İkinci el otomobil satışında kilometre bilgisinin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla başlatılan hukuki süreçte Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar çıktı. Yüksek Mahkeme, alıcının aracın geçmişini sorgulama imkânı bulunduğu gerekçesiyle dolandırıcılık şikâyetinin yeterli araştırma yapılmadan sonuçlandırılmasını hukuka aykırı buldu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 22 Haziran 2026 tarihli kararında, kilometresi düşürüldüğü öne sürülen otomobilin satışına ilişkin delillerin eksiksiz toplanması gerektiğine hükmetti. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin takipsizlik kararına yönelik itirazı reddeden kararı oy birliğiyle bozuldu.
65 BİN KİLOMETREDE SATILDI, ESKİ KAYDI 251 BİN ÇIKTI
Yargıtay kararına konu olay, 29 Eylül 2023 tarihinde gerçekleştirilen ikinci el otomobil satışıyla başladı.
Noter satış sözleşmesinde aracın kilometresi 65 bin 343 olarak kaydedildi. Ancak alıcının daha sonra yaptığı araştırmada, otomobilin 5 Nisan 2023 tarihli kayıtlarda 251 bin 302 kilometrede göründüğü ortaya çıktı.
Satış sözleşmesindeki kilometre ile aracın önceki kaydı arasında yaklaşık 186 bin kilometrelik fark bulunması üzerine alıcı, dolandırıldığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulundu.
SAVCILIKTAN TAKİPSİZLİK KARARI
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan satıcı şirket yetkilisi, alıcının kilometre durumunu bildiğini ve otomobili piyasa değerinin altında satın aldığını savundu.
Şikâyetçi ise aracın piyasa değerinden satın alındığını, satış günü ekspertize götürüldüğünü ancak kilometredeki farklılığın burada da tespit edilemediğini belirtti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aracın plaka veya şasi numarası üzerinden geçmiş kilometre kayıtlarının sorgulanabileceğini değerlendirdi.
Savcılık, alıcının denetim imkânının ortadan kaldırılmadığı ve satıcıya isnat edilen davranışın dolandırıcılık suçunu oluşturacak düzeyde hile sayılamayacağı gerekçesiyle 20 Mart 2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Bu karara yapılan itiraz da Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 8 Mayıs 2024 tarihinde reddedildi.
DOSYA ADALET BAKANLIĞININ TALEBİYLE YARGITAY'A TAŞINDI
Adalet Bakanlığı, soruşturmanın eksik yürütüldüğü gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurdu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan talepte, araç satışına ilişkin kayıtların ve muayene belgelerinin incelenmesi, kilometre değişikliğinin kim tarafından ve hangi aşamada gerçekleştirildiğinin araştırılması gerektiği belirtildi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesi, savcılığın değerlendirmesini yeterli bulmadı.
YARGITAY ARAŞTIRILMASI GEREKEN DELİLLERİ SIRALADI
Yüksek Mahkeme, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi için aracın satış ve tescil geçmişinin, muayene belgelerinin ve ekspertiz işlemlerinin ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Kararda, satış sırasında aracı inceleyen eksperin ve ilgili kişilerin ifadelerine başvurulması, aracın satış tarihindeki piyasa değerinin belirlenmesi ve kilometre düşürme işleminin nasıl gerçekleştirildiğinin teknik bilirkişi raporuyla ortaya konulması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca Yargıtay, şüpheli hakkında benzer eylemler nedeniyle açıldığı belirlenen başka ceza davalarına ait dosyaların da incelenmesini istedi.
"ALICI SORGULAYABİLİRDİ" GEREKÇESİ YETERLİ BULUNMADI
Yargıtay, araç kilometresiyle ilgili gerçeğe aykırı beyanın yalnızca basit bir yalan olarak değerlendirilip dolandırıcılık ihtimalinin araştırılmadan dışlanmasını hatalı buldu.
Kararda, kilometre düşürme işleminin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılamayacağının da teknik incelemeyle belirlenmesi gerektiğine işaret edildi.
Yüksek Mahkeme, gerekli deliller toplandıktan sonra olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
KARAR OY BİRLİĞİYLE BOZULDU
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, eksik soruşturmaya dayanan takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesini kanuna aykırı buldu.
Daire, Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 8 Mayıs 2024 tarihli kararını 22 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle kanun yararına bozdu.
Karar, ikinci el otomobil satışlarında alıcının geçmiş kayıtları kontrol etme imkânının bulunmasının, satıcı hakkındaki dolandırıcılık iddialarının araştırılmasını gereksiz kılmadığını ortaya koydu.
Bununla birlikte Yargıtay, somut olayda dolandırıcılık suçunun kesin olarak işlendiğine hükmetmedi. Suçun unsurlarının bulunup bulunmadığının eksik deliller tamamlandıktan sonra değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Pencereden girdiler, başyapıtları çaldılar! Fransa'da bir müze daha soyuldu
Perakende satışlarda yüzde 10,1'lik artış
Telefon takviminde yeni dolandırıcılık tuzağı! Tek tıkla şifreniz çalınabilir
Yazdır