Yazdır

IMF İLE SORUN YAPISAL MALİ REFORMLARDA

Tarih: 12 Şubat 2009 - 01:49

IMF ile görüşmelerde birçok konuda görüşbirliği sağlandığını söyleyen Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, "Ancak, bazı kamu maliyesi alanındaki yapısal reformlar konusunda farklı değerlendirmelerimiz oldu" dedi.

Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, IMF ile görüşmelerde birçok konuda görüş birliği sağladıklarını ancak bazı kamu maliyesi alanındaki yapısal reformlar konusunda farklı değerlendirmeleri olduğunu, bu farklılıkların giderilmesi konusunda çalışmaların sürdüğünü, ilerleme sağlayınca görüşmelerin tekrar başlayacağını kaydetti. YASED tarafından düzenlenen "Fırsatlar Ülkesi Türkiye: Yatırımlar İçin Güvenli Bir Liman" konulu toplantının "Değişen Dünya Konjonktüründe Uluslararası Doğrudan Yatırımlar: Yükselen Ekonomiler İçin Riskler ve Yeni Dinamikler" oturumunda konuşan Çanakcı, içinde bulunulan durumda, yükselen piyasa ekonomileri açısından yaşanılanın, küresel talep ve finansman daralması olduğunu, daha sonraki tepkilerin, bunun ikincil yansımaları olarak ortaya çıktığını söyledi. Yeni ortamın ihracata ve dış finansmana bağımlılığı olan ekonomileri ciddi biçimde etkilediğine değinen Çanakcı, uzun yıllar sonra gelişmiş ekonomilerin ithalatında 2009 yılında reel olarak yüzde 3 civarında daralma beklendiğini, bunun yükselen piyasa ekonomileri açısından dış talep düşüşünün, daralmasının önemini ortaya koyduğunu belirtti. Çanakcı, Uluslararası Finans Enstitüsünün tahminlerine göre, yükselen piyasa ekonomilerine yönelik net özel sermaye girişlerinin, 2007 yılında 929 milyar dolar ile zirve yaptığını, bunun 2008 yılında 466 milyar dolara gerilediğinin tahmin edildiğini, bu yıl için beklentinin 165 milyar dolar olduğunu aktararak, "Buradaki düşüş gerçekten çok çarpıcı" dedi. Esas düşüşün portföy yatırımlarında ve ticari banka kredilerinden kaynaklandığına işaret eden Çanakcı, "Uluslararası doğrudan yatırımların daha istikrarlı bir seyir izlediği görülüyor. Uluslararası finans enstitüsünün verilerine göre, uluslararası doğrudan yatırımlar net yükselen piyasa ekonomilerine giriş, 2007 yılında 304 milyar dolar, 2008'de 263 milyar dolar, bu yıl için beklenti 200 milyar dolar civarında..." diye konuştu. Çanakcı, uluslararası doğrudan yatırımlarda 2007 yılına göre hem brüt anlamda hem net anlamda ciddi bir daralma da beklediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Türkiye de bu gelişmelerden olumsuz yönde etkileniyor ancak 2008 yılındaki performansımızın, yıl başında ve yıl ortasında öngördüğümüzden daha iyi olduğunu da vurgulamak istiyorum. Yıl ortasında 15 milyar dolar civarında bir doğrudan yatırım girişi bekliyorduk, gerçekleşme 17,7 milyar dolar oldu. Türkiye göreli konumunu muhafaza etti ve gerçekten kayda değer bir doğrudan yabancı yatırım girişi sağladı ve cari işlemler açığını karşılama oranı da yaklaşık yine 45 civarında oldu doğrudan yatırımların..." 2009 yılında uluslararası doğrudan yatırımlar içinde Türkiye'nin yine göreli pozisyonunu korumasını beklediklerini belirten Çanakcı, "Biz de 10 milyar dolar civarında bir doğrudan yabancı yatırım girişi öngörüyoruz. Cari işlemler açığını karşılama bakımından bakarsak 2009 yılında da yüzde 40-50 arasında bir rakam olacağını söylemek mümkün. Bu veriler, Türkiye'nin doğrudan yatırımlar noktasında bir baz yakaladığını ortaya koyuyor" dedi. -FAİZ DIŞI FAZLA- İbrahim Çanakcı, doğru makro politikaların işin ana çekirdeğini oluşturduğuna işaret ederek, para politikası noktasından bakıldığında, emtia fiyatlarındaki düşüş, büyüme görünümünün bir miktar zayıflamasının, para politikası için bir imkan açtığını, bu imkanın Merkez Bankası tarafından da ihtiyatlı bir biçimde kullanıldığını söyledi. Çanakcı, "Ben, yine de fiyat istikrarının, finansal istikrarın ve sürdürülebilir büyümenin yeterli olmasa da, gerekli koşulu olduğunun altını çizmek istiyorum. Her adımda ihtiyatlı olmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum" dedi. Zaman zaman maliye politikasının rolünün de gündeme geldiğini, maliye politikası tarafından hiçbir destek sağlanmıyormuş gibi bir izlenimin ortaya çıktığını ve bunun çok doğru olmadığını ifade eden Çanakcı, şunları kaydetti: "Maliye politikasının sıkı veya destekleyici olduğunun temel göstergelerinden birisi, faiz dışı fazla. Türkiye'nin faiz dışı fazlası toplam kamu kesiminde 2003-2006 döneminde yüzde 5 civarındaydı. 2007 yılında bu rakam yüzde 3 civarına geriledi. 2008 yılında yüzde 2 civarına düştü ve 2009 yılında muhtemelen çok daha aşağıda olacak. Bu veriler, maliye politikasının gerçekten 2007 yılından itibaren bir destekleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Tabii maliye politikasının alanının da bir sınırının olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. 2007-2008 yılındaki düşüşe rağmen Türkiye'nin borç göstergelerinde herhangi bir kötüleşme ortaya çıkmadı. 2007 yılında çok çarpıcı bir şekilde borç/yurt içi hasıla oranımız düştü. 2008 yılında hemen hemen aynı düzeyde kaldı. 2009 yılında bir bozulma bekleniyor. Bu ancak tüm dünya için beklenen bir şey, sadece Türkiye için değil. G-20 ülkeleri arasında gelişmiş ülke kategorisindeki ülkelerin borç/yurt içi hasıla oranlarının 15 puan artması bekleniyor bu yıl. Bizde tabii böyle bir artış öngörmüyoruz, böyle bir bozulma öngörmüyoruz. Ancak maliye politikasındaki esnekliği kullandığımızı vurgulamak istiyorum. Mevcut esneklikleri kullanabileceğimizi vurgulamak istiyorum. Ancak bunun bir sınırının olduğunu da hep beraber bilmemiz gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Çünkü Türkiye'nin bu global kriz ortamında dayanıklılığını sağlayan iki temel faktör var. Bunlardan birisi bankacılık sektörü, ikincisi de kamu maliyesinin sağlamlığı. Bu avantajımızı, bu güçlü yanımızı korumamız gerektiğini belirtmek istiyorum." Hazine Müsteşarı Çanakcı, IMF'ye ilişkin olarak da, "IMF ile ilişkiler konusunda sayın bakanlarımızın açıkladığının ötesinde bir açıklama yapmak mümkün değil bu aşamada... Heyet, Türkiye'deydi ocak ayında, görüşmeleri yürüttük. Birçok konuda görüş birliği sağladık ancak bazı kamu maliyesi alanındaki yapısal reformlar konusunda farklı değerlendirmelerimiz oldu. Bu farklılıkların giderilmesi, yeni açılımların sağlanması konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Bunlarda ilerleme sağlayınca tekrar görüşmeler başlayacak ve devam edecektir" diye konuştu. "Fırsatlar Ülkesi Türkiye: Yatırımlar İçin Güvenli Bir Liman" temalı uluslararası konferansta, gazetecilerin IMF ile görüşmelere ilişkin sorularını yanıtlayan Çanakcı, daha önce hem kendilerinin hem de IMF'nin yaptığı açıklamada, bunun çok net ve açık olduğunu, birçok konuda görüş birliği oluştuğunu söyledi. Çanakcı, özellikle kamu maliyesi alanındaki bazı yapısal reformlar konusunda bir takım farklılıkların söz konusu olduğunu belirterek, "Tabii ki bu alanlarda farklı açılımlar neler olabilir, bu konuda IMF de kendi bünyesinde çalışıyor. Biz de ilgili kurumlar olarak bu konu üzerinde düşünüyoruz, çalışıyoruz. Aradaki farklılıkları giderecek, farklılığı kapatacak birtakım yeni açılımlar olursa bu da kamuoyuyla paylaşılacak" şeklinde konuştu. Bir gazetecinin "Yeniden ne zaman bir araya geleceğiniz belli mi?" sorusu üzerine Çanakcı, bu farklılıkların giderilmesiyle beraber o konuda da bir açıklama yapılacağını bildirdi. Çanakcı, 2009 için 10 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım beklentilerine ilişkin bir soruya da şu karşılığı verdi: "Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım girişlerinin bazı, önemli ölçüde değişti. Her yıl yaklaşık 3 milyar dolar civarında bir gayrimenkul yatırımı söz konusu. Yine 3 milyar doların üzerinde bir sermaye bileşeni... Yani mevcut yatırımlara ilave şeklinde yatırım söz konusu. Bir de özel sektörde özellikle birleşmeler ve satın almalar söz konusu. Bu 10 milyar dolar civarındaki projeksiyon, bu bileşenlere dayanıyor. Türkiye'nin 2009 yılında global doğrudan yatırımlar girişi içindeki payının muhafaza edileceğini düşünüyoruz. Yaklaşık 1,1 civarında..." Bir gazetecinin "Sanayi verilerinin ardından artık herkes (Bütçede revizyon gerekiyor) diyor. Böyle bir şey gündeminizde olacak mı?" sorusu üzerine, 2009 yılı bütçe rakamlarının revizyon gerektirdiğinin açık olduğunu söyledi. Çanakcı, "Özellikle gelir projeksiyonlarının yüzde 4'lük büyümeye göre yapıldığı ve bunların 2008 yılı gerçekleşmeleri de dikkate alındığında, aşağıya doğru revizyona açık" diye konuştu. Önümüzdeki günlerde katılım öncesi ekonomik program, ardından orta vadeli program, daha sonra da orta vadeli mali plan belgesinin yayınlanacağını bildiren Çanakcı, "Bu belgeler çerçevesinde bu verilerin de, bu büyüklüklerin de tekrar gözden geçirilmesi söz konusu olacak" dedi. (YLD-ALİ-YIL)
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/imf-ile-sorun-yapisal-mali-reformlarda/255882