Fransa’da artan kamu borcunun ardından Avrupa piyasalarında bu kez İtalya’nın mali durumu tartışılmaya başlandı. Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin savunma ve enerji alanlarına yönelik 28 milyar euroluk ek borçlanma planı, bütçe hedeflerinde değişikliğe yol açarken yatırımcıların da dikkatini yeniden İtalya’ya çevirdi.
Yükselen faizler, bütçe açıkları ve yaklaşan seçimlerin oluşturduğu belirsizlik, ülkenin borç yükünün sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
İTALYA’NIN BORÇ ORANI YÜZDE 137’YE ÇIKABİLİR
Yeni mali plan kapsamında İtalya’nın bütçe açığı hedefleri yukarı yönlü revize edildi. Buna göre 2027 yılı için bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının yüzde 3,4, 2028’de ise yüzde 3,2 olması öngörülüyor.
Goldman Sachs Kıdemli Avrupa Ekonomisti Filippo Taddei, söz konusu değişikliklerin beklentilerin üzerinde bir revizyon olduğuna dikkat çekti. Taddei’ye göre yüksek faiz oranları ve genişleyen bütçe açıkları, İtalya’nın borç/GSYİH oranını 2028 yılına kadar yüzde 137 seviyesine taşıyabilir.
Bu tahminin gerçekleşmesi halinde İtalya, Avrupa’da borç oranı en yüksek ülkelerden biri olarak öne çıkacak.
SEÇİM SÜRECİ MALİ DİSİPLİNİ ZORLAYABİLİR
İtalya’nın borç görünümüne ilişkin endişelerde yaklaşan genel seçimler de etkili oluyor. En geç Aralık 2027’de yapılması beklenen seçimler öncesinde hem sağ hem de sol siyasi blokların harcama ağırlıklı vaatlerle koalisyon arayışına girmesi bekleniyor.
Bu durum, kamu harcamalarının kontrol altına alınmasını ve bütçe dengesinin iyileştirilmesini zorlaştırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.
İtalyan devlet tahvillerinin, özellikle 10 yıllık vadeli tahvillerin getirilerinin yüksek seyretmesi de borçlanma maliyetleri üzerindeki baskıyı artırıyor. UBS Yatırım Bankası yetkililerinin İtalyan devlet tahvillerinde kısa pozisyon alması, ülkenin Avrupa borç piyasalarında kırılgan bir noktaya gelebileceği yönündeki beklentileri gündeme taşıyor.
PIMCO’YA GÖRE İTALYA’NIN FRANSA’YA KARŞI AVANTAJLARI VAR
Piyasalardaki değerlendirmeler ise tamamen olumsuz bir tabloya işaret etmiyor. PIMCO Portföy Yöneticisi Konstantin Veit, İtalya’nın Fransa’ya kıyasla bazı önemli avantajlara sahip olduğunu savunuyor.
Veit’e göre Fransız devlet tahvillerinin önemli bölümünün yabancı yatırımcıların elinde bulunması, olumsuz gelişmeler karşısında piyasayı daha kırılgan hale getirebiliyor. İtalyan tahvillerinin ağırlıklı olarak yerli yatırımcılar tarafından tutulması ise piyasa istikrarını destekleyen bir unsur olarak değerlendiriliyor.
İtalya’nın daha güçlü bir birincil bütçe dengesine sahip olması, siyasi yapısının daha net görülmesi ve geçmişte zor mali kararları uygulayabilmiş olması da ülkenin avantajları arasında sıralanıyor.
Böylece Avrupa’da kamu borcuna ilişkin tartışmalar sürerken İtalya’nın önünde hem artan borçlanma maliyetleri ve seçim belirsizliği hem de Fransa’ya kıyasla daha dayanıklı olabileceğine yönelik değerlendirmeler bulunuyor.
Fransa’da borç alarmı: Avrupa’yı yeni bir kriz mi bekliyor?
Fransa'da akaryakıt alarmı! TotalEnergies çalışanları greve gitti
Fransa'da kaos! Lise eylemlerinde 5 bin çocuk gözaltında, muhalefet tepkili
Türkiye-İtalya ticaretinde 40 milyar dolarlık yeni hedef
Türkiye ile İtalya arasında yılın ilk 8 ayındaki ticaret hacmi 19 milyar doları aştı
İtalya'da 14.5 milyon araca vergi kalkıyor: Meloni'den seçim yatırımı
Yazdır