Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) 27. İş Dünyası Zirvesi’nde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, küresel piyasaların istikrarının bölgesel savaşların seyrine bağlı olduğunu belirtti.
Yüksek finansman maliyetleri ve Türk lirasının reel olarak değer kazandığı mevcut ortamın sanayi açısından önemli bir dezavantaj oluşturduğuna dikkat çeken Koç, “Fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesi ve finansman maliyetlerinin iyileşmesi, rekabet gücümüz açısından büyük önem taşıyor.” dedi.
Küresel ekonomiye yönelik risklere de değinen Koç; jeopolitik krizler, ABD-Çin teknoloji rekabeti, Avrupa’nın rekabetçilik sorunları ve iklim değişikliğinin giderek daha belirleyici hale geldiğini söyledi.
İsrail ile İran arasındaki gerilimin ABD’nin de dahil olmasıyla bölgesel bir savaşa dönüşmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin aksamasının küresel piyasaların istikrarı açısından önemli riskler oluşturduğunu ifade eden Koç, jeopolitik gelişmelerin Doğu-Batı eksenindeki alternatif ticaret ve ulaştırma koridorlarının güçlendirilmesine yönelik arayışları da hızlandırdığını belirtti.
ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin İsrail’e yönelik desteğinin bölgedeki insani krizi derinleştirdiğini ve Avrupa’nın uluslararası alandaki ahlaki inandırıcılığı açısından sorun oluşturduğunu söyleyen Koç, jeopolitik gelişmelerin küresel ticaret dengeleri üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Yapay zekâ mesajı
ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinin merkezinde yapay zekânın bulunduğunu belirten Koç, ABD’nin ileri teknoloji çiplerinin Çin’e ihracatını kısıtladığını, Çin’in ise nadir toprak elementlerindeki hakimiyetini stratejik bir kaldıraç olarak kullandığını ifade etti.
Yapay zekâ altyapısı için gereken büyük veri merkezleri ve gelişmiş çiplerin enerji, su ve finansal kaynaklara erişimi daha kritik hale getirdiğini vurgulayan Koç, Avrupa’nın kritik teknolojilerde ABD ve Çin’in gerisinde kaldığını söyledi.
Mario Draghi’nin raporunda da Avrupa’nın verimlilik ve rekabetçilik sorunlarına dikkat çekildiğini hatırlatan Koç, Avrupa Birliği’nin çip, bulut altyapısı, temiz enerji, otomotiv ve savunma sanayisinde dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik korumacı politikalar uygulamaya başladığını belirtti.
Orman yangınları, seller ve kuraklık gibi yıkıcı iklim olaylarının artmasıyla iklim değişikliğinin yalnızca çevre politikalarının konusu olmaktan çıktığını ifade eden Koç, bunun şirketler açısından doğrudan bir iş ve kaynak yönetimi riski haline geldiğini söyledi.
Koç, yaşanan gelişmelerin enerji, su ve diğer kaynaklara erişimin yanı sıra şirketlerin iş süreçleri açısından da dikkate alınması gereken önemli bir risk oluşturduğunu dile getirdi.
Ömer Koç, dünya yatçılık tarihinin en ikonik teknesiyle denize açıldı
Ömer Koç: Devletin vergi gelirlerinde payımız %8
Ömer Koç’ta pandemi değişikliği
Ömer Koç tatile Bodrum'da başladı
Yazdır