Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz." dedi.
Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katıldı.
Erdoğan, 1 Ekim Perşembe günü itibarıyla başlayan yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek, AK Parti Grubu ile Cumhur İttifakı ortaklarına yeni yasama yılında üstün başarılar temenni etti.
Meclis'e, siyasi partilere, hiçbir ayrım yapmadan tüm milletvekillerine başarı dileklerini ileten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Meclis Genel Kurulu hitabımda altını çizdiğim bir hususu bugün tekrar hatırlatmak isterim. Gazi Meclis'imiz tatile, siyasi tarihimizde görülmemiş bir mutabakat örneği sergileyerek girmişti. Çerçeve Yasa'ya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var. Umarız, mutabakat içinde rekabet teklifimiz karşılık bulur ve Türk siyaseti yeni yasama yılında yeni bir siyaset tarzının mümkün olduğunu gösterir."
"Sağduyuyu, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız"
İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığının da çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Çabalarımıza, muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, milletin hayrına olacak hiçbir meselede uzlaşmadan, diyalogdan, mutabakat arayışından kaçınmadık, bundan sonra da kaçınmayız. Dün, Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin siyasi partilere yaptığı 'hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret' çağrısını, bizi onore eden açıklamalarıyla birlikte bu bakımdan son derece anlamlı buluyorum. Kendisine şahsımızla ilgili açıklamaları için de ayrıca teşekkür ediyorum.
Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyor, en azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum. Bu anlayışla, diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak, komisyonlarda, Genel Kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak, yine sağduyuyu, aklıselimi, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız. Fakat bu iyi niyetli yaklaşımımıza karşılık görmezsek, şikayet mercimiz her zaman olduğu gibi yine engin basiret ve ferasetiyle milletimiz olacaktır."
"Geceyi gündüze ekleyerek millete ve memlekete hizmetten el çekmeyeceğiz"
AK Kadrolar olarak millete aşkla, tutkuyla, samimiyetle hizmet ettikleri için mutlu ve gururlu olduklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Merhum Namık Kemal, ne diyor: 'Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvet mend olan mazluma el çekmez ianetten.' Yani? Kendini bilen, insan bilenler halka hizmetten usanmaz, mert olanlar mazluma yardımdan el çekmez. İnşallah Rabb'im ömür verdikçe bizler de bıkmadan, usanmadan, geceyi gündüze ekleyerek millete ve memlekete hizmetten el çekmeyeceğiz. Grubumuzdaki tüm milletvekillerimizin yani sizleri de gerek Meclis çatısı altında gerekse il ve ilçelerimizde gece gündüz demeden Türkiye'ye yaptığınız hizmetler dolayısıyla ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Bu vesileyle yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği görevini yaklaşık 3,5 yıldır büyük bir fedakarlıkla yürüten dava arkadaşım Bekir Bozdağ kardeşime en kalbi şükranlarımı sunuyorum, Başkanvekilliği vazifesini devralacak Tokat Milletvekilimiz Yusuf Beyazıt kardeşimize de Cenabıallah'tan başarılar diliyorum. Yeni yasama yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde yoğun bir çalışma takvimi bulunuyor. Cumhur İttifakı ortağımızla istişare ve işbirliği içinde çalışarak, inşallah önümüzdeki 10 aydan en verimli şekilde istifade edeceğiz."
"2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz"
Gündemle ilgili değerlendirmelerine geçmeden evvel ekonomiye dair bazı güncel verileri paylaşmakta fayda gördüğünü söyleyen Erdoğan, 3 Ekim'de Türkiye İhracatçılar Meclisinin eylül ayına ait dış ticaret rakamlarının açıklandığını anımsattı.
Eylül ayında ihracatın bir önceki yılın ayına göre yüzde 15,4 artarak 26 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Erdoğan, "9 aylık ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara, 12 aylık ihracatımız 283,7 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatının toplamı ise 410 milyar dolara yaklaştı. Çevremizdeki çatışmalara ve küresel ekonomideki durgunluğa rağmen bu rakamlarla bir kez daha tüm zamanların rekorunu kırdık. 2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Büyük bir aksilik olmazsa inşallah, 2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz. İhracat rakamlarımız hayırlı olsun diyor, bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.
Fon soruşturmasında gerekli adımlar atılıyor
Konuşmasında fon piyasasındaki gelişmelere değinen Erdoğan, şunları söyledi:
"Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan soruna da vaziyet ediyor, büyük bir kararlılık içinde gerekli adımları peyderpey atıyoruz.
Ekonomi yönetimimiz konuyu takip ediyor, tedbirleri alıyor, finans piyasalarının bu krizden daha güçlü çıkabilmesi için ihtiyaç duyulan adımları atıyor.
Devlet Denetleme Kurulu inceliyor
Devlet Denetleme Kurulumuz bu meseleyi tüm boyutlarıyla inceliyor. En küçük ihmale, hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız.
Fon Koordinasyon Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak, sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir.
Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulumuzun birincil gündemi, bu meselenin çözülmesini sağlamaktır.
"Felaket tüccarları kaybedecek"
Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek, ülkemiz ve milletimiz katbekat fazlasını kazanacaktır.
Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak, küçük yatırımcının birikiminden beslenen parazitlerden arınacak, finans piyasamız yoluna devam edecektir.
Milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir.
Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir.
Meselenin yatırımcılar boyutunu takip ediyoruz. Kamuya yük getirmeden, vatandaşımızın birikiminin ödenmesi için süreçleri işletiyoruz."
Fatma Betül Sayan Kaya ifadeye çağrıldı
Cemil Tugay AK Parti rozetini taktı
Yazdır