İspanyol bankacılık grubu BBVA’nın araştırma birimi BBVA Research, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme ve enflasyon beklentilerini değiştirmedi. Kurum, büyüme tahminini yüzde 3, yıl sonu enflasyon öngörüsünü ise yüzde 30 seviyesinde tuttu.
BBVA Research tarafından 29 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan Türkiye Ekonomik Görünüm raporunda, küresel finansal koşullardaki sıkılaşma ve devam eden enflasyonist baskıların temkinli bir politika bileşimini gerekli kıldığı belirtildi.
Raporda, para politikasının tarihsel açıdan yüksek seviyelerde bulunan reel faizler ve devam eden makro ihtiyati uygulamalarla sıkı tutulmasının beklendiği ifade edildi. Maliye politikası ile kredi mekanizmalarından sağlanacak desteğin ise daha seçici bir yapıda olması öngörüldü.
BBVA Research, ekonomik aktivitenin kısa vadede ılımlı görünümünü sürdüreceğini ve üretimin potansiyelin altında seyretmeye devam edeceğini değerlendirdi. Kurum, 2026 yılı büyüme tahminine ilişkin risklerin sınırlı ölçüde aşağı yönlü olduğunu belirtti. Ekonomik büyümenin 2027 yılında ise yüzde 3,5 ila yüzde 4 aralığına yükselmesi bekleniyor.
Enflasyon tarafında risklerin hafif yukarı yönlü olduğuna dikkat çeken BBVA Research, yüksek enflasyon ataleti, enerji fiyatlarındaki artış ve henüz tam anlamıyla çıpalanmamış beklentilerin reel faizlerin daha uzun süre yüksek tutulmasını gerektirebileceğini bildirdi.
Raporda, dolarizasyon kaynaklı baskıların şimdilik sınırlı kaldığı ve güçlü rezerv tamponlarının muhtemel şoklara karşı ekonominin dayanıklılığını artırarak finansal istikrarın korunmasında önemli bir işlev üstlendiği vurgulandı. Kurum, dolar/TL kurunda aylık yüzde 1,5-2 oranında nominal değer kaybı beklentisini de korudu. Bu görünümün kısa vadede en az yüzde 4-5 düzeyinde gerçekleşen reel faiz gerektirdiği ifade edildi.
BBVA Research ayrıca mali ve yarı mali desteklerin sosyal transferler, sübvansiyonlu kredi programları ve gelir politikaları aracılığıyla daha hedefli şekilde uygulanmasını bekliyor.
Kurumun değerlendirmesine göre, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi dış denge üzerinde baskı yaratırken, güçlü turizm performansı ve ihracat bu olumsuz etkiyi kısmen sınırlandırıyor. Buna karşılık iç talepteki zayıflamanın da ekonomideki dengelenme sürecine katkı sağladığı belirtildi.
HSBC’den yeni TCMB raporu: Faizler ne kadar ve ne zaman düşecek?
Ekonomide kritik viraj: Enflasyon, bütçe ve faiz kararı aynı ayda
Yazdır