Yazdır

Hürmüz krizi Türkiye’yi öne çıkardı: Avrupa’ya yeni ticaret rotası

Tarih: 15 Eylül 2026 - 08:53

Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik krizi deniz taşımacılığını pahalılaştırırken Türkiye’yi öne çıkarıyor. Pakistan ve Katar, Avrupa’ya ulaşımda Türkiye üzerinden alternatif kara ve demir yolu rotalarını değerlendiriyor.

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan güvenlik sorunları, yalnızca petrol ve LNG taşımacılığını değil, Asya ile Körfez ülkeleri arasındaki ticaret akışını da yeniden şekillendiriyor. Deniz taşımacılığında maliyetlerin yükselmesi, Türkiye'yi Avrupa'ya uzanan alternatif kara ve demir yolu güzergâhlarında yeniden önemli bir konuma taşıyor.

Pakistan ile Katar arasında gerçekleştirilen son temaslarda, Orta Doğu ve Orta Asya üzerinden Türkiye'ye, ardından Avrupa pazarlarına ulaşabilecek yeni transit güzergâhlar değerlendirildi. Henüz üzerinde uzlaşılan belirli bir rota bulunmasa da Hürmüz'deki daralma, daha önce maliyet nedeniyle ikinci planda kalan alternatif koridorların önemini artırıyor.

Hürmüz'de gemi trafiği savaş öncesinin çok gerisinde

Hürmüz Boğazı, dünya enerji ve mal ticaretinin en stratejik geçiş noktaları arasında yer alıyor. Ancak bölgedeki çatışmalar ve yükselen güvenlik riskleri, ticari gemilerin boğazdan geçişinde ciddi düşüşe neden oldu.

10 Eylül'de Hürmüz Boğazı'ndan geçen emtia gemilerinin sayısı 7 ile sınırlı kaldı. Savaş öncesinde ise günlük ortalama geçiş sayısı yaklaşık 125 seviyesindeydi. Son dönemde gemi geçişlerinin yeniden tek haneli rakamlara inmesi, Körfez ülkeleri ile Güney Asya arasındaki ticarette sigorta giderleri, navlun ücretleri ve teslimat belirsizliklerini artırıyor.

Hürmüz'deki gelişmeler özellikle Katar ve Pakistan açısından büyük önem taşıyor. Dünyanın önde gelen LNG ihracatçıları arasında bulunan Katar, Pakistan'ın enerji tedarikinde önemli bir yere sahip. Pakistan ise Katar'a et, pirinç, soğan, patates ve çeşitli tarım ürünleri gönderiyor. Dolayısıyla boğazdaki her yeni kesinti, iki ülke arasındaki enerji ve gıda ticaretini aynı anda sekteye uğratabiliyor.

Soğutmalı konteyner maliyeti 8 bin doları geçti

Hürmüz'deki krizin ticaret üzerindeki yansımaları özellikle navlun fiyatlarında belirginleşiyor. Pakistanlı ihracatçılara göre Körfez ülkelerine gönderilen 40 feet'lik soğutmalı bir konteynerin taşıma bedeli geçen yıl 1.000-1.400 dolar civarındayken, bu yıl 8.000-8.500 dolara kadar yükseldi. Böylece bazı ürünlerde nakliye giderleri altı katın üzerinde artış gösterdi.

Özellikle tazeliğini kısa sürede kaybeden meyve ve sebzelerde bu yükselişin etkisi daha fazla hissediliyor. Yaşanan aksaklıklar nedeniyle Pakistan'ın bölgeye mango ihracatının yaklaşık yüzde 50 gerilediği ifade ediliyor.

Üstelik maliyet baskısı yalnızca navlun ücretleriyle sınırlı kalmıyor. Savaş riskine bağlı primler ile kargo sigortalarındaki artış da Körfez üzerinden gerçekleştirilen ticaretin toplam maliyetini yukarı çekiyor. Deniz taşımacılığının pahalılaşması ve teslimat sürelerinin öngörülemez hale gelmesi, ihracatçıların kara ve demir yolu taşımacılığına yönelik alternatifleri daha fazla değerlendirmesine yol açıyor.

Türkiye üzerinden Avrupa'ya yeni güzergâh gündemde

Alternatif rota arayışlarında Türkiye'nin stratejik coğrafi konumu öne çıkıyor. Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan ile Katar Dış Ticaret İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmad bin Mohammad Al Sayed, Hong Kong'da düzenlenen Kuşak ve Yol Zirvesi kapsamında bir araya geldi. Görüşmede bölgesel bağlantıların geliştirilmesine yönelik seçenekler ele alındı.

Taraflar, Pakistan ve Katar'ın Orta Doğu ve Orta Asya üzerinden Türkiye'ye, ardından Avrupa'ya bağlanmasını sağlayabilecek yeni transit ve ticaret alternatiflerini değerlendirdi. Bununla birlikte oluşturulması planlanan koridorun hangi ülkelerden geçeceği, kara yolu veya demir yolunun hangisinin ağırlıklı kullanılacağı ve gerekli yatırım tutarı konusunda henüz ayrıntı paylaşılmadı. Ancak Türkiye'nin Avrupa'ya açılan bir geçiş noktası olarak görüşmelerde açık şekilde gündeme gelmesi dikkat çekti.

Pakistan'ın daha önce Türkiye ile değerlendirdiği İslamabad-Tahran-İstanbul yük treni projesi de bu arayış kapsamında mevcut bir altyapı seçeneği sunuyor. İki ülke temmuz ayında hattın yeniden faaliyete geçirilmesi ve kalıcı bir ticaret koridoruna dönüştürülmesi konusunda prensipte anlaşmıştı. Söz konusu hat, Güney Asya'dan İran üzerinden Türkiye'ye, Türkiye'den de Avrupa pazarlarına ulaşabilecek kara bağlantısının önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Hürmüz'deki kriz Türkiye'nin lojistik rolünü güçlendirebilir

Hürmüz Boğazı'ndaki sorunların uzun süre devam etmesi, küresel ticaret şirketlerini yalnızca daha yüksek maliyetli deniz güzergâhlarına değil, farklı taşıma modellerine yönlendirebilir. Bu noktada Türkiye, yalnızca bir son pazar olarak değil, Asya ile Avrupa arasında transit merkez işlevi üstlenebilecek ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.

Orta Asya üzerinden ilerleyen kara ve demir yolu bağlantıları, İran üzerinden Türkiye'ye ulaşan mevcut güzergâhlar ve Türkiye'nin Avrupa ile sahip olduğu güçlü lojistik altyapı birlikte değerlendirildiğinde, alternatif koridorların ticari değeri yükseliyor.

Ancak mevcut temasların henüz planlama aşamasında olduğu belirtiliyor. İşlevsel bir ticaret koridorunun hayata geçirilmesi için sınır geçişleri, gümrük işlemleri, demir yolu kapasitesi, transit maliyetleri ve güvenlik koşulları gibi başlıkların çözülmesi gerekiyor.

Buna karşın Hürmüz Boğazı'ndaki günlük gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelerin oldukça altında seyretmesi ve konteyner taşıma maliyetlerinin katlanması, alternatif güzergâhların yalnızca uzun vadeli projeler olarak değerlendirilmesini güçleştiriyor.

Hürmüz Boğazı'nda tehlikeli geçiş: Süper tanker mayına çarptıHürmüz Boğazı'nda tehlikeli geçiş: Süper tanker mayına çarptı

 

Hürmüz'den geçişte sigorta ve navlun fiyatını artıracak gelişmeHürmüz'den geçişte sigorta ve navlun fiyatını artıracak gelişme

 

Trump'tan Hürmüz Boğazı'nın adı Trump'tan Hürmüz Boğazı'nın adı "Trump Boğazı" olsun teklifi

 

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/hurmuz-krizi-turkiyeyi-one-cikardi-avrupaya-yeni-ticaret-rotasi/1908342