÜ
Tarih: 29 Mayıs 2009 - 12:04
Başbakan Erdoğan tarafından sert bir şekilde eleştirilen bankalar, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve BDDK Başkanı Tevfik Bilgin tarafından, krize karşı aldıkları tutum ve sağlam altyapıları nedeniyle takdir edildi.
Bankaların kriz refleksi övgü aldı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kredi vermemekle suçladığı bankaların gönlünü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin aldı. Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) dün 52.'si düzenlenen Genel Kurul toplantısında konuşan Babacan, "Bugün tüm dünyada şiddetle hissedilen bir kriz varken Türk bankacılık sektörünün sakin ve güçlü bir şekilde bu dönemi atlatıyor olmasında aslında bu salonda bulunan herkesin çok büyük katkısı olmuştur" diye konuştu. Bankacılık ve reel sektörün, iyi günlerde olduğu gibi kötü günlerde de birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydeden Babacan, Türkiye ekonomisinin uluslararası finans piyasalarındaki gelişmelerden asgari seviyede etkilenmesini sağlamak amacı ile bankalara da birtakım görevler düştüğünü belirtti. Bu çerçevede, bankacılık sektörünün karlılık kadar etkin bir risk yönetimi çerçevesinde, aktif kalitelerini bozmadan, özel kesime kaynak sağlama yönünde de çaba sarf etmesinin büyük önem taşıdığını kaydeden Babacan, "Kriz öncesi dönemde kredi kullanımında ve geri ödemesinde sıkıntı yaşamayan firmalara, bu dönemde de kredi sağlanmasının, ekonomik aktiviteyi destekleyeceğini düşünüyorum" diye konuştu.
Bankalar için zorlu dönem
Babacan ayrıca, Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçen kredi garanti sistemiyle ilgili yasa tasarısının, bu hafta muhtemelen TBMM Genel Kurulu'ndan da geçeceğini ve yeni düzenlemenin, kredi imkanlarının genişlemesine katkı sağlayacağını düşündüğünü sözlerine ekledi. Babacan, geçtiğimiz yılın özellikle son çeyreğinden itibaren, kredilerin geri dönüşümünde yaşanan problemlerin, kredi riskinin yönetimi ve karlılık açısından önümüzdeki dönemde, bankaları bazı zorlukların beklediğine işaret ettiğini bildirdi. 2009 Dünya Bankası-IMF toplantılarının, Türkiye'de yapılacak olmasının büyük bir fırsat olduğunu ve İstanbul Kongre Merkezi'nin şu anda inşaatının ekim ayındaki bu toplantıya kadar tamamlanacağını belirten Babacan, İstanbul'a 25 bin ziyaretçinin çekilebileceğini söyledi.
Tevfik Bilgin de sektörle ilgili muhtelif yorumların yapıldığını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Krize ortalama yüzde 18'lik sermaye yeterliliği rasyosuyla giren, açık pozisyon taşımayan, riskli türev ürünleri kullanarak 5-6 yıl çok iyi kar yapmaktansa kendi kendilerine sınır koyan, batıdaki muadilleri 1 lira sermaye ile 40 liralık iş yaparken, 8 liralık iş yaparak daha fazlaya tamah etmeyen, 2001'deki kredi portföyünün yaklaşık 10 katı büyüklüğünde bir portföyle krize girip bunu olabildiğince yönetmeye çalışan, birbirlerini kötülemeden aynı gemide olma anlayışıyla hareket eden ve birçok ülkede genel kurulu toplama gücü kalmamışken gayet kendinden emin bir şekilde 52. genel kurulunu yapabilen bankalarımız ve bankacılarımız hakkındaki takdirleri sizlere bırakmak istiyorum."
Takip oranı % 8'e çıkar
Son günlerde kredilerdeki tedirginliğin bir miktar azalmış olmakla beraber, hala eski günlerdeki performansından çok uzakta olduğunu ifade eden Bilgin, krizin en şiddetli günlerinde bazı münferit olayları hep beraber gördüklerini hatırlatarak, dünya bankacılık sistemiyle karşılaştırıldığında Türk bankalarının performansı ve duruşunun farklı bir boyutta olduğunu belirtti.
Bilgin'in verdiği bilgilere göre Ekim 2008 başında yüzde 92 olan mevduatın krediye dönüşüm oranı 15 Mayıs itibariyle yüzde 83,1'e geriledi. Bu sekiz aylık süreçte sektörde mevduatın menkul değerlere dönüşüm oranı ise yüzde 43,8'den yüzde 46,8'e çıktı. Eylül 2008'de yüzde 3,1 olan kredilerde takibe dönüşüm oranı ise 15 Mayıs itibariyle yüzde 4,5'e yükseldi. Bilgin, yılsonunda kredilerin takibe dönüşüm oranının yüzde 7-8'e kadar çıkmasının beklendiğini söyledi.
Dış borcun çevrilmesinde belirsizlik tedirgin edici
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ün katıldığı genel kurulda sektörle ilgili değerlendirmelerde bulunan TBB Başkanı Ersin Özince, bankacılık sisteminin risklerin hızla arttığı bir dönemde güven veren bir performans sergilediğini belirtti. Yatırım ve çalışma sermayesi amaçlı kredi talebinin yavaşladığını belirten Özince, "Bu dönemde, bankaları en çok tedirgin eden konu, vadesi gelen dış borçların çevrilmesine ilişkin belirsizliktir" dedi. Özince, bankaların daha ihtiyatlı olmalarının nedenlerini, "dış borçların çevrilme oranının belirsizliği, yurtdışındaki bankaların sahiplik yapısındaki değişim, bazı bankaların kapanması, yaşanan şokun makro ekonomik sonuçlarının, özellikle kamu bütçesi ve ödemeler dengesi finansmanı üzerindeki etkilerinin bilinmezliği, bankacılıkta değişen kurallar, risklerin artmasının sermaye yeterliliğini azaltıcı etkisi, kredi hacminin bilançonun yarısına ulaşması, TL talebinin daralması, kaynak vadesinin çok kısa olması" şeklinde sıraladı.
Finansal sektörün büyümesini sınırlandıran çok sayıda düzenleme olduğunu ifade eden Özince, işlem vergisi gibi uygulamalar ile yatırım araçlarının vergilendirilmesindeki farklılıkların Türkiye'deki kurumlar aleyhine haksız rekabete neden olduğunu ifade etti. Müşteriler ile yaşanan ihtilaflarda adelet sisteminin yavaş işlediğini de vurgulayan Özince, geçen sürede alacakların değerinin düştüğünü söyledi. Özince, "İflas ertelemelerinin bazı borçlular tarafından suistimal edilmesi sonucu yasa koyucunun amacına aykırı şekilde alacaklıların yıllarca haksız bir şekilde alacaklarını tahsil etmelerine engelleyen uygulamalardır" diye konuştu.
REFERANS
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/basbakandan-firca-yardimcisindan-ovgu/258833