Yazdır

ABD'deki ara seçimler sonrası ticaret savaşları kızışacak

Tarih: 18 Ekim 2026 - 12:30

ABD’de kasım ayındaki ara seçimlerin ardından ticaret savaşlarının sertleşmesi beklenirken, gümrük tarifelerinin küresel ticaret üzerindeki baskısının artacağı öngörülüyor.

Küresel ticarette korumacı politikalar ve gümrük tarifelerine ilişkin belirsizlikler sürerken ABD'de kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ticaret politikalarında daha sert adımlar atabileceği ve ticaret savaşlarının yoğunlaşabileceği tahmin ediliyor.

Allianz Trade tarafından yayımlanan "Ekonomik Görünüm 2026-2028" başlıklı rapordan derlenilen bilgilere göre, küresel ticaret, jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki aksaklıklar ve korumacı ticaret politikalarının etkisiyle yeniden şekilleniyor.

Raporda, ABD'nin uyguladığı gümrük tarifeleri ve Çin'deki zayıf iç talep nedeniyle Çinli şirketlerin ihracatlarını Avrupa ve Küresel Güney ülkelerine yönlendirmesinin, küresel tedarik zincirlerinde Çin'in ağırlığını artırdığı ve "Çin şoku 2.0" olarak nitelendirilen bu sürecin Avrupa ekonomileri üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.

Avrupa'nın artan Çin ithalatının yarattığı rekabet baskısı ve ABD'nin gümrük tarifeleri nedeniyle azalan ihracat fırsatlarıyla karşı karşıya kaldığı belirtilen raporda, ABD'nin uyguladığı tarifelerle bağlantılı ihracat kayıplarının 2025'te 74 milyar dolar olduğu, 2026'da ise 42 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.

Ticaret savaşlarının ABD'deki ara seçimlerin ardından yoğunlaşabileceğine işaret edilen raporda, olumsuz senaryolarda ortalama gümrük tarifesi oranının yüzde 21,3'e kadar yükselebileceği tahminine yer verildi.

Raporda, bu kapsamda, Çin'in üretim fazlasına yönelik yeni tarifeler uygulanması, Çin menşeli ürünlerin üçüncü ülkeler üzerinden sevk edilmesine ilişkin yeni soruşturmalar açılması ve Kanada ile ticari gerilimlerin devam etmesi başlıca riskler arasında gösterildi.

Yapay zeka talebinin küresel ticaret büyümesine 4,8 puan katkı sağlaması bekleniyor

Raporda, küresel mal ticaretinin 2025'te hacim bazında yüzde 4,7 büyüdüğü, bu oranın 2026'da yüzde 4'e, 2027 ve 2028'de ise yüzde 2,9'a gerilemesinin beklendiği belirtildi.

Yapay zeka teknolojilerine yönelik artan talebin bu yıl küresel mal ticaretindeki büyümeye 4,8 puan katkı sağlamasının beklendiğine işaret edilen raporda, Avrupa'nın savunma harcamalarının 0,2 puan, geçmiş dönemden devreden ticaret hacmi artışının ise 1,4 puan katkı sunacağı tahmin edildi.

Buna karşılık raporda, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel ticaret büyümesinden 2,1 puan, devam eden ticaret savaşlarının ise 0,4 puan götüreceğinin altı çizildi.

Yapay zeka kaynaklı talebin sağladığı güçlü desteğin küresel ekonomideki ayrışmayı perdelediğine dikkat çekilen raporda, dünya ticaretinde farklı hızlarda ilerleyen iki ayrı görünümün ortaya çıktığı vurgulandı.

Tarifelerin, gelecek yıl küresel ticaret büyümesinden 0,3 puan götürmesi bekleniyor

Raporda, yapay zeka bağlantılı talebin 2027 ve 2028'de de küresel ticaret büyümesinin en büyük destekleyicisi olmaya devam edeceği ancak katkısının 1 puana gerileyeceğinin tahmin edildiği aktarıldı.

ABD'nin uyguladığı tarifelerin mevcut tedarik zincirlerini olumsuz etkilemeye devam etmesi nedeniyle 2027'de küresel ticaret büyümesinden 0,3 puan götürmesi beklendiği ifade edilen raporda, son 12 ayda imzalanan serbest ticaret anlaşmalarının 2027'den itibaren ihracata ölçülebilir katkı sağlamaya başlayacağı, bu anlaşmaların küresel ticaret büyümesine yıllık yaklaşık 0,1 puan destek sunmasının öngörüldüğü belirtildi.

Raporda, söz konusu anlaşmalardan özellikle Avrupa Birliği, Hindistan, Mercosur ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Avustralya'nın yararlanmasının beklendiği bildirildi.

Asya ülkeleri küresel tedarik zincirlerindeki değişimden yararlanıyor

Raporda, küresel tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve yapay zeka teknolojilerine yönelik talebin özellikle Asya-Pasifik ekonomilerinin ihracat performansını desteklediğine dikkat çekildi.

Yapay zeka tedarik zincirlerinde yer alan ülkelerin küresel ticarette öne çıktığı belirtilen raporda, yarı iletkenler ve yapay zeka teknolojilerinde kullanılan diğer girdilere yönelik talebin etkisiyle Güney Kore'nin ihracatının yıllık yüzde 10,5, Tayvan'ın ihracatının ise yüzde 30 arttığı aktarıldı.

Raporda, Meksika, Vietnam ve Malezya'nın küresel tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinden yararlandığına işaret edilerek, gelişmiş ekonomiler arasında ise ABD ve Hollanda'nın öne çıktığı belirtildi.

Çin ekonomisinin gelecek yıl yüzde 4,5 büyümesi bekleniyor

Raporda, Asya-Pasifik ekonomisinin 2026'da yüzde 4,4 büyümesinin beklendiği, bu büyümenin yaklaşık yüzde 25'inin yapay zeka yatırımlarından kaynaklanacağı tahmin edildi.

Tayvan, Güney Kore, Malezya, Tayland ve Singapur'da ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 60'ının, büyük ölçüde ihracat kanalıyla, yapay zeka bağlantılı faaliyetlerle ilişkili olduğu vurgulanan raporda, Çin ekonomisinin ise güçlü ihracat performansının desteğiyle 2026'da yüzde 4,7, 2027'de yüzde 4,5 ve 2028'de yüzde 4,3 büyümesinin beklendiği belirtildi.

"İç talepteki zayıflama ve üretim fazlası Çinli şirketleri dış pazarlarda daha agresif hale getiriyor"

Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, ABD’de ara seçimlerden sonra ticaret savaşlarının sertleşmesinin şaşırtıcı olmayacağını belirterek, "Çünkü Çin’in küresel ekonomideki ağırlığı artık yalnızca Washington’un meselesi değil. Pek çok ülke için üretim kapasitesi, teknoloji altyapısı, enerji dönüşümü ve kritik ham madde güvenliği Çin’le kurulan ilişkiye bağlı hale geldi. ABD’nin tarifeleri, teknoloji sınırlamalarını, yaptırımları ve vergi araçlarını birlikte kullanması bu nedenle tesadüf değil." diye konuştu.

Al, Çin'in hala küresel üretim sisteminin ana merkezlerinden biri olduğunu kaydederek, "Elektronikten bataryaya, güneş panelinden nadir elementlere kadar birçok alanda Çin kapasitesi olmadan dünya ekonomisinin aynı hızda işlemesi zor. İç talepteki zayıflama ve üretim fazlası ise Çinli şirketleri dış pazarlarda daha agresif hale getiriyor. Bu durum, fiyat rekabetini artırırken sanayi politikalarını da daha sert bir zemine taşıyor." ifadelerini kullandı.

"Ticaret artık mal satışı olmaktan çıkıp kaynak, para, teknoloji ve güzergah kontrolüne dönüşüyor"

Prof. Dr. Arzu Al, Avrupa açısından sorunun yalnızca ucuz ürün girişi olmadığını vurgulayarak, Çin’in ölçek avantajı, devlet destekleri, teknoloji yatırımları ve tedarik zincirlerindeki derinliğinin Avrupa sanayisinin hareket alanını daralttığını belirtti.

Mal ticaretindeki yüksek açığın da bu baskının sayısal göstergelerinden biri olduğunu aktaran Al, "Avrupa artık sadece pazarını korumaya değil, üretim kapasitesini elde tutmaya da çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Al, bazı nadir toprak elementlerinin işlenmesinde, güneş paneli tedarik zincirinin belirli aşamalarında ve batarya bileşenlerinde Çin’in payının yüzde 80-90 bandına, kimi başlıklarda yüzde 90’ın üzerine çıktığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Mücadele de bu alanlara kayıyor. Ek gümrük vergileri, menşe soruşturmaları, ihracat kontrolleri, teknoloji ambargoları, kamu alımlarında yerli üretim şartı, kur hamleleri, dolara erişimi sınırlayan yaptırımlar ve enerji arzını etkileyen İran-Venezuela adımları aynı dosyanın parçalarıdır. Grönland ilgisi de Arktik güvenliği, kritik madenler ve yeni geçiş hatları nedeniyle bu çerçeveye oturuyor. Sonuçta ticaret artık mal satışı olmaktan çıkıp kaynak, para, teknoloji ve güzergah kontrolüne dönüşüyor, bedeli herkes için büyüyor."

Çin'in dış ticaret fazlası 1 trilyon dolara yaklaştıÇin'in dış ticaret fazlası 1 trilyon dolara yaklaştı

 

Bakan Bolat: Türkiye-ABD ticareti en geç 2028'de 50 milyar doları yakalayabilirBakan Bolat: Türkiye-ABD ticareti en geç 2028'de 50 milyar doları yakalayabilir

 

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/abddeki-ara-secimler-sonrasi-ticaret-savaslari-kizisacak/1911853