SOKAĞA ATILMIŞ PARA
Tarih: 11 Mayıs 2009 - 10:29
Nobel ödüllü iktisatçı Paul Krugman'ın 27 Nisan'da The New York Times'da çıkan yazısı...
Sokağa Atılmış Para
15 Temmuz 2007 tarihinde The New York Times, Altın yaldızlı yeni döneminin gururu, zenginlerin en zengini başlığı altında bir makale yayınladı. Yeni titanların en göze çarpanlarından Citigroupun eski başkanlarından Sanford Weill, kendisinin ve meslektaşlarının finans sektöründe muazzam paralar kazanmalarının topluma yaptığı katkıların sonucu olduğunu ısrarla savunuyor.
Makale yayınlandıktan kısa bir süre sonra, finans devlerinden Sn. Weill süreçteki zararların telafisi adına, çöken ekonominin inşası sırasında yaptığı katkılardan dolayı büyük övgü aldı. Büyük Buhrandan paçamızı kurtarabilsek dahi, dünya ekonomisinin bu krizin etkisinden kurtulabilmesi uzun zaman alacaktır.
Sundays Timesın yayınladığı, yatırım bankalarındaki ödemelerin geçen seneki çöküşten sonra 2007 seviyesine gerilediğini belirten rapor yüzünden bu konular gündeme geldi.
Neden bu her şeyi alt üst etti? Söylememe izin verin.
Öncelikle, artık Wall Streetin topluma pozitif bir şeyler kattığına inanmak için bir sebep kalmadı. Tabi verdiği dolgun maaş dışında.
2007nin altın yaldızlı Wall Streetinin açık söylemek gerekirse yeni bir olgu olduğunu hatırlayalım. 1930lardan 1980lere kadar bankacılık vakur olmasında rağmen ortalama olarak diğer endüstrilerden daha fazla kazandırmayan sıkıcı işlerden birisiydi.
Peki ne oldu da bazı bankerler aniden yüksek meblağlar kazanmaya başladı? Bu zamana kadar bize finans sektöründeki yaratıcılıklarının bir ödülü olduğu söylendi. Bu noktada, son zamanlarda finansal alandaki yeniliklerin topluma katkıda bulunduğunu söylemek çok zor. Aksine bubble oluşturmak, düzenlemelerden kaçınmak, ve saadet zinciri kurmaktan başka bir şey yapmadılar.
Son zamanlarda FED Başkanı Bernankenin finansal yenilikleri savunmak için yaptığı demeci ele alalım. Faydalı finansal yenilikler arasında 1) tam olarak yeni olmasa da-kredi kartları, 2) provizyonu aşan para alımı ve 3) subprime mortgage gibi yenilikleri gösteriyor. Tüm bunlar bankerlerin parayı götürdüğü yenilikler değiller mi?
Halen, serbest piyasa ekonomisine sahip olduğumuzu ve işçilerine ne kadar değer biçeceğini özel sektörün karar vereceğini savunabilirsiniz. Tam da bu noktada ikinci mesele ortaya çıkıyor. Wall Street, gerçek manada artık özel sektörün bir parçası değil. Devletin bir alanı ve Yoksul Aileler İçin Geçici Yardım kapsamında devlete bağlı olan aileler kadar devlete bağlı. Yani nam-ı diğer refah devleti.
Herhangi birisi ekonomiyi bir bütün olarak korumak adına Wall Streeti kurtarmanın zorunluluğunu iddia edebilir ki gerçeği söylemek gerekirse buna ben de katılıyorum, ancak vergilerden gelen bütün paranın bu işe yatırılması, finansal şirketlerin kamu tesisi gibi hareket etmesine neden oluyor. Bu da 2007 yılındaki istihdama ve maaş çeklerine dönmeyi zorlaştırıyor.
Dahası, kurnaz insanlara yüklü miktarda para teslim etmek yalnızca acayip değil aynı zamanda çok tehlikeli. O zaman neden bankerler bu kadar büyük risk alıyorlar? Başarı- ya da geçici de olsa zahiri başarı- sonucu böylesine büyük ödüller sunması cevap olabilir.
Peki ne oluyor burada da maaşlar yeniden astronomik seviyelere çıkıyor? Firmaların ellerindeki en iyi işçileri kaybetmemeleri kulağa mantıklı gelmiyor. Finansal sektördeki bu düşüşle birlikte bu işçiler nereye gidecekler?
Finansal şirketlerin bu kadar yüksek para ödemelerinin gerçek sebebi bunu yapabiliyor olmalarıdır. Para kazandıktan (eskisi kadar olmasa da) sonra neden yapmasınlar ki? Dahası, federal garantiler sonucu ucuza alıp daha yüksek faizle borç verebiliyorlar. Görüldüğü üzere her şey kolay, ve yarının endişesi bu bankerler için yok denecek kadar az.
Belki de yanılıyoruz. Finansal basın fırtınanın geçtiğini savunuyor. Ne de olsa borsalar yükseliyor, ekonomideki ani düşüşler azalıyor ve bankerler Obama yönetiminin kendilerine birkaç sert demeçten başka bir şey demeyeceğini düşünüyor. Doğru ya da yanlış, bankerlerin piyasaya dönmesi ufukta görülüyor.
Tek umudumuz liderlerimizin tüm bunların yanlış olduğunu kanıtlaması ve gerçek reformlar yapması olacaktır. 2008de başkalarının parasıyla büyük risk alan bankerler dünya ekonomisinin çökmesine sebep oldular. Şu anda ihtiyacımız olan son şey ise onlara aynı şeyi yapmaları için bir şans daha vermek olacaktır.
(The New York Times, 27 Nisan 2009, Paul Krugman, Money for Nothing)
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/sokaga-atilmis-para/258340