İngiltere hükümeti, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilecek kriz ve güvenlik tehditlerine karşı vatandaşlara hazırlıklı olma çağrısında bulundu. Halktan konserve gıda ve içme suyu gibi temel ihtiyaçları stoklaması, toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi ve olası bir savaş senaryosuna yönelik hazırlık yapılması istendi.
Hükümet ayrıca kamuoyunda "savaş kitabı" olarak bilinen ve uzun süredir güncellenmeyen acil durum planını yeniden ele almaya başladı.
İngiliz ordusundan dikkat çeken uyarı
İngiltere Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sir Richard Knighton, Rusya kaynaklı tehditlere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Knighton, silahlı kuvvetlerdeki 35 yıllık kariyeri boyunca ülkenin karşı karşıya olduğu mevcut dönemi "en tehlikeli" süreç olarak nitelendirdi.
Ancak İngiltere açısından tehdit yalnızca geleneksel bir savaş ihtimaliyle sınırlı görülmüyor. Tarihçi Margaret MacMillan, Rus tanklarının Londra'ya ulaşmasının düşük bir ihtimal olduğunu belirtirken, asıl riskler arasında deniz altındaki iletişim kablolarının hedef alınması ve kritik altyapılara yönelik siber saldırıları gösterdi.
MacMillan, asimetrik ve siber savaş ihtimalinin giderek arttığına dikkati çekti.
İngiliz toplumu savaşa ne kadar hazır
İngiltere'nin kendi topraklarında yaklaşık 80 yıldır savaş yaşamamış olması, toplumun olası bir çatışmaya psikolojik olarak ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu da gündeme getiriyor.
MacMillan, uzun yıllar boyunca barışın olağan ve kalıcı bir durum olarak algılandığını belirterek, toplumun psikolojik açıdan savaşa hazır olmadığını ancak tehditlerin geçmişe kıyasla daha yakın olduğunun anlaşılmaya başlandığını ifade etti.
Emekli İngiliz General Sir Richard Shirreff de mevcut tabloyu Birinci Dünya Savaşı öncesindeki döneme benzetti. Shirreff'e göre 1914 öncesinde de savaş ihtimali sıkça konuşuluyor ancak gerçek bir çatışmanın yaşanacağı düşünülmüyordu.
Avrupa'da savunma politikaları değişiyor
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa toplumlarında savaşa yönelik yaklaşım büyük ölçüde değişirken, Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında kıtadaki birçok ülke askeri hazırlıklarını azalttı.
Florida Üniversitesi stratejik çalışmalar profesörü Andrew Michta, özellikle Batı Avrupa'da uzun yıllar boyunca güvenlik tehditlerine ilişkin düşük bir hazırlık seviyesinin oluştuğunu savundu. Michta, İngiltere ve Almanya'nın yalnızca askeri açıdan değil, zihinsel olarak da silahsızlandığını ileri sürdü.
Rusya ile Avrupa arasındaki enerji ilişkileri de bu dönemin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle Almanya'nın Rus enerjisine olan bağımlılığı, Moskova'ya yönelik politikanın bir parçası olarak ele alınıyor.
Ukrayna savaşı dönüm noktası oldu
Emekli General Shirreff'e göre Rusya'nın 2014'te Ukrayna'ya yönelik müdahalesi, Avrupa güvenliği açısından önemli bir kırılma noktası oluşturdu.
Shirreff, Rusya'nın NATO ile mücadelesini geleneksel savaşın ötesinde değerlendirdiğini ve hedef ülkelerin siyasi ve toplumsal bütünlüğünü zayıflatmaya yönelik yöntemlerin de kullanıldığını savundu.
Savunma harcamalarının artırılması yönündeki çağrılar ise yalnızca askeri kapasitenin güçlendirilmesiyle değil, olası çatışmaların caydırılması düşüncesiyle de ilişkilendiriliyor.
Psikolog Jim Orford ise toplumların tehdit algısının oluşmasının hazırlık açısından önemli olduğunu belirterek, İngiltere'de savaş ihtimalinin artık daha fazla konuşulduğuna dikkati çekti.
İsveç ve Finlandiya hazırlıklarını artırdı
Rusya'ya coğrafi olarak daha yakın Avrupa ülkelerinde ise güvenlik hazırlıkları daha kapsamlı biçimde yürütülüyor.
İsveç, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya yönelik saldırısının ardından uzun yıllardır sürdürdüğü tarafsızlık politikasından vazgeçerek NATO'ya katıldı ve savunma hazırlıklarını artırdı. Başbakan Ulf Kristersson, Rusya'nın oluşturduğu tehdidin açık olduğunu ifade etti.
Finlandiya da Rusya ile bin 287 kilometrelik sınırı nedeniyle güvenlik politikalarında kapsamlı hazırlıklar yürütüyor. İkinci Dünya Savaşı'ndaki Kış Savaşı deneyiminin de etkisiyle ülkede zorunlu askerlik uygulanırken, toplumun ulusal savunmaya katılımı yüksek seviyede tutuluyor.
Finlandiya, 2022'de tarafsızlık politikasını terk ederek NATO'ya katılırken savunma harcamalarını da artırdı. Ülkenin 2025'te savunmaya ayırdığı pay gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,5'i olurken, İngiltere'de bu oran yüzde 2,3 olarak kaydedildi.
Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'dan İngiltere'ye ayrılık mesajı
İngiltere ekonomisi beklentilerin üzerinde büyüdü
Yazdır