Yazdır

İŞTE ALARM VEREN GÖSTERGELER

Tarih: 19 Mayıs 2009 - 10:39

IMF ile anlaşmanın gecikmesi bir takım tedbirlerin boşlukta kalmasına neden oldu. Destekleme alımları, sosyal güvenlik açığı, geçici istihdamın yükü gibi sıkıntıların giderek büyümesi ekonomide ciddi bir yara açma tehlikesini getiriyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) ile anlaşma yapılmayacağı yönünde şüpheler ağırlık kazanmaya başlarken, bürokrasi bu belirsizlik ortamında 'beklemeye' geçti ve bu konuda konuşmaktan kaçınmaya başladı. Ocak ayında başlayan, daha sonra kesilen ve nisandaki IMF-Dünya Bankası (DB) Yarıyıl toplantıları sırasında tekrar başlayan görüşmeler sürecinde; bütçede alınacak tedbirler üzerinde çalışan bürokratlar, "Biz tedbirler konusunda çeşitli çalışmalar yaptık. Bu aşamadan sonra karar verilmesi aşaması var. Bizim artık yapabileceğimiz pek birşey kalmadı" ifadelerini kullanıyorlar. IMF'nin 2009 yılında alınmasını istediği tedbir büyüklüğünün boyutları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. IMF'nin, 2009 yılında faiz dışı fazla (FDF) hedefinin eksi yüzde 0,5'den artı 0,5'e çıkarılmasıyla aslında yaklaşık 9 milyar liralık tedbir istediği öğrenildi. IMF'nin 2010 yılı dahil istediği toplam tedbir büyüklüğünün ise 15 milyar liraya çıktığı belirtiliyor. Bürokrasi boşlukta bekliyor IMF ile geçen yıl mayıs ayında anlaşma bitti. Tekrar görüşme süreci ise ocak ayında başladı. Ocak ayında yapılan görüşmeler 29 Mart yerel seçimlerine takıldı. Yerel seçimlerin öncesinde üç konuda anlaşma sağlanamadığı dile getirildi ancak yerel seçimlerden sonra Gelir İdaresi'nin özerkliği ve 'nereden buldun?' çapraz denetim konusunda IMF yumuşadı. Ancak bu sefer bütçe üzerinde alınacak tedbirler konusu yeni tartışma yarattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni tedbirlere karşı eleştirileri ise kafaları karıştırdı. Bir süredir bütçe üzerinde alınabilecek tedbirler, tedbirlerin büyümeye etkileri konusunda siyasi iktidarın tavrını bekleyen bürokratlar, anlaşmadaki seyrin belirsizliği nedeniyle sadece gelişmeleri takip eder duruma geldiler. Alınacak tedbirlerin büyümeye negatif etkileri açısından siyasi iktidarın net bir tavır koyması gerekiyor. Eğer hükümet önümüzdeki haziran ve temmuz aylarında harekete geçmezse zaten IMF ağustos ortasında tatile giriyor. RİSKLER GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR IMF'nin nisan ayı sonunda yapılan bahar toplantıları sırasında Türk tarafı yeni bir ekonomik paket sundu. Burada yapılan görüşmelerden sızan bilgilerde IMF'nin toplam 15 milyar liralık tedbir istediği dile getirildi. IMF'nin tedbirlerin bir kısmının 2009 yılında alınması istediği, bu miktarın da yaklaşık 9 milyar lira civarında olduğu ifade edildi. Hükümet yatırım harcamalarında kesinti yapmak istemiyor. Ancak anlaşma ve tedbirler boşlukta kaldığı için 2009 yılı için çeşitli riskler devam ediyor. * Bütçe açığı daha da büyüyecek: 2009 yılı bütçesi Katılım Öncesi Ekonomik Program'la revize edildi. Bütçe açığı 48 milyar lira olarak hedeflendi. Ancak harcamalar üzerinde tedbir alınmadığı için açığın yılın sonunda bu hedefin de üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Açığın 58-60 milyar liraya kadar çıkması bekleniyor. * Sosyal güvenlik açığı büyüyor: Sosyal güvenlik sisteminin finansman açığı giderek büyüyor. İşsizliğin artması nedeniyle prim gelirleri de düşüyor. Yılın ilk 4 ayında Hazine'den Sosyal Güvenlik Kurumu'na 9.6 milyar liralık bir aktarma yapıldı. Ancak aynı trend devam etse bile ödeneğin aşılması bekleniyor. * Destekleme alımlarının yükü geliyor: Bu yıl yağışlar bol olduğu için ürün bolluğunun olması bekleniyor. Geçen hafta çay fiyatını açıklayan hükümet yakında hububat alım fiyatını açıklayacak. Hububatta 5 milyon tonluk bir fazlalık bekleniyor. Fındık sorunu ile boğuşan Toprak Mahsulleri Ofisi'nin bir de yüksek miktarda buğday alımı yapması gerekebilecek. TMO'nun içine düştüğü durum yeni bir kara delik oluşturacak. * Vergi gelirleri düşüyor: Yılın başından itibaren vergi gelirleri düşüş trendinde. Alınan son ÖTV ve KDV indirimleri vergi gelirlerine biraz olumlu yansıdı. Ama özellikle ithalde alınan KDV'de ciddi düşüş eğilimi devam ediyor. * KGF ve geçici istihdamın yükü: Hükümetin geçen yıl aldığı 5 puanlık SSK işveren primi indirim desteği kararı, kısa çalışma ödeneği ve belediyelere aktarılan paylar bütçe üzerinde baskıyı artırıyor. Ayrıca Kredi Garanti Fonu ile istihdama ilişkin yeni tedbirlerin devreye girme ihtimali de bütçe üzerindeki yükü artırabilecek. Kredi Garanti Fonu şu anda belirsiz. Ancak devreye girerse 1 milyar liralık destek borçlanma miktarını artırabilecek. Eğer faiz de verilirse ilk yükü hemen ortaya çıkabilecek. 500 bin kişiye geçiçi iş sağlanacağı belirtilen istihdam desteğinin yükünün de 2.5 milyar lira civarında olacağı hesaplanıyor. NEŞE KARANFİL/REFERANS
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/iste-alarm-veren-gostergeler/258541