Yazdır

Türkiye’nin de dahil olduğu araştırma: Ev masrafı bütçeleri eritiyor

Tarih: 06 Ekim 2026 - 15:12

Habitat for Humanity’nin 22 ülkede 30 bin 758 kişiyle yaptığı araştırma, konut maliyetlerinin bütçeleri zorladığını ortaya koydu. Türkiye’nin de dahil olduğu çalışmada yüzde 75 harcama kıstı.

Dünyanın farklı bölgelerinde artan konut maliyetleri, hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırırken, yeni bir araştırma barınmanın yalnızca kira, konut kredisi veya ev fiyatlarından ibaret olmadığını ortaya koydu. Habitat for Humanity International tarafından hazırlanan çalışma, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 22 ülkede 30 bin 758 kişinin görüşleriyle gerçekleştirildi. Araştırma 10 Nisan-30 Haziran tarihleri arasında yapıldı.

Çalışmada, insanların barınma giderlerini karşılayabilmek için hangi harcamalarından vazgeçmek zorunda kaldığı da ele alındı. Türkiye araştırmaya dahil edilmesine rağmen kamuoyuyla paylaşılan temel oranların büyük bölümünün 22 ülkenin toplam sonuçlarını yansıttığı belirtildi.

Her dört kişiden üçü başka bir harcamayı kıstı

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, konut giderlerinin hane bütçesindeki diğer kalemleri doğrudan daraltması oldu. Katılımcıların yüzde 75'i, son bir yılda barınma masraflarını karşılayabilmek amacıyla en az bir başka harcamasını azalttığını ifade etti.

Bu baskı düşük gelir grubunda daha belirgin hale geldi. Söz konusu grupta oran yüzde 85'e yükselirken, güvencesiz veya kayıt dışı barınma koşullarında yaşayanlarda yüzde 89'a ulaştı. Z ve Y kuşaklarında ise katılımcıların yüzde 81'i en az bir harcamadan kısmak zorunda kaldığını belirtti.

Konut masrafını karşılamak için gıda harcamaları azaltılıyor

Barınma giderlerinin oluşturduğu baskı temel ihtiyaçlara kadar uzandı. Araştırmaya katılanların yüzde 33'ü, konut masraflarını karşılayabilmek için gıda ve market alışverişlerini azalttığını söyledi.

Bu sonuç, konut maliyetlerindeki yükselişin yalnızca gayrimenkul piyasasını etkilemediğini gösterdi. Kira veya konut ödemelerindeki artış karşısında haneler, bütçelerinde daha kolay azaltabilecekleri kalemlere yönelirken, her üç kişiden birinin gıda harcamalarını kısmak zorunda kalması barınma baskısının temel yaşam giderlerine kadar ulaştığına işaret etti.

Birikimler konut giderlerine aktarılıyor

Hane bütçesinin yetersiz kaldığı durumlarda tasarruflar da devreye giriyor. Katılımcıların yüzde 32'si, konut masraflarını karşılamak için birikimlerini veya acil durumlarda kullanmak üzere ayırdıkları parayı harcadığını belirtti.

Bu durum, yalnızca mevcut bütçeyi değil, beklenmedik harcamalar karşısında gelecekteki mali dayanıklılığı da zayıflatabilecek bir tablo ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 31'i ise barınma maliyetlerini karşılayabilmek amacıyla daha fazla çalıştığını veya ek iş yaptığını ifade etti.

Sağlık harcamaları da erteleniyor

Konut giderlerinin yarattığı baskı sağlık alanında da kendini gösterdi. Araştırmada her 100 kişiden 13'ü, barınma masraflarını karşılayabilmek için sağlık hizmetini ertelediğini veya sağlık harcamalarından kaçındığını söyledi.

Mevcut konutun sağlık üzerindeki etkisine ilişkin endişe ise kiracılarda daha yüksek çıktı. Kiracıların yüzde 28'i yaşadığı konut koşullarının sağlığını olumsuz etkileyebileceğini düşünürken, bu oran ev sahiplerinde yüzde 19 olarak ölçüldü.

Buna karşın katılımcıların yüzde 89'u güvenli ve istikrarlı bir konutun ruh sağlığı açısından önemli olduğunu düşünüyor.

Konut sorunu önemli bir stres kaynağı haline geldi

Barınma maliyetlerinin etkisi yalnızca bütçeyle sınırlı kalmadı. Araştırmaya katılanların yüzde 35'i mevcut konut durumunun hayatındaki en önemli stres kaynaklarından biri olduğunu belirtti.

Güvencesiz barınma koşullarında yaşayanlarda bu oran yüzde 64'e kadar yükselirken, Z ve Y kuşaklarında yüzde 39 seviyesine çıktı. Bulgular, konut maliyetlerinin kira veya kredi ödemelerinin ötesine geçerek çalışma hayatından ruh sağlığına kadar uzanan daha geniş bir yük oluşturduğunu ortaya koydu.

Yüksek konut giderleri aile planlarını erteliyor

Konut maliyetlerinin etkilediği alanlardan biri de aile kurma kararı oldu. Katılımcıların yüzde 56'sı, barınma giderlerinin aile kurmayı düşünmeyi zorlaştırdığını ifade etti.

Genç kuşaklarda bu baskı daha da belirginleşti. Z ve Y kuşaklarında söz konusu oran yüzde 62'ye çıkarken, daha ileri yaş gruplarında yüzde 46 olarak kaydedildi. Bu sonuçlar, uygun fiyatlı konuta erişimin yalnızca bugünkü yaşam koşullarını değil, evlilik ve çocuk sahibi olma gibi uzun vadeli kararları da etkileyebildiğini gösterdi.

Çocuklara sunulan imkanlar da daralıyor

Yükselen konut maliyetlerinin aileler üzerindeki etkisi çocuklara yönelik imkanlara da yansıdı. Araştırmaya katılan ebeveyn ve velilerin yüzde 58'i, yüksek barınma giderlerinin çocuklarına sağlayabilecekleri fırsatları sınırlandırmasından endişe duyduğunu belirtti.

Bu kaygı kiracılarda daha yüksek seviyede görüldü. Çocuğu bulunan kiracıların yüzde 68'i konut maliyetlerinin çocukları için yaratabilecekleri imkanları azalttığını söylerken, ev sahiplerinde bu oran yüzde 54 oldu. Böylece yüksek barınma giderlerinin eğitimden sosyal faaliyetlere kadar farklı harcama alanları üzerinde baskı oluşturduğu görüldü.

Tek bir beklenmedik masraf evde kalmayı riske atıyor

Araştırma, hanelerin mali güvenlik payının da oldukça sınırlı olduğunu gösterdi. Katılımcıların yüzde 48'i, beklenmedik tek bir mali sorun yaşanmasının mevcut evlerinde kalma imkanlarını tehlikeye atabileceğini söyledi.

Daha ucuz bir konuta yönelmek de her zaman güvenli bir seçenek olarak görülmüyor. Katılımcıların yüzde 40'ı, daha güvenli konutları karşılayamadıkları için belirli ölçüde güvenlik riskini kabul etmek zorunda kaldığını ifade etti. Bu durum, konut maliyetleri ile güvenlik arasında doğrudan bir tercih baskısı oluştuğunu ortaya koydu.

Ev sahibi olma beklentisi bazı ülkelerde zayıflıyor

Araştırmada henüz ev sahibi olmayanların geleceğe dair beklentileri de dikkat çekti. Küresel ölçekte ev sahibi olmayanların yüzde 23'ü, yaşamları boyunca bir eve sahip olamayacağını düşündüğünü belirtti.

Bu oran Kanada'da yüzde 56'ya kadar yükselirken, ABD'de yüzde 42 olarak kaydedildi. Araştırma, ev sahipliğinin herkes açısından tek güvence modeli olmadığını belirtirken, çok sayıda kişinin konut sahibi olmayı uzun vadeli mali güvenlikle ilişkilendirmeyi sürdürdüğüne dikkat çekti.

İklim riski konut maliyetlerine yeni bir yük ekliyor

Barınma konusunda giderek öne çıkan başlıklardan biri de aşırı hava olayları oldu. Katılımcıların yüzde 30'u, önümüzdeki üç yıl içinde aşırı sıcak veya soğuk, sel ve benzeri hava olaylarının yaşadıkları bölgede hayatı daha zor hale getireceğini düşünüyor.

Katılımcıların yüzde 18'i ise mevcut evlerinin bu tür risklere karşı yeterli koruma sağlamadığını belirtti. Araştırmada ayrıca bazı hanelerin, yükselen konut giderleri nedeniyle evlerini iklim risklerine karşı güçlendirmek için gerekli bakım, onarım ve iyileştirmeleri ertelemek zorunda kaldığı ifade edildi.

Araştırmanın sonuçları, konut maliyetlerinin yalnızca kira ya da kredi ödemesiyle sınırlı olmadığını; gıda, sağlık, tasarruf, çalışma düzeni, ruh sağlığı, aile planlaması ve güvenlik gibi yaşamın birçok alanına yayılan kapsamlı bir ekonomik ve sosyal baskı oluşturduğunu ortaya koydu.

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/turkiyenin-de-dahil-oldugu-arastirma-ev-masrafi-butceleri-eritiyor/1910609