Yazdır

İSTANBUL FİNANS MERKEZİ PROJESİ HAZİRANDA

Tarih: 04 Şubat 2009 - 15:35

Başbakan yardımcısı Nazım Ekren, haziran ayında strateji belgesinin nihai hale getirilmesini amaçlıyoruz.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, İstanbul Finans Merkezi Projesiyle ilgili olarak haziran ayında strateji belgesinin nihai hale getirilmesini amaçladıklarını, ağustos itibariyle de nihai belgeyi gözden geçirip yayınlanacak hale getirmek arzusunda olduklarını bildirdi. Ekren, İstanbul Finans Merkezi Projesi çerçevesinde Başbakanlık Dolmabahçe Ofisinde iş dünyası ve meslek örgütleri ile bir araya geldi. Ekren, toplantı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, strateji belgesi hazırlık çalışmalarına değinerek, İstanbul'un özel kesimi, finans sektörü ve kamu sektörüyle görüşmeyi tamamladıklarını, bu toplantıda sanayi ve iş adamları grubunun düşüncelerini alacaklarını, bu akşam da medya yöneticileriyle genel bir değerlendirme yapıp sürecin yeni aşamasını başlatmış olacaklarını söyledi. Mayıs ayı itibariyle çalışma gruplarının raporlarının tesliminin tamamlanmasını planladıklarını kaydeden Ekren, "Haziran ayında ise strateji belgesinin nihai hale getirilmesini amaçlıyoruz. Ağustos itibariyle de nihai belgeyi sizlerle gözden geçirip artık yayınlanacak hale getirmek arzusundayız" diye konuştu. Toplantının gündeminin çalışma grup başkanlarının görevlerini ilgili katılımcılara aktarmak, çalışma grubunun nasıl işleyeceğini belirlemek, özellikle özel ve kamu sektörü koordinasyonunun nasıl sağlanacağını ortaya koymak olduğunu belirten Ekren, finans merkezi açısından İstanbul'un önemine de değindi. -"YENİ BİR FİNANSAL MİMARİ TARTIŞMALARININ OLDUĞU BU ORTAMDA..."- Nazım Ekren, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Finansal hizmet ve ürün ihraç edebilir noktaya gelmek, en önemli amaçlarımızdan bir tanesidir. Benzer şekilde, bu sektörde istihdamı artırmak da önemli amaçlardan biri olacaktır. Ama hepsinden önemlisi, bütün dünyanın yeni bir finansal mimari tartışmalarının olduğu bu ortamda İstanbul Finans Merkezi Projesi bu açıdan da özel bir önem taşımaktadır. Hem bölgemizin hem de ülkemizin finansal sektörünün yeni dönemde alması gereken şekli de hep birlikte planlayacağız ve bunu İstanbul Finans Merkezi Projesi içine de yerleştirmiş olacağız. Bu proje çerçevesinde neleri düşündüğümüz konusunda da; bunlardan bir tanesi İstanbul Finans Merkezi Projemizde fiziki ve iletişim altyapı sorunlarına da gerekli bir yaklaşımı üretmiş olacağız. Uluslararası standartta işleyen bir hukuk sistemini de bu çerçevede olgunlaştırmayı düşünüyoruz. Çeşitlendirilmiş ve derinleştirilmiş finansal ürünlerin sunumu da yine İstanbul Finans Merkezi Projesiyle mümkün olacaktır. İyi kurgulanmış, etkin ve fonksiyonel bir düzenleyici ortam her zaman önemlidir. İstanbul Finans Merkezi Projesi için de olmazsa olmaz koşullardan biri bu olacaktır. Basitleştirilmiş ve etkin şekilde uygulanan bir vergi sistemi de finans merkezi için yine üzerinde durduğumuz ana konulardan biri olacaktır. Nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılayacak bir eğitim altyapısı ve dünya ölçeğinde tanıtım, işletme ve izleme yapacak özel bir organizasyonu yine sizlerle birlikte şekillendirmiş olacağız." -FİNANS MERKEZİ PROJESİNİN VİZYONU- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ekren, İstanbul Finans Merkezi Projesinin vizyonunun, ilk aşamada bölgesel, ikinci aşamada ise küresel bir finans merkezi haline gelmek olduğunu belirtirken, "Bizim düşündüğümüz ilk 10 yıl içinde bölgesel, 30 yıl içinde de küresel bir finans merkezi olmaktır. Ancak, kurgusunu düzgün yaptığımızda, uygulama prosedürünü sağlıklı belirlediğimizde, süreleri çok daha erken şekilde gerçekleştirme ihtimalimiz de oldukça yüksektir" diye konuştu. Özel sektörün ve kamu sektörünün bu projede iyi bir yönetişim örneği vermelerini de arzu ettiklerini dile getiren Ekren, şunları kaydetti: "Bu süreçte özellikle valiliğimizin, belediye başkanlığımızın, meslek kuruluşlarımızın, iş dünyamızın, üniversitelerimizin, yabancı paydaşlarımızın tümünün projede kapsanması ilk önceliklerimizden biri olacaktır. bu toplantıda oluşturduğumuz çalışma gruplarına, iş dünyasından, üniversitelerden, meslek kuruluşlarından ve yabancı paydaşlardan en azından birer temsilci bulunmasını, süreci yine birlikte yönetmemizin özel bir önemi olduğunu ifade ediyorum." Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, İstanbul Finans Merkezi Projesinin, Türkiye'nin sahip olduğu imkan ve kaynakları hem ulusal hem de bölgesel düzeyde etkin şekilde kullanmayı sağlayacak ciddi bir manivela olduğunu belirtti. Ekren, İstanbul Finans Merkezi Projesi çerçevesinde Başbakanlık Dolmabahçe Ofisinde iş dünyası ve meslek örgütleriyle bir araya geldiği toplantı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün İstanbul Finans Merkezi Projesinin bir adımını daha atmış olacaklarını ifade ederek, bu sabah özel ve kamu sektörünün finansal kesimiyle ilgili bir değerlendirme toplantısı yaptıklarını hatırlattı. Toplantıda, hangi noktada olduklarını, bundan sonra nasıl bir yol haritası izleyeceklerini ve oluşturdukları alt komisyonlarda sektörün temsilcilerinden neler beklediklerini paylaştıklarını dile getiren Ekren, bu toplantıda da proje ile ilgili önümüzdeki tarih itibariyle neler yapmayı planladıklarını, hangi adımları atacaklarını ve özel sektörden beklentilerini paylaşmış olacaklarını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da vurguladığı gibi, İstanbul Finans Merkezi Projesinin, küresel ve bölgesel anlamda Türkiye'nin önemli projelerinden biri olduğunu vurgulayan Ekren, 2007-2013 dönemini kapsayan kalkınma planında da projenin yer aldığını kaydetti. Ekren, bu yıl uygulamaya koydukları programda da politika tedbirleri ve öncelikleri kısmında proje ile ilgili "en azından" strateji belgesini ilan edeceklerini duyurduklarını anımsatarak, "Sayın Başbakanımızın dün yapılan AK Parti Grup Toplantısı'nda da 'İstanbul'un finans merkezi olması yolunda emin adımlarla ilerlediğimizi' vurgulamış olması, bu açıdan da bu toplantımızın önemini bir kat daha artırmaktadır. Dolayısıyla bu süreçte yeni adımların neler olacağını da birlikte belirleyeceğiz" diye konuştu. Türkiye'nin 2013 ve 2023 vizyonlarında finansal hizmetler sektörü ile para ve sermaye piyasalarının oynadığı rol ve fonksiyonun son derece açık olduğunu belirten Ekren, sektörün, bu vizyonları gerçekleştirmede özel bir rolü ve fonksiyonu bulunduğunu dile getirdi. -"KÜLTÜR MERKEZİ SÜRECİNDEN YARARLANMA ŞANSIMIZ YÜKSEK"- Nazım Ekren, 2010 yılı için İstanbul'un bir kültür merkezi olarak da belirlendiğini hatırlatarak, "Bu süreçten de yararlanma şansımız ve ihtimalimiz oldukça yüksek. Türk bankacılık sektörünün özellikle 2001 yılından itibaren yaşamış olduğu süreç ve tecrübe, önemli işler başardığını ve yeni dönemde de daha ciddi işler yapabileceği konusunda önemli sinyaller verir pozisyondadır" dedi. Finansal sistemde istikrarın oluşturulması ve ekonomik büyümenin canlandırılmasının hem küresel hem de ulusal bazda önem kazanan temel gündemlerinden biri olduğunu belirten Ekren, "Uzun vadede küresel, bölgesel, ulusal yönetişim etkinliğinin artırılması da son derece önemlidir. İstanbul Finans Merkezi'nde ulusal aktörler olduğu kadar, bölgesel ve küresel aktörleri de bir paydaş olarak dikkate aldığımızı belirtmek gerekir" diye konuştu. Ekonomi yönetimi olarak yeni nesil reform sürecinde üzerinde durdukları konulardan birinin de finansal hizmetler sektörünün hem Türkiye'de hem de bölgedeki rol ve fonksiyonunu artırmak olduğunu vurgulayan Ekren, şunları kaydetti: "Temel finansal sektör büyüklüklerine baktığımızda 2007 yıl sonu itibariyle aktif büyüklüğü, sermaye piyasasının boyutu, hisse senetlerinin hacmi, borç stoklarının seviyesi, kamu ve özel dağılımı açısından Türkiye'nin büyük bir potansiyele sahip olduğunu, iyi kurgu, iyi bir düzen yapıldığında finans merkezinin bu açıdan da cazip fırsatlar sunacağını söyleyebiliriz." Ekren, uzun vadeli düşündüklerinde, finans sektörüne yaklaşımlarının iki temel başlığı bulunduğunu, bunlardan birinin kısa vadede sektörü güçlü tutan dinamiklerin korunması, ihtiyaca ve talebe uygun gerekli inisiyatiflerin kullanılması olduğunu, bu süreçte önemli adımları da attıklarını söyledi. -YENİ NESİL REFORM SÜRECİ- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ekren, "Yeni nesil reform sürecinde Türk bankacılık, finans sektörünün, Türk sermaye piyasasının avantajlarını iyi değerlendirip İstanbul Finans Merkezi Projesi kapsamında hukuksal, mali, finansal, fonksiyonel ve kurumsal ihtiyaçlarımızı ve eksikliklerimizi giderip, bölgeye ve çevreye yeni bir finans merkezi sunmayı da arzu ediyoruz. Böylece finans merkezi oluşma sürecinde tasarrufların yön ve şeklini de yeniden şekillendirme söz konusu olacak, büyümeye katkıyla da tasarrufların artırılması da mümkün olacaktır" şeklinde konuştu. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ekren, İstanbul Finans Merkezi Projesinin, Türkiye'nin sahip olduğu imkan ve kaynakları hem ulusal hem de bölgesel düzeyde etkin şekilde kullanmalarını sağlayacak ciddi bir manivela olduğunu, bütün imkan ve kaynakları birleştirdiklerinde sadece İstanbul için değil, İstanbul'un, öncelikle Türkiye, bir adım sonra bölge için, daha geniş anlamda da bütün dünya için ciddi bir cazibe merkezi olacağını ifade etti. Ekren, Merkez Bankası ve diğer kamu finansal kuruluşlarının İstanbul'a taşınması ile ilgili yasal düzenlemenin Meclis'e gönderildiğini, Meclis'teki yoğunluğa bağlı olarak da ilgili komisyonlarda tartışılacağını, Genel Kurul'da parlamentonun takdirine arz edildikten sonra gerekli sonucu alıp karar vereceklerini bildirdi. Nazım Ekren, İstanbul Finans Merkezi Projesi'nin bugünün projesi olmadığını da sözlerine ekledi. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşar Yardımcısı Halil İbrahim Akça, İstanbul uluslararası finans merkezi stratejisi ve eylem planı hazırlıklarına başladıklarını, bu bağlamda 9 tane çalışma grubu kurulduğunu belirterek, "6-7 Ekim tarihlerinde de bu strateji ve eylem planı, IMF ve Dünya Bankasına ilan edilecek" dedi. Akça, İstanbul Finans Merkezi Projesi çerçevesinde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren'in Başbakanlık Dolmabahçe Ofisinde iş dünyası ve meslek örgütleriyle bir araya geldiği toplantı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, 2007-2013 yıllarını kapsayan 9. Kalkınma Planı hazırlanırken bilgi toplumuna dönüşüm, AB'ye uyum ve rekabet gücünün artırılması gibi konuların ön plana çıktığını, bunun da ortak kesiti olarak Türkiye'nin kişi başı gelirini 10 bin dolara taşıyan ve küresel ölçekte yöneten bir ekonomiye sahip olmasının düşünüldüğünü ifade etti. İstanbul'un uluslararası finans merkezi potansiyeli taşımasının, diğer merkezlerle veya merkez olmaya aday ülkelerin başkentleriyle kıyaslanarak ortaya çıktığını belirten Akça, bu değerlendirmede ağırlıklı olarak, nitelikli iş gücü, gelir yaratma potansiyeli, imajı, yasal ortam, politik ve ekonomik istikrar, mali ortam, düzenleyici çerçeve, altyapı, hayat tarzı, iş yapma maliyetleri gibi rekabet gücünü etkileyen unsurların incelendiğini ve İstanbul'un bu konuda ciddi manada şansının olduğunu tespit ettiklerini dile getirdi. Akça, birtakım makro projelerin devreye sokulmasının gündeme geldiğini belirterek, İstanbul'un bölgesel ve küresel bir finans merkezi olması için yaptıkları çalışmaları ve planları şöyle anlattı: "İstanbul uluslararası finans merkezi stratejisi ve eylem planının hazırlıklarına başlamış bulunuyoruz. Bu bağlamda 9 çalışma grubu kuruldu. Dün de başkanlarıyla ve raportörleriyle ilk toplantılarını yaptık. İlk önce çalışma gruplarının raporlarını teslim alacağız. Peşinden de bu raporların strateji ve eylem planını hazırlayacağız. Bu aşamada da öncelik olarak organizasyon konusunda kurduğumuz çalışma grubundan bir an önce organizasyon yapısını belirlemesini ve bununla ilgili atılması gereken hukuki adımların atılmasını da gerçekleştirmeye çalışacağız. Eylem planı ortaya çıktıktan sonra özellikle yasal çerçevede nelerin oluşması gerektiği tespit edilip paket yapılmaya çalışılacak. Mali boyut net bir şekilde ortaya çıkarılıp bölüşümü tespit edilecek ve 6-7 Ekim tarihlerinde de bu strateji ve eylem planı IMF ve Dünya Bankasına ilan edilecek." -"PROJE, 2025 YILINA KADAR 150 BİN İSTİHDAM YARATABİLİR"- Toplantıda konuşan Türk Sanayicileri ve İşadamları Deneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ise finans merkezi olma yolunda yapılması gereken birçok şeyin bulunduğunu belirterek, hukuksal altyapının oluşturulması, gerekli reformların yapılması, vergi düzenlemesi ve direkt finans sektörüne uygulanacak olan bankacılık aracılık maliyetlerinin indirilmesi gibi birçok konunun ele alınmasının gerekli olduğunu bildirdi. Yalçındağ, "Londra gibi, Hong Kong gibi bir finans merkezi olmak çok kolay değil. Ancak Türkiye'nin bu potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz. Dünyanın 17. büyük ekonomisi olarak, iş yapma kapasitemiz olarak ve konulan '10 yılda bölgesel, 30 yılda küresel finans merkezi olabilme' hedefini de son derece gerçekçi görüyoruz. Bunu daha bile kısa sürede gerçekleştirebilecek potansiyelimiz olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. İstanbul'un finans merkezi olabilmesi için şehrin altyapısının ve yaşam kalitesinin de büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Yalçındağ, İstanbul finans merkezi olunca yurt dışından gelen yatırımcılar ve çalışanların burada cazibeli bir şekilde yaşayabilmesinin, eğitim, ulaşım, altyapı çalışmalarının yapılmasının gerekli olduğunu ifade etti. Yalçındağ, bu projenin yalnızca bankacılık sektörüne değil turizme ve hatta bütün ekonomiye katkı sağlayacağını vurgulayarak, "Araştırmalar gösteriyor ki proje, 2025 yılına kadar 150 bin istihdam yaratabilir. Gayri Safi Milli Hasılamıza etkisi 20 milyar dolar olabilir" diye konuştu. -BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI TOPBAŞ- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise proje için yapılması gereken çok şey olduğunu belirterek, "Artık uluslar değil, şehirler yarışıyor" dedi. Topbaş, projenin alan belirlenmesine ilişkin şunları kaydetti: "Özellikle Asya yakasının daha güçlenmesi anlamında o bölgede olması konusunda Ataşehir ve Ümraniye ilçelerinin birleştiği bir noktada yer tespiti yapıldı. TOKİ bu konuyla ilgili plan çalışmalarını yaptı. Plan sürecine bizzat ben de katıldım. Düşünülen alanlar üzerinde geleceği de hesap ederek bu noktaya olan erişimleri ve plan gelişimlerini birlikte toparladık. Şu anda 1/5000 ve 1000'lik planları tamamladık."
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/istanbul-finans-merkezi-projesi-haziranda/255676