Yazdır

ŞİRKET DOLANDIRICILARININ İLGİNÇ PROFİLİ

Tarih: 28 Mayıs 2009 - 07:00

Şirketlerde yaşanan suistimal olaylarıyla ilgili dünya çapında yapılan bir araştırma, suistimal faillerinin profili ile ilgili ilginç sonuçlar ortaya koyuyor.

Denetim, vergi ve danışmanlık hizmeti veren KPMG şirketinin Finans ve Mali İşler Danışmanlık ve Suistimal Önleme İnceleme Hizmetleri Bölüm Başkanı İdil Gürdil, İsviçre merkezli şirketlerinin Türkiye'nin da aralarında bulunduğu 144 ülkede faaliyet gösterdiğini bildirdi. Şirketlerde yaşanan suistimal olayları ile ilgili Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrupa, Ortadoğu ve Güney Afrika ülkelerinde araştırma yaptıklarını belirten Gürdil, 360 suistimal olayını inceledikleri araştırmanın, suistimal failleri ile ilgili ilginç sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Dünyada yaşanan küresel ekonomik kriz ile birlikte suistimal olaylarının artış gösterdiğini vurgulayan Gürdil, suistimal olaylarının yolsuzluk, varlıkların kötüye kullanımı ve hileli raporlama olarak 3 grupta değerlendirilebileceğini ifade etti. Suistimal çeşitleri arasında rüşvet, nakit hırsızlığı ve yanlış finansal rapor düzenlenmesinin ilk sıralarda yer aldığına dikkati çeken Gürdil, suistimale neden olan faktörleri şöyle özetledi: "Şirketlerde yaşanan suistimal olaylarında, suistimal üçgeni adını verdiğimiz baskı unsurları, fırsatlar ve rasyonalizasyon faktörleri etkili oluyor. Baskı unsurları, suistimal faillerinin borçları, intikam alma duygusu, içki ve uyuşturucu gibi alışkanlıkları ve ailevi baskılar gibi unsurları içeriyor. Şirketlerin kontrolleri ile ilgili olan fırsat unsuru, zayıf kontroller, zayıf şirket yönetimleri, yetkilerin ayrılığı ilkesine uyulmaması, hatalardan faydalanmak, karmaşık işlemler ve etkin olmayan gözetimler olarak karşımıza çıkıyor. Rasyonalizasyon faktörleri ise suistimal faillerinin (bana yeterince ödemiyorlar, herkes yapıyor, kurallar yıkılmak içindir, asla yakalanmam, suç olabilir ama kurban yok veya yaptığım işin bedeli bu) gibi bahaneler sonucunda ortaya çıkıyor." SUİSTİMAL FAİLLERİNİN PROFİLİ 360 suistimal olayı üzerinde yaptıkları araştırmanın, suistimal olayının failleri ile ilgili önemli bilgileri ortaya çıkardığını anlatan Gürdil, şöyle devam etti: "Araştırma sonuçlarına göre, suistimalcilerin yüzde 85'ini erkekler, yüzde 15'ini kadınlar oluşturuyor. Suistimalcilerin yüzde 39'u 36-45, yüzde 31'i 46-55 yaş aralığında bulunuyor. Bununla paralel olarak faillerin yüzde 36'sı şirkette 3-5 yıl, yüzde 29'u 6-10 yıl arasında kıdeme sahip. Şirkette bir yıldan az çalışan suistimalcilerin oranı ise yüzde 4. Araştırma, faillerin yüzde 89'unun kendi işverenlerine karşı sahtekarlık suçu işlediğini gösteriyor. Suistimalcilerin sadece yüzde 11'i şirket dışından bu suçu işliyor. Bir diğer önemli bulgu da, faillerin şirketteki konumu. Suistimalcilerin yüzde 49'unu kıdemli yöneticiler, yüzde 11'ini yönetim kurulu üyeleri oluşturuyor. Yani, ortalama olarak suistimal faillerinin yüzde 60'ı şirketin üst düzey yöneticileri olarak karşımıza çıkıyor." Suistimal olaylarının tekrarlanma sayısının da oldukça ilginç olduğuna dikkati çeken Gürdil, suistimal olaylarının sadece yüzde 9'unun bir kez tekrarlandığını, yüzde 91'inin ise birden fazla yapıldığını, bu rakamlardan hareketle suistimal olaylarının alışkanlık haline getirildiği sonucu çıkarılabileceğini bildirdi. ÖNLEMLER Şirketlerde yaşanan yolsuzluk veya suistimallerin finansal kayıplar, itibar kaybı, hisse değeri kaybı, iş kayıpları, şirket içinde moral motivasyonun azalması ve soruşturma maliyetleri gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Gürdil, suistimal faili şirket çalışanlarında yaşam stili ile kazanç uyumsuzlukları, aşırı kişisel harcamalar, terfi istememe, stres, aşırı gizlilik, bencillik ve düşük performans gibi belirtiler gösterebileceklerini kaydetti. Araştırmaya göre, 100'den az personeli olan kuruluşların uğradığı ortalama zararın 200 bin dolar civarında olduğunu ifade eden Gürdil, suistimalle mücadele yöntemlerini de şöyle sıraladı: "Suistimal olaylarının önlenmesi için önleyici tedbirler alınmalı, işe alım prosedürleri kurulmalı, çalışanlar suistimal önleme konusunda eğitilmeli, düzenli denetimlere rehberlik edilmeli ve bir danışmandan yardım alınmalıdır. Yaşanan krizlerden dersler çıkarılması ve içinde bulunulan şartların iyi değerlendirilmesi, alınan önlemlerin uygulanması sağlanmalıdır. Şirket içinde yardım ve ihbar hattı mekanizmaları kurulmalıdır." TÜRKİYE'NİN DURUMU Uluslararası Saydamlık Örgütü tarafından her yıl yapılan araştırmayla, dünyada veri alınabilen ülkelerde iş dünyası, ülke analistleri ve benzeri kurumların gözlemleri doğrultusunda yolsuzluk endeksi belirlendiğini de anımsatan Gürdil, bu endekse göre suistimal olaylarının en az yaşandığı ülkelerin Danimarka, Yeni Zelanda ve İsveç olduğunu bildirdi. Endeksin son sırasında Somali'nin bulunduğunu ifade eden Gürdil, Türkiye'nin bu endekste 58. sırada olduğunu, suistimal bakımından en temiz ülkeye 10 ve yolsuzluğun en çok görüldüğü ülkeye 0 puan verilen bu endekse göre Türkiye'nin puanının da 4.6 olduğunu sözlerine ekledi.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/sirket-dolandiricilarinin-ilginc-profili/258782