Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin zorunlu olmadıkça altın alımından kaçınılması yönündeki telkinlerine ve hükümetin iç piyasadaki alım baskısını hafifletmek için altın ithalatına uygulanan vergiyi yüzde 15'e çıkarmasına rağmen, halkın altın ve mücevhere olan yönelimi hız kesmedi. En üst düzeyden yapılan çağrılar ve devreye alınan kısıtlayıcı önlemler, talepteki artış eğilimini tersine çevirmeye yetmedi.
Mücevher satışları 21 milyar dolara dayandı
Dünya Altın Konseyi tarafından paylaşılan rakamlara bakıldığında, ülkedeki mücevher satışı yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30’a yakın bir sıçrama kaydetti. Yaşanan bu yükseliş, sektörün genel hacmini 21 milyar dolarlık büyüklüğe taşıdı.
Piyasadaki bu canlanma, önde gelen kuyumculuk şirketlerinin bilançolarına da doğrudan yansıdı. Sektörün en büyük perakendecilerinden biri olan Titan, şubelerindeki alıcı yoğunluğunun belirgin biçimde arttığını ve son çeyrek net kârında yüzde 63 oranında bir büyüme sağlandığını duyurdu.
Altın sadece bir süs eşyası değil, güvenli bir tasarruf aracı
Ortaya çıkan talep patlamasını yorumlayan Titan Genel Müdürü Ajoy Chawla, Hindistan toplumunda altının sadece bir süs eşyası biçiminde değerlendirilmediğini; aynı zamanda varlıkların değerini koruyan sağlam bir tasarruf aracı olarak benimsendiğini belirtti. Bununla birlikte geleneksel dinî bayramlar ve yaz aylarında artan düğün merasimleri de altın alımının rekor seviyelere çıkmasında başlıca etkenler oldu.
Dünya çapındaki altın mücevher talebinin yaklaşık üçte birini tek başına karşılayan Hindistan, küresel pazardaki ağırlığını korumaya devam ediyor.
Altın yatırımcısı ABD enflasyonunu bekliyor
Çin’den Meksika’ya ABD mesajı: İlişkilerimizi üçüncü taraflar etkilememeli
Yazdır
