Küresel hisse senedi piyasalarında şirket kârlarının 2027 yılında artmaya devam etmesi beklenirken, büyüme hızındaki sert yavaşlama ve teknoloji sektörüne artan bağımlılık yatırımcılar açısından iki önemli risk olarak öne çıkıyor.
Citi Research'ün 15 Ekim tarihli "Navigating Earnings Risk: Deceleration and Concentration" (Kâr Risklerini Yönetmek: Yavaşlama ve Yoğunlaşma) başlıklı küresel hisse senedi stratejisi raporundan aktarılan değerlendirmelerde, kâr büyümesinin pozitif kalmasına rağmen piyasaların daha zorlu bir döneme girebileceği belirtildi.
KÂR BÜYÜMESİNDE 20 PUANLIK YAVAŞLAMA
Analize göre, küresel şirketlerin hisse başına kârlarında 2026 yılı için öngörülen yüzde 35'lik büyümenin, 2027'de piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 16'ya gerilemesi bekleniyor.
Yaklaşık 20 puanlık yavaşlama, Citi'nin 1980'li yılların ortalarına kadar uzanan tarihsel verilerinde görülen en sert ivme kayıplarından biri olacak.
Banka, yüzde 16'lık kâr büyümesinin tarihsel açıdan hâlâ güçlü bir seviyeye işaret ettiğini ancak büyüme hızındaki düşüşün hisse senedi getirileri üzerinde baskı oluşturabileceğini değerlendirdi.
Kâr büyümesinin seviyesi ile borsa performansı arasındaki tarihsel ilişki yaklaşık yüzde 10'luk bir yükselişe işaret ederken, büyüme hızındaki 20 puanlık yavaşlamayı esas alan hesaplama, piyasaların yatay seyretme ihtimalini gündeme getiriyor.
TARİHSEL VERİLERDEN BORSA YATIRIMCISINA UYARI
Citi'nin geçmiş piyasa hareketleri üzerinde yaptığı incelemeye göre, şirket kârlarının artmaya devam ettiği ancak büyüme hızının gerilediği yıllarda küresel hisse senetleri ortalama yüzde 4 getiri sağladı.
Bu dönemlerde medyan getiri yüzde 10 olurken, pozitif performans kaydedilen yılların oranı yüzde 67 olarak hesaplandı.
Bununla birlikte 2000, 2011, 2018 ve 2022 yıllarında şirket kârlarındaki artışa rağmen küresel hisse senedi piyasalarında yaklaşık yüzde 15'e ulaşan kayıplar yaşandı.
Banka, söz konusu tarihsel örneklerin 2027 yılında kâr büyümesindeki yavaşlamanın piyasa getirilerini sınırlayabilecek bir unsur olduğunu gösterdiğine dikkat çekti.
TEKNOLOJİNİN PAYI YÜZDE 70'E ÇIKACAK
Citi'nin üzerinde durduğu ikinci önemli risk ise küresel şirket kârlarındaki artışın giderek daha az sayıda sektöre bağımlı hale gelmesi oldu.
Teknoloji şirketlerinin 2026 yılında küresel kâr artışının yaklaşık yarısını sağlaması beklenirken, bu katkının 2027'de yüzde 70'e ulaşacağı tahmin ediliyor.
ABD piyasasında ise teknoloji sektörünün toplam kâr artışına katkısının yüzde 80'e yaklaşabileceği öngörülüyor.
Son 30 yıllık dönemde küresel kâr artışına en yüksek katkıyı sağlayan sektörün ortalama payı yaklaşık yüzde 40 düzeyinde bulunuyor.
Citi'ye göre, teknoloji sektörünün katkısının yüzde 70'e ulaşması halinde 2027, pozitif kâr büyümesinin tek bir sektörde en fazla yoğunlaştığı ikinci yıl olarak kayıtlara geçebilir.
TEKNOLOJİ HİSSELERİNDE POZİTİF BEKLENTİ SÜRÜYOR
Teknoloji sektöründeki yoğunlaşmanın artması, Citi'nin bu sektöre ilişkin olumlu değerlendirmesini değiştirmedi.
Bankanın analizinde, kâr büyümesinin belirli sektörlerde yoğunlaşması ile genel borsa performansı arasında güçlü bir tarihsel ilişki bulunmadığı belirtildi.
Buna karşılık, şirket kârlarındaki toplam artışa en yüksek katkıyı sağlayan sektörlerin ilgili dönemlerde piyasa ortalamasının üzerinde performans sergileme eğiliminde olduğu vurgulandı.
Citi, yapay zekâ yatırımlarına ilişkin beklentilerin dalgalanmaya devam edebileceğini kabul etmekle birlikte, küresel teknoloji hisselerindeki ağırlığını yüksek tutma görüşünü korudu.
KRİZDEN BU YANA EN YÜKSEK RİSK GÖSTERGESİ
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur da bankanın piyasalardaki aşırı iyimserliği ölçmek amacıyla kullandığı 18 göstergelik ayı piyasası kontrol listesi oldu.
Değerlemeler, borçluluk, sermaye harcamaları ve halka arz faaliyetleri gibi unsurları izleyen göstergenin 10,5 seviyesine yükseldiği belirtildi.
Bu düzeyin küresel finans krizinden bu yana kaydedilen en yüksek risk seviyesine işaret ettiği aktarıldı.
Citi, özellikle şirket kârlarına yönelik tahminlerde devam eden yukarı yönlü revizyonların yavaşlamasının piyasalar açısından önemli bir uyarı işareti olabileceğini değerlendirdi.
YATIRIM STRATEJİSİNDE KALİTELİ ŞİRKETLER ÖNE ÇIKIYOR
Banka, kâr büyümesinin ivme kaybettiği dönemlerde güçlü bilançolara sahip kaliteli şirketlerin daha iyi performans gösterme eğiliminde olduğunu belirtti.
Tarihsel veriler, bu dönemlerde değer hisselerinin büyüme hisselerine, savunmacı sektörlerin ise ekonomik döngülere daha duyarlı sektörlere kıyasla avantaj sağlayabildiğini ortaya koydu.
Sağlık ve enerji hisseleri geçmiş dönemlerde görece güçlü performans gösteren sektörler arasında yer alırken, Citi savunmacı sektörler içinde özellikle sağlık alanına olumlu yaklaştı.
Banka, risklerin artmasına rağmen küresel hisse senetlerinde 2027 ortalarına kadar sürebilecek yükseliş beklentisini korudu. Ancak olası yükselişin hisse değerlemelerindeki genişlemeden çok şirket kârlarındaki büyümeye dayanmasının beklendiğini vurguladı.
Citi'den Türkiye için cari açık uyarısı: Enerji faturası kabarıyor
TÜSİAD’dan AB’ye “Made in Europe” çağrısı
Commerzbank'tan Türk lirası analizi: Adil değerine ulaştı mı?
Yazdır