Yazdır

KRİZLERİN MALİYETİ 50-60 MİLYAR DOLARDIR

Tarih: 03 Şubat 2009 - 17:44

TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, "1991'ten bu yana yaşanan krizlerin nereden bakarsanız Türkiye'ye maliyeti 50-60 milyar dolardır" dedi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, devletin düzenleyici olduğu, kuralları koyup sonra bunlara uymayı ciddi bir şekilde gözetlediği bir ekonomik modelin, herkesin üzerinde görüş birliğine vardığı bir model olacağını söyledi. Ahmet Ertürk, İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen "Küresel Finansal Kriz ve Türkiye'ye Etkileri" konferansında yaptığı konuşmada, mevcut küresel mali krizin küresel kapitalizmin bir krizi olduğuna işaret etti. Ertürk, şunları söyledi: "Krizle ilgili bir sistem sorgulaması yapmak şart. Krizi doğuran sebeplerin serbest piyasa mantığı ile ilişkisi nedir? Son 40 yılda küreselleşme süreci dünyanın olumlu baktığı bir süreçti. Dünyanın önde gelen ülkelerinin dışında yer alan merkezinin dışında çevre ülkeler bu küreselleşme sürecinden yarar sağladılar. Başta Türkiye Türkiye bunun önemli bir örneği. 40 sene önceki Türkiye'nin refah düzeyi, bizlerin yaşam biçimi ile bugünü karşılaştırdığımızda küreselleşmenin olumlu etkilerini görmemek mümkün değil. Küreselleşme öyle bir süreç ki; olumlu çalıştığı yıllarda bize kazandırdıklarını bu krizle birlikte geri alma riski taşıyor." İşletmelerin de iyi günlerinde elde ettikleri birikimi bu günlerde dikkatli olmazlarsa kaybetme riski ile karşı karşıya olduklarını dile getiren Ertürk, serbest piyasa düzeninin ekonomiyi tahrip eden tohumları taşıdığını anlatan Ertürk, "Ekonominin optimali yani en ideali piyasanın serbestliğine fazla bel bağlamadan, serbest işleyişin her zaman iyi şeyler üreteceğine fazla bel bağlamadan, kontrollü, daha karma bir düzen, bir model bu krizden sonra elde edilecek sonuç olacaktır" diye konuştu. Devletin ekonomi içindeki varlığını yeniden kazanmasının olumsuz sonuçları da olacağına dikkati çeken Ertürk, "Geçmişte bunun kötü örneklerini de Türkiye örneğinde yaşadık. O yüzden bu sonuca varırken çok dikkatli olmak gerekiyor. Muhtemelen üzerinde durulması gereken rol devletin üretici olarak ekonomide olduğu şekilde değildir. Devletin düzenleyici olduğu, kurallarını koyup sonra bu kurallara uymayı ciddi bir şekilde gözetlediği bir ekonomik model sanıyorum ki bundan sonra herkesin üzerinde görüş birliğine varacağı model olacak" dedi. -"İDEOLOJİK DEĞİL, TEKNİK SORUNLARI ÖNE ÇIKARMAK GEREKİYOR"- Yaşanan küresel mali krizde paranın el değiştirmediğini bir balon gibi söndüğünü ifade eden Ertürk, şunları kaydetti: "Olmayan paraların var gibi göründüğü onların aslında olmadığının anlaşıldığı bir krizdi. Küresel mali krizden en hızlı çıkacak ülke ABD olacak. Çünkü onun rezerv parası var. Doları yönetme gücü olan bir ülke ekonomisi. Hatta krizin bedelini diğer ülkelere kısmen paylaştıracaktır. Bu mekanizma çalışmaya başlamıştır. Bir de rating şirketleri var. Ülkelere notlar veriyorlar. Yatırımcılar o ülkenin risk düzeyine böyle karar veriyorlar. Türkiye'nin notunu pozitiften durağana çevirdik, dediler. Faiz oranları yükseldi, ekonomide rahatsızlık olmaya başladı." -KRİZLERİN ÜLKEYE FATURASI NE KADAR?- Soruları da yanıtlayan Ertürk, "1994'ten bu yana yaşanan krizlerin ülkeye maliyeti nedir?" yönündeki bir soruya şu yanıtı verdi: "Hazine'den kullanılan kaynak yaklaşık 27-28 milyar dolar. Hazine'ye bu kullandığımız kaynak kadar borçlanmıştık. Dünyada bu bize has bir uygulamadır. Bir Türk kurnazlığıdır. Kamu kaynağını bir alacak şeklinde gösterme. Bütün dünyada bankacılık sistemini kurtarmak için devlet bir maliyete giriyor. Bugün ABD'de, Almanya'da olduğu gibi. O aslında bütün toplumun sırtlanacağı bir maliyettir. Onun ne kadarını geri kazanabilirseniz sizin için kar odur. Devlet şimdi ABD'de bir bankaya fon aktarırken onun aktifleri karşılığında veriyor ya da hisseleri karşılığında veriyor. Sonra onları ne kadar geri kazanırsa maliyet o kadar düşecek. Nihai tahlilde bu krizlerin devlete, kamuya, halka bir maliyeti olacaktır. Türkiye'de bunu bir maliyet olarak göstermeyip bunu TMSF'nin borcu olarak gösterdiler. Uzun yıllar Hazine'nin istatistiklerinde Hazine alacaklı bir borçlu gözüktük. Bu bir aldatmaca, çünkü bu parayı hiçbir şekilde tamamiyle geri ödemek mümkün değil. Bir hırsız geliyor evinizi soyuyor. Polis hırsızı yakalıyor. Elinde çaldıkları yok. Bir şey ifade etmiyor. Geç kalmışsınız. Varlıklar el değiştirmiş. Türkiye'de de bu gecikme bu geç müdahale TMSF'nin geç kurulması arada geçen o kayıp yıllar oldu. Finans çok uçucudur. Parayı kaybetmek kolaydır. Onun ancak bir kısmını geri kazanabiliyorsunuz. 18 milyar dolar tahsilat yaptık. Bu 18 milyar doların yasalar olmamış olsaydı, etkin çalışmasaydık bunun yüzde 20'sini ancak toplayabilirdik. En son Hazine'nin bizden sildiği 90 milyar katrilyon eski para ile TL'dir. Yani 65-70 milyar dolar. Bu biraz yüksek faizle şişirilmiş bir rakam, ama nereden bakarsanız 50-60 milyar dolarlık bir maliyeti Türkiye'ye oldu. Bunun bedelini Türk Halkı olarak birlikte ödedik." AA
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/krizlerin-maliyeti-50-60-milyar-dolardir/255649